5
2. Gün
3 Eylül’den itibaren direnişe kaldığım yerden devam ediyorum. 2010 yılında 118 gün direnerek kazandığım Sarıyer ilçe sağlık müdürlüğündeki işimden atıldım. İlk düşüncem direnmekti. Peş peşe aklımdan kendi direnişim ve ondan sonra yapılan direnişler geçti. Cansel Malatyalı, Rozeteks, Darkmen, Kazova, Salih Savaş, Sarıyer, Beşiktaş, şişli Belediyesi işçileri, Kınık Maden işçileri, Oya Baydak direnişleri. Ve yaprak kımıldamazken korkunun kol gezdiği kimsenin ağzını açamadığı ülkemizde Ankara’nın göbeğinde bir direnişçi çıktı Nuriye Gülmen, sokağa çıkmaya korkan halka işten atılanlara O hal var bir şey yapılmaz diyenlere Faşizme karşı direnileceğini gösterdi. Ve kazandı. Nuriye’nin mahkemelerinden birinde ben Türkan Albayrak direnişinden etkilendim sözü bana tekrar direnme cesaretini verdi. Evimde faşizmin beni öldürmesini beklemeyeceğim onları sokakta savaşarak karşılayacağım. Dedim. Kararımı verdim.
Bugün 4 Eylül direnişin 2. Günü ilk gün işe telefonlarla başladım. Geçtiğimiz hafta dolaşıp direnişimi haber verdiğim kurum ve gazeteleri aradım. DİSK yönetim kurulu üyesi Limter İş başkanı Kamber Doğruyla görüşüp telefonunu almıştım. Kendisinin hastası olduğun söyledi diğer yöneticiler gelmeyecek mi diye sorunca geçmişteki yaşananları unutamamışlar o yüzden gelmeyeceklermiş. Direnen bir işçiyle Sendikacıların ne sorunu olabilir. Ancak şu olabilir biz patron sendikacısıyız. Patrona karşı direnen işçiyi desteklemeyiz diyorlar ve koltuklarına sıkı sıkı sarılıyorlar. Hangi direnişi sahiplenmişler, DİSK in başkanı Arzu Çerkezoğlu’ndan başka bir şey ummak yanlış olur. Ütülü kıyafetleri makyajı bozulur. Kim bilir makyaj malzemeleri ‘de Flormar’dandır. Daha sonra Cumhuriyeti ve bir günü aradım geleceklerini söyledi. Sarıyer CHP yöneticisi Ramazan Gezeroğlu’nu aradım geleceklerini söylediler gelmediler.
Basın açıklaması saatini beklerken polis yanıma geldi. Eylemi nasıl saat kaç gibi yapacaksın diye sordu. Bende onu ilgilendirmediğini söyledim güvenliğimi alacakmış. Saat 13:00 da önlüğümü giyip basın açıklamamı okudum yarım saat sonra polis gelip basın açıklamanızı okudunuz, parkta oturmayın dedi bende parkta oturmama karışamayacaklarını oturma eylemine devam edeceğimi söyledim. Basın açıklamasına basın olarak cumhuriyet ve kızıl bayrak geldi haberi yapmışlar. Sendika olaraktan bağımsız inşaat iş sendikasının üç yöneticisi katıldı. Halk cephesinden 4 kişi katıldı. Açıklamadan yaklaşık bir buçuk saat sonra gazeteciler dışındaki yedi kişiyi ve beni gözaltına aldılar. 10 dakika boyunca iki otobüs Çevik polis bizi gözaltı yapmak için uğraştı. Gözaltından saat sekizde çıktık. Kollarımda morluklar oluştu. Sırtım çok ağrıyor.
4 Eylül Salı günü alana girer girmez etrafımı çevirdiler. Desteğe gelen iki kişiyi gözaltı yaptılar beni sürüyerek yine gözaltı yaptılar. İki arkadaşın ve benim slogan atmamla çevredeki halk sokağa döküldü, pencerelere çıktı tepki gösteren sağlık çalışanı bayan gidin onurlu bir iş yapın diye bağırdı işini isteyen bir insana işkence yapamazsınız deyince onu da gözaltı yapmakla tehdit ettiler.4 otobüs çevik getirmişlerdi. Parka girmem yasakmış. Bana yasaklamakla kalmayıp halkada yasaklamışlar, parkta polisler oturuyor. O kadar korkmuşlar ki işini geri isteyen bir kadından korktukları tek kişi değil aslında zulüm yaptıkları milyonlarca halktan korkuyorlar o yüzden böyle her yere saldırıyorlar. Gözaltından saat dört buçukta çıktık. Her yerim ağrıyor ama çok mutluyum yenilmedim savaşıyorum.
