9
Pasaportumu ve Seyahat özgürlüğümü geri istiyorum talebiyle, bugün (21 Ağustos) Viyana Yabancılar Polisi Pasaport Dairesi önünde, saat 15.00’te çadır açtım. Üzerimizde talebimin yazılı olduğu tişörtle, Anadolu Federasyonu’ndan arkadaşlarımla birlikte yoldan geçenlere bildiri dağıtıp eylemin amacını anlattık.
Yaşlı bir çift bildiriyi okuduktan sonra geri gelip el sıkıştı, ‘İyi şanslar, umarız kazanırsınız’ diyerek ayrıldı. Üniversiteli 2 Türkiyeli gençle tanışıp sohbet ettik, bildiri verdik. Yine Türkiye’den tatil için gelen biri, yan sokaktan Grup Yorum’un şarkılarını duyup geldiğini söyledi, tekrar uğrayacakmış. İlticacı eylemlerinde tanıştığımız Pakistanlı bir arkadaş uğrayıp desteğini belirtti, başka bir gün arkadaşlarını da alarak gelecekmiş.
Bildiri okunurken dikkatle dinleyen civar esnafları gezip tanıştık, eylemin amacını anlattık. Birçok insan şaşırarak dinledi ve başarılar dileyerek ne yapabileceklerini sordu. Yabancılar polisini arayarak ve mail atarak neden pasaport vermediklerini sorabileceklerini söyledik. Saat 18.00’e kadar, Avusturya’da ırkçılık ve hak gasplarına ilişkin kısa sohbetlerle yaklaşık 50 bildiri dağıttık.
Çadırı kaldırmamıza yakın, bir resmi polis gelip kimliğimi istedi. Karşımızdaki üniformalı olmasa şaka yapıyor sanırdık; pasaportu aldığınız için buradayız, pankartı okumadınız mı? Bilgileri gidip arkadaşlarınızdan isteyin dedik. Dünden beri formalitelerden kaynaklı polisle birkaç kez görüşmüştük. Avusturya yasalarına göre, vatandaş olmayanların eylem yapma hakkı yok! Yani aslında vatandaş değilseniz, hele kara kafalıysanız yarım insan sayılıyorsunuz. Ceza-i ehliyeti olmayan birisiniz, kendinizle ilgili de olsa, bir eylemin sorumluluğunu üstlenemezsiniz!..
Sabah saatlerinde telefonla Gazi Halk Meclisi’nden aramışlardı, görüşememiştik. Akşam tekrar aradılar, sıcacık selamlarını aldık. İtalya’dan bir ablamız arayarak, elinden gelen her şeyi yapacağını söyledi. Almanya-Köln’den arayarak desteklerini ilettiler. İsviçre’den arayan bir arkadaşımız, kendisinin de aynı şekilde pasaportun süresini uzatmak için başvurduğunu; ancak 4 aydır yanıt alamadığını anlattı. En temel hak, direnme hakkıdır. Direnme hakkının olmadığı bir yerde hiçbir hakkın güvencesi yoktur deyip direnmenin gerekliliği üzerine konuştuk.
Evet, direnmekten başka yol yok! Hak kazanmak için de, kazanılmış haklarımızı korumak için de direnmeliyiz, direneceğim…
