9
28 Ocak 2019, direnişin 147. günü sağlık kontrollerim nedeniyle bugün hastanedeyim. Direniş alanıma çıkamadım. ÇHD başkanı tutuklu açlık grevinde halkın Avukatı Selçuk Kozağaçlı’nın babası öldü cenazesi bu gündü cenazeye eli kelepçeli ring arabasıyla getirildi. Selçuk Kozağaçlı, acı gününde, yakınlarına sarılamadı, babasının mezarına toprak atamadı, çiçek dikerken eli kelepçeliydi. İnsanın babası kaç kere ölür, bizi anamıza, babamıza, evlatlarımıza hasret ömürler biçen zulmün sahiplerinin bize yaptıklarınızı asla unutmayacağız, siz de unutmayın.
29 Ocak 2018, direnişin 148. Günü, 78. kez gözaltına alındım. Gözaltı çıkışımda Ali Bircan vardı. Direnişimin 148. gününde, Bodrum’da direnen Direnişçiler Meclisi üyesi, Engin Karataş öğretmenin iki yıldır süren direnişini selamladım. Bugün onun için alana çıktım.
Engin Karataş öğretmen İki yıl önce KHK la işinden atılan bir öğretmen. Öğrencilerini çok seven ve öğrencilerimi istiyorum deyip direnişe başlayan, bir direnişçi, Yüksel direnişine başından beri destek veren Engin öğretmen, Bakırköy ve benim direnişimde destek için geliyor. Biz de uzaktan da olsa onun direnişini destekledik. Yanındayız dedik.
30 Ocak 2018, direnişin 149. günü, 79. kez gözaltına alındım. Bugün gözaltı çıkışımda Yüksel Direnişçisi Nuriye Gülmen vardı. Birlikte Alev Şahin’in direnişinin 2. yılını selamladık. Nuriye Gülmen sokağa çıkıp basın açıklaması dahi yapılamayan OHAL’de Yüksel’e çıkıp işimi istiyorum demiş, faşizme karşı direnilebileceğini göstermiş, dünyayı ayağa kaldırırken, işten atılanların yol göstericisi olmuş. Açlık grevi eylemi sırasında tutuklanmış, direnmekten vazgeçmeyerek, KHK’larla işten atmaları durdurup, mahkeme yolunu açmıştır. Üç yılı bulan Yüksel direnişinin ve Direnişçiler Meclisinin mimarıdır.
Alev Şahin, 1999 yılında yerle bir olan Düzce’de Valilikte çalışan bir mimar. OHAL’le birlikte o da işten atıldı. Suçu beton firmasına ruhsat vermemek. Düzcelilerin deprem acısını yüreğinde hisseden Alev Şahin halkın mimarıydı… para kazanma hırsıyla kendi ölümünü bile göze alan kapitalistlerin mimarı değildi. O yüzden işsiz ve o nedenle Düzce’nin kavuran sıcağında, yakan soğunda haftanın 4 günü sokakta direniyor, iki yıldır başta Düzce halkı olmak üzere insanlara neden direndiğini anlatıyor. Haftanın üç günü de Ankara’da Yüksel Direnişinde ve sabah akşam günde üç defa gözaltına alınıyor. İncecik narin vücuduyla, Ankara Düzce arası mekik dokuyor ve bu gücü haklılığından ve zalime karşı kininden alıyor.
31 Ocak 2019, direnişin 150. Günü… Bugün de alanda değilim, sağlık kontrolleri için hastanelerdeyim…
1 Şubat 2019, direnişin 151. günü. Nihayet sağlıkla ilgili kontrollerim bitti, neyim var öğrendik. Belim ve ayağımda artan ağrılar sebebiyle TİHV’e gitmiştim, her gün işkenceyle gözaltına alınmanın ağrılarımı artırdığını düşünmüş, bunu belgelemek istemiştim. Yaklaşık 8 yıldır ağrılarım sürekli var, doktor kontrolündeydim. Daha önce çektirdiğim MR vardı. Bel kemiğimde eğiklik, fıtıklar ve kireçlenme olduğunu biliyordum. Bu kez iki de kırık oluşmuş. Gittiğim doktor “ameliyat mı oldun” diye sordu, hayır dedim. “Çok sert düşmüşsün, kaza mı geçirdin” dedi hayır dedim, her gün polisler tarafından gözaltına alınıyorum o nedenle olabileceğini söyledim. Ameliyat olmam gerektiğini, ama bu operasyonun özel hastanede olamayacağını söyledi ve ben yapamam dedi. Seni hocama yolluyorum dedi. Direnişin ilk günleri çok işkence yapıyorlardı, sırtım ağrıyor, hatta bir adli kontrolde bunu söylemiştim, nöbetçi doktor akciğer filmi çektirmişti. Bir muayenede bel kemiğimin üstündeki işkence izini yazmışlardı. Yıllarca temizlik işi yaptım. Hastanede çalışırken hasta taşıdım, koca koca kovaları kaldırıp tek başına yapılmayacak işleri yaptırdılar. İşten atılma korkusu hayır dememe engel oluyordu. Bir gün haklarımı arayınca işten atıldım. Çalışırken başlattıkları işkenceyi işten atınca katil polisleriyle devam ettirdiler. İşçilerin önce onurunu alırlar, sonra sağlığını, sonra da sokağa atarlar. Sokaktaysan şanslısın, çalışırken öldürebilirler de, direnirsen karşına zebanilerini dikerler. Çok büyük bir suç işliyorsundur artık, onların düzenini yıkmış baş kaldırmışsındır. Hemen sana suçlar üretirler; en iyi kullandıkları suç terörist, bölücü, vatan haini… kendi meziyetlerini sana yapıştırırlar. Yalnızlaştırırlar, gitmen direnmemen için her işkenceyi yaparlar. Bilmedikleri bir şey var; ilk direnen ben değilim, son da olmayacağım… işimi onurumu geri alacağım. Üç kez işten attınız, iki kez geri almak zorunda kaldınız. Bu kez savaş daha çetin, ben daha kinliyim.