Home armutluYüksel’de Yakılan Direniş Ateşi Armutlu’da Harlanıyor

Yüksel’de Yakılan Direniş Ateşi Armutlu’da Harlanıyor

by halkinkutuphanesi
0 comments
Nuriye ve Semih’e destek olmak için süresiz açlık grevine başlayan TAYAD’lı Mehmet Güvel (Mehmet Amcamız) direnişi başlattığı Hasan Ferit Gedik’in dedesinin evinden direniş için daha uygun olan Tepe Meydan’daki yeni direniş evine taşındı.
İlk taşındığı gün Mehmet amcamızın güneşten etkilenmemesi için oturduğu masayı gölgeleyecek şekilde tahta ve ağaç yapraklarından bir gölgelik yapılmıştı. AKP’nin katil polislerinin “çadır” takıntısı sonucu zırhlı araçlarla gelip direniş alanını yıktılar. Yıkmaya geldiklerinde direniş alanında bulunan Mehmet Amcamız yapılan eylemin meşru olduğunu ve kimseye zarar vermediğini bunu kaldırmak istemenin, direnişin hazımsızlığı olduğunu ifade etti. Mehmet Amcamız sözünü bitirmişti ki polis şefi direniş alanının yıkılması için talimat verdi. Mehmet amcayı korumak için mahalleden Sultan Doğan polislerin önüne geçti ve bunu yapamayacaklarını söyledi. Onun sesini duyan mahalleliler de sokağa indiler ve polis paniğe kapılıp hemen tazyikli suyla saldırmaya başladı. Saldırı karşısında ne 71 yaşındaki Mehmet Amcamız ne 1 aylık açlık grevindeki Deniz alanı terk etmediler. Deniz slogan atmaya başlayınca ağzına biber gazı sıktılar, Mehmet amcanın üstü sırılsıklam oldu. Saldırı başladığı anda Cepheliler de direniş alanına gittiler ve polislere hava fişeklerle karşılık verdiler.
Alelacele yıkılan çadırın yerine masa konuldu, direniş alanı halkla birlikte toplandı, temizlendi. Hemen sonrasında alanda bulunan herkes hep birlikte tencere tava eylemi çağrısı yaptı ve yoğun bir şekilde tencere tava çalındı. Tepe meydan halkın desteğiyle çınladı dakikalarca…
DİRENİŞİN BİÇİMLERİ SINIRSIZDIR, HALKLAŞAN BİR DİRENİŞ KARŞISINDA TEKNOLOJİK ÜSTÜNLÜK HÜKÜMSÜZ KALDI
İkinci gün tekrar kurulan gölgeliğe AKP’nin katil polisleri tekrar tacizde bulunmaya başladılar ve akşama doğru tekrar saldırmak için direniş alanına geldiler. Bu kez yoğun yağmuru fırsat bilerek tekrar direniş alanını yıktılar. Buna karşılık mahalle halkı ve Cepheliler ara sokaklardan sloganlarla, taş, soda şişesi, sandalye vb. Ellerine geçen tüm malzemelerle polislere saldırdılar. Daha sloganın nereden geldiğini bile anlamayan AKP’nin polisi şişeleri taşları kafasının üstünde görüyordu. 5 akreple gelip direniş alanına saldırırken yoksul gecekonduların derme çatma çatılarından bahçelerden Cephelilerin taşları polislerin üzerine yağıyordu. İşleri bittiğinde hızlıca oradan ayrıldılar. Mahalle halkı ve halk cepheliler hemen tekrar alana çıktılar ve “HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ ” marşını söylemeye başladılar. Bunu hazmedemeyen polis bu kez son sürat tekrar mahalleye girdi. Cepheliler tekrar evlerin aralarından çatılardan polise saldırmaya, sloganlar atmaya başladılar. Taşlar bir o sokaktan atılıyor polisler tam o noktaya yöneldiklerinde bu kez başka bir sokaktan atılıyordu. Mahallelerini sokak sokak ev ev tanıyan cepheliler kendi evlerinde mahallelerinde olduklarının bilinciyle, AKP’nin katillerinden korkmuyorlar, silahları ne kadar büyük arabaları ne kadar zırhlı olursa olsun halk çocuklarının karşısında çaresiz olduklarını gösteriyorlardı. Cepheliler fırsat buldukları her an tekrardan meydanda toplanıyor ve “HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ” marşını söylemeye başlıyorlardı.
Bu süreç boyunca meydanda bekleyen, pencerelerden bakan mahalle halkı akreplerin nereden geldiğini nereye gittiğini cephelilere söylüyor, onların gözü kulağı oluyordu. Yağmurdan kaynaklı üstleri sırılsıklam olan cephelilere her evden bir tişört veriliyor, bir bardak su ikram ediliyor ve ” Kendinize dikkat edin denilerek” uğurlanıyordu.
İki buçuk saat boyunca süren çatışmadan sonra cepheliler bu kez kapı kapı halkı dolaşarak saat 21:00’da tencere tava eylemi yapma çağrısı yaptı. Saat 21:00 olduğunda tencere tava eylemi başladıktan sonra ise giderek katılanlar arttı ve büyük bir gürültüye dönüştü, evlerinden çıkıp meydana gelenler oldu. Saat 21:10’a kadar süren eylemde Halk Cepheliler bir evin çatısından halka hitap eden bir konuşma yaptılar ve “Yüksel’de yanan ateşin Armutlu’da sürdüğünü, Direnişin teslim alınamayacağını, biz bitti diyene kadar bitmeyeceğini” vurguladıkları konuşmayı Armutlu Halkı can kulağıyla dinledi.
DİRENİŞ SALDIRILARLA BİTİRİLEMİYOR, HALKIN BAĞRINDA BÜYÜYOR
Üçüncü gün gölgelik malzemesi bitince şemsiyeyle Mehmet Amcamızın rahat etmesini sağlandı. Bu kez de şemsiyeye saldırdılar. Onlar gider gitmez Mehmet Amca tekrar masasını ve şemsiyesini açarak direniş alanına oturdu. Ve direniş kaldığı yerden devam etti. Akşam 21:00’da tencere tava eylemi çağrısı yapılmamasına karşın Armutlu halkı saat 21:00 olduğunda tencere tava çalmaya başladı.
Dördüncü gün İnanç Özkeskin ve Sıla Abalay’ın yemeğinde Mehmet amcamız da bir konuşma yaptı ve daha sonrasında direniş evine geçti. Yemek sırasında Nuriye ve Semih’in hastaneye götürüldüğünü öğrenen Halk Cepheliler bu kez tüm mahalleye dağılıp 21:00’da tencere tava çağrısı yaptılar. Saat 21:00’ı gösterdiğinde Armutlu’nun her sokağında Nuriye ve Semih için tencere tavalar çalınıyor Armutlu tencere tava sesleriyle çınlıyordu.
Mehmet Amcanın direnişi Armutlu Tepe Meydan’da İbrahim Doğan’ın(Pala dayı) evinde devam ediyor. Hemen hergün yapılan tencere tava eylemlerinde Armutlu halkı Mehmet amcayı sarıp sarmalıyor ve ihtiyaçları için seferber oluyor. Mehmet Amcamızın ve destekçisi Deniz’in morali çok yüksek ve herkesi direniş alanına ziyarete bekliyorlar.


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode