Home direnişlerZehra Kurtay’ın Süresiz Açlık Grevi Günlüğü

Zehra Kurtay’ın Süresiz Açlık Grevi Günlüğü

by halkinkutuphanesi
0 comments

12 Temmuz 2025

Açlığımızın 10. günü

 

Bugün 12 Temmuz,

12 Temmuz Katliamının yıldönümü… 24 yıl önce bugün önder kadrolarımız katledildi. Buradan, direniş çadırımızdan Niyazi Dayımızı, Komutan İbrahim Abimizi ve Onların nezdinde kahramanca şehit düşen yoldaşlarımızı selamlıyorum.

Devrimciliği tanımaya başladığım yıllarda duymuş olduğum bu katliam, Beni devrimci olmam konusunda bir adım daha atmamı sağlamıştı ve bugün şehitlerimizi direnişimizle selamlıyoruz. Onlardan öğrendiklerimizle halkımızın kavgasında yol almaya devam ediyoruz.

Bugün oldukça heyecanlıyız.

Bugün, direniş çadırımızın olduğu sokakta bir yürüyüş gerçekleştireceğiz. Çadırımızı açtığımız günden bu yana hep yanımızda olan genç arkadaşlarımızın önerisiydi bu… beraber organize ettiğimiz, kolektif bir şekilde örgütlediğimiz bu yürüyüş, bizler için çok önemli.

Tam ortasına yerleştiğimiz mahallemizde olacak çünkü.

Günümüz, yürüyüşümüzü yeniden yeniden gözden geçirdiğimiz, eksiklerimizi tamamladığımız bir şekilde geçti.

Saatimiz yaklaşmaya başladığında da epey bir kalabalık olduğunu farkettik ve olanca coşkumuzla yürüyüşümüzü yaptık.

Güzel, coşkulu ve etkili bir yürüyüş oldu. Sesimizi geniş kesimlere ulaştırdığımızı düşünüyoruz.

Yabancı dostlarımız var artık ve çoğunluğu da yaşlı… eylemden eyleme koşan, ihtiyacı olanın yanında yer alan, haklar ve özgürlükler mücadelesini bırakmayan bir grup bu. Coşkulu ve neşeliler… ilk günden beri hep yanımızdalar. Sevgileri ve şefkatleriyle bize güç ve moral taşıyorlar. Bu grupla ilişkimiz güçlenmeye devam ediyor. Sürekli bir öneri ve yeni kanallarla geliyorlar.

Eylem sonrası uzun zaman yanımızda kaldı bu grup. Onlarla sürecimizi yeniden konuştuk ve tartıştık. Beyinleri öyle dinamik ki… uzaktan gelen sevdiklerimizle de tanıştılar ve geç saate kadar çadırımızın önünü daha da politikleştirdiler.

Bugün bir kez daha anladım ki, biz çok ama çok haklıyız… Mahir’in Ada’sı, Kızıldere’nin Kerpiç Evi dediğimiz bu küçücük çadır, bir umut ışığı oluyor çevremize ve sesimizin ulaştığı her yere.

Yoksul ve yoksun bıraktırılmış bu yığınlar bizden güç alıyorlar, ne yapmaları gerektiğini görüyorlar. Bu en diptekiler içinde geçirdiğimiz 10 gün, bize bu emperyalistlerin yüzünü bir kez daha gösterdi. O kadar çaresiz bıraktırılmış insanın arasında biz, bu haydutlara meydan okuyoruz. Paris’in ortasında kurduğumuz bu çadırla bir adalet savaşı veriyoruz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode