8 Mart Dünya Emekçi ve Mücadeledeki Kadınlar Günü nedeniyle 13 Mart Pazar günü, Viyana Alevi Toplumu Kadın Birliği bir etkinlik düzenledi.
Etkinlikte, Alevi kadın dernekleri temsilcileri Ülker Koç ve Güler Kumcu’nun konuşmalarının ardından
Türkiye’den davetli gazeteci Dilek Odabaşı; Türkiye’de kadının toplumsal rolü, kadına
yönelik baskı ve devlet destekli şiddetle ilgili konuşma yaptı.
Programda ayrıca bir dayanışma grubu tarafından Grup Yorum türküleri ve bazı uluslararası marşlar okundu.
Siyasi Tutsaklarla Dayanışma Komitesi ise, özellikle direnişçi kadınları hatırlattı.
2016 yılında Türkiye’de olağanüstü hal ve toplu işten çıkarmalara karşı sessizliği ilk bozan,
Yüksel Caddesi’ndeki oturma eylemiyle Nuriye Gülmen olduğu ve bununla bağlantılı olarak
siyasi tutsak Sibel Balaç’ın mevcut ölüm orucu direnişinin devam ettiği vurgulandı. Direnişi
siyasi tutsaklara ve emekçi halklarına yönelik tüm haksızlıklara ve saldırılara karşı olduğu
bildirildi.
Zeynep Yıldırım’ın şahsında Alevi kadınların mücadelesi de anıldı. Armutlu Cemevi’nin
inşaasında aktif rol oynayan ve inanç kurumuna yönelik saldırılara karşı sonuna kadar
direnen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin eski başkanı saygıyla anıldı.
Ayrıca, 19 Aralık 2000’deki hapishane katliamından sonra “”6 kadın yangında öldü, diri diri
yaktılar”” sözleri bugün hala birçok kişinin kulağında çınlayan ve kısa bir süre önce
kimyasal maddelerin sonuçlarından hayatını kaybeden Birsen Kars da anıldı. Komite
tarafından getirilen 8 Mart pankartıyla, 2020 Adalet İçin Ölüm Orucunda ölümsüzleşen
Grup Yorum solisti Helin Bölek ve Halkın Avukatı Ebru Timtik ile birlikte kadınların
mücadele tarihinin uluslararası öncülerinin resmi vardı.
Bunun dışında 6 ay işkence gördükten sonra ev hapsinde tutulan ve adalet mücadelesini
sürdüren Ayten Öztürk için de özgürlük, ölüm Orucu direnişinde olan devrimci tutsak öğretmen Sibel Balaç’ın taleplerinin kabul edilmesi istendi.
Kadınların yerinin doldurulamayacağı ve kadınların bu sistemin kurbanı değil, 8 Mart’ın da bize öğrettiği gibi, kadının direnen, değiştiren, dönüştüren ve nihai kurtuluşa götürenin ta kendisi olduğu vurgulandı