2
09.02.2019 Direnişin 159. Günü Direnişler Meclisinin düzenlediği İhraçlar kurultayındayım, beklenenden çok daha kalabalık kurultay ve uzun zamandır İstanbul böyle bir organizasyon bekliyormuş. Tahliye olan Cevahir ve yüksel direnişçisi Nazife Onay, Celal Akgün Grup Yorumun Tahliye olan üyeleri Sultan Gökçek, Betül Varan oradaydılar. Biz onları onlarda bizi çok özlemiş hasret giderdik. Özellikle günün sonunda Yorumun Konseri çok iyiydi. Tüm engellemelere rağmen bir araya gelip Kurultay örgütleyebiliyor ve Yorum’un Türküleriyle halaylar çekebiliyorduk.
Bakırköy Mahkemesinden dönüşte Engin Hocaya ve yanımızdakilere Grup Yorumun konserini anlattım. Şu gördüğün meydan var ya tıklım tıklım doluydu tam bir milyon bu düzenden rahatsız kitle vardı onlar hala var. Bizi bekliyorlar. Şu gördüğün Metrobüs merdivenleri var ya orada o gün insan trafiği vardı, zor yürüyorduk diye anlatmıştım. Kurultaylarımızda öyle olacak Direnişler Meclisi Halkımızın beklediği bir yapı, kapılarda kuyruk olacak kadar çoğalacağız. Faşizmle her gün o nedenle karşı karşıya gelip tüm bedelleri göze alıyoruz. işçiyiz, memuruz, avukatız, öğretmeniz, mimarız, mühendisiz, öğrenciyiz, Aleviyiz, mahalleliyiz, Tayad’lıyız, sanatçıyız, çevreciyiz, işsizleriz, biz direnişler Meclisiyiz.
10.02.2019 Direnişin 160. günü İhraçlar kurultayının ikinci günü. Bütün direnişçiler ve ihraç edilenler söz aldı. Direnişlerini ihraç süreçlerini anlattılar. 3. havalimanı direnişinde tutuklanan işçilerden Bağımsız İnşaat Sendikası üyesi, Özkan konuştu işçilerin direnişe geçtiği günü ve sonrası gözaltı ve tutuklanma süreçlerini ve havaalanında katledilen 100’lerce işçiden bahsetti. Sonrası birlikte sohbet ettik. Şunu sordum işçiler örgütlü olsa o jandarmayı oraya sokmazdı. Oda “İşçiler çok iyi örgütlüydü Jandarmaya komutanlara saldıracaklardı ve şantiyeye sokmayacaklardı biz engel olduk, devlet o zaman katliam yapardı bundan çekindik” dedi. Ya dedim yazık olmuş kocaman bir direnişi engellemişsiniz. Bazen neden ben orada değildim diye hayıflandığım anlar bu işte işçilerin olduğu her yerde biz olmalıyız.
11.02.2019 Direnişin 161. günü 83. Kez gözaltına alındım Gözaltı çıkışımda İdil kültür Merkezi’nden arkadaşlar vardı. Karakol çıkışımda resim çektiler ve sivil polisler gelip GBT yapıp resmi sildirdiler. Türkan hanımı çekebilirsiniz bizi çekemezsiniz deyip tekrar gelecek olanlara gözdağı vermek istediler. Baştan beri direnişimde uyguladıkları politika bu görmeyin, gelmeyin, desteklemeyin, çekmeyin. Direnişin sahiplenilmesi en büyük korkuları, ne yaparız da halk ayaklanmasını durdururuz diye, gece gündüz düşünüp halkın üstündeki baskıyı arttırarak sürdürüyorlar. Onlarda çok iyi biliyorlar zulüm elbet bir gün zalimden hesap soranlar tarafından bitirilecek.
Gözaltı Sonrası Ziyarete gelen İdil Kültür Merkezi çalışanlarıyla birlikte Beşiktaş’a geçtik, Mephisto kitapevinden atılan direnişçileri ziyaret ettik. İki işçi 10 gündür kitapevinin önünde saat 16.00 ile 18.00 arası işimizi, tazminatımızı istiyoruz, çalışma şartları iyileştirilsin, yemek paralarımız aylık 500tl olsun, talebiyle direniyorlar. Direnişçilerden Ahmet Batur altı aylık işçiymiş işini geri istiyor, İbrahim Öztürk bir buçuk yıllık işçi tazminatını istiyor işten atılan 6 işçinin ikisi direniyor diğerleri desteğe geliyormuş. İşçiler yalnızca tazminat ve işe dönüş istemiyor işyerlerindeki çalışma şartlarının değiştirilmesini istiyor talepleri şöyle:
1- Haksız yere atılan arkadaşlarımız işe geri alınmalıdır.
2- İnsanlık dışı yemek ücreti uygulaması son bulmalıdır. Yemek ücretleri aylık en az 500 lira olmalıdır.
3- Çalışanların insani koşullarda bir dinlenme mekânı sağlanmalıdır.
4- Güvenlik kamerası tacizi ve mobbing son bulmalıdır.
Direnişçilere Direnişler Meclisini anlattık ve meclisimize davet ettik. “Nasıl bir katkı sunabiliriz” dediler, bizde katılarak dedik. Daha sonra tekrar uğrayacağımızı söyledik. Ayrıca Tutsak ve Açlık grevindeki Halkın Avukatlarını anlatıp destek istedik Avukatların duruşmalarına davet ettik. Tekrar ziyaretlerine gideceğiz.
Türkan Albayrak
