BUGÜN DİRENENLERİN HABERİNİ YAPMAYANLAR FAŞİZMİN SANSÜRÜNE VE SUÇLARINA ORTAK OLUYORLAR!
170 günü aşkın Türkiye hapishanelerinde adalet için ölüm orucunda direnen öğretmen Sibel Balaç ve halkın onurlu evladı Gökhan Yıldırım’ın direnişine yönelik her yerde ciddi bir sansür var.
Defalarca aynı haberleri, tekrar tekrar veren gazeteler ve televizyon kanalları adil yargılanmak için bedenlerini ölüme yatıranları dile getirmiyorlar.
Basın yani psikolojik savaşın en büyük alanı gazeteler ve televizyonlar, sömürü düzenini yaşatmak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Her türlü ahlaksızlığın, üçkağıtçılığın, pisliğin sıradanlaştığı bir kültürle birlikte medyalar da gerçekleri ve direnişleri sansürleyerek, halkı yanlış yönlendirerek ve gerçekleri göstermeyerek, halka karşı işlenen suçlara da ortak oluyorlar aynı zamanda.
Faşizmin baskıları, hukuksuzluklar, adaletsizlikler ve yasakları hakkında konuşurken ve tartışırken, tüm bunlara karşı ÖLÜM PAHASINA direnenleri anlatmamak faşizmle aynı sansürü uygulamak demektir.
Sibel Balaç ve Gökhan Yıldırım tüm emekçi ve işçiler, gençler ve öğrenciler için ve tüm dünya halkları için gün gün, hücre hücre eriyorlar….
Ülkemizde 600’ü ağır olmak üzere, 1600 den fazla hasta tutsak varken, onların Özgürlüğünü ve tedavi hakkını talep eden bu iki direnişçi, aynı zamanda tüm siyasi tutsaklar ve ezilen halkların taleplerini de dile getiriyorlar.
OHAL sürecindeki KHK’larla ihraçları protesto ettiği için 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Sibel Balaç ve Mahallesinde uyuşturucuya karşı mücadele ettiği için, bir tecavüzcü ve uyuşturucu mafyasının yalan ifadeleriyle 46 yıl hapis cezasına çarptırılan Gökhan Yıldırım, adaletsizliklere karşı seslerini bedenleriyle duyurmaya çalışıyorlar.
Bu sesi bastırmaya çalışmak SUÇTUR!
Bu sesi duymak ama duyurmamak SUÇTUR!
Biz bu suça ortak olmayacağız!
Umut Tv olarak, gerçekleri anlatmak isteyen bir TV olarak yola çıktık.
Bu yoldan vaz geçmiyoruz!
Gerçeğin peşinden gidenler, gerçek ne olursa olsun onu savunmaktan korkmayanlar, insanlığını kayıp etmemiş, insanlık dışı bu düzene karşı olan herkesle,
“18 HAZİRAN’DA SANSÜRÜ AÇLIĞIMIZLA PARÇALAYACAĞIZ!” diyoruz.
Uygulanan bilinçli sansüre karşı bir günlük açlığımızla Sibel ve Gökhan’ın sesini halka taşıyacağız.
Aynı gün, aynı taleple, aynı slogan altında yüzlerce kişiyle birlikte biz de Açlık Grevinde olacağız!
Gökhan ve Sibel’in sesini duyan herkese çağrımızdır; Bu sesi duymakla kalmayalım, bu sesi her yerde duyuralım!
Bunun İçin Diyoruz Ki,
“İçeride ve dışarıda sansürü parçala, SEN DE Gökhan ve Sibel’i Açlığınla Selamla! “
Biz Duyduk, Siz De Duyun ve Duyurun!
SİBEL VE GÖKHANI YAŞATMAK BİZLERİN ELİNDE!
ADALETE OLAN AÇLIĞIMIZI ÖLÜM ORUCUNDA DUYURAN, SİBEL VE GÖKHAN’IN DİRENİŞİNİ, BİZ DE AÇLIĞIMIZLA DUYURACAĞIZ!
Herkesi 18 Haziran’da destek Açlık grevi direnişine katılamaya çağırıyoruz!