17 Mart 2024 Pazar Günü. S, R, Y Kuyu Tipi Hapishaneler, Hasta Tutsaklar ve 40 Anması Yapıldı. S,R,Y Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı …
açıklama
-
-
1 mayısaçıklamalarduyurularhaberlerhalk cephesi
Faşizmin Tutsaklar Üzerindeki Tecridi Mahallelerde Duyuruyoruz
İstanbul Bir Mayıs Mahallesi’nde 4 Mart’ta faşizmin hapishanelerdeki tecrit politikasına karşı çalışmalar yapıldı. Bu Mahalle Bizim-Bir Mayıs emekçileri tarafından 4 Mart’ta, TAYAD’lı …
-
açıklamalarduyurularhaberlerisviçrekültür-sanat
Boran Kültür Merkezi: Mart ve Nisan Aylık Programlarımızı Yayınlıyoruz
Mart ve Nisan aylarında Boran Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceğimiz etkinliklerin programını halkımıza açıklıyoruz. Halkımızı etkinliklerimize katılmaya bekliyoruz. Boran Kültür Merkezi
-
açıklamalaralmanyaduyurularhaberlerkültür-sanat
Duisburg Marxloh’da 09 Mart Duisburg Konserinin Çağrı Afişleri Yapıldı
04 Mart pazartesi günü Duisburg’un Marxloh semtinde “Grup Yorum’a Özgürlük” konserinin 300 tane afişi yapıldı. Grup Yorum Gönüllüleri 09 Mart konserinin duyurusunu …
-
AKP’nin işkenceci ve katil polisleri 2014 yılında İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Uğur Kurt’u başından vurarak katletmişti. Uğur Kurt’un katili polis Sezgin Korkmaz ise …
-
Ankara Halk Cephesi, 29 Mart günü Tuzlu çayır mahallesinde kapı çalışması yaptı. Yapılan çalışmada halkın sorunları, ülkemizde ve mahallede artan uyuşturucu satımı …
-
açıklamalarduyurulargençlikhaberler
İtalya Komünist Partisi’nin günlük gazetesi İl Manifestodan Türkiye ile ilgili haber yayınlandı Türkiye’de ki Çağlayan eylemi ve daha sonrasında yapılan baskınlar ile ilgili İtalya Komünist Partisi’nin günlük gazetesi İl Manifesto ‘da 23 Şubat tarihinde bir haber yayınlandı. Türkiye’nin karanlık günleri: Adliye saldırısı sonrası tutuklamalar ve zulüm 90 kişi uydurma suçlamalarla gözaltına alındı. Aralarında işkence mağduru aktivist Ayten Öztürk de var 90’dan fazla kişi tutuklandı, hukuk bürolarına ve dernek merkezlerine polis baskınları yapıldı, siyasi muhalifler ve avukatları için ağır cezalar talep edildi. Daha birkaç ay önce yüzüncü yaşını kutlayan Türkiye Cumhuriyeti en karanlık baskı dönemlerinden birini yaşıyor. Tutuklananlar arasında, gizli bir gözaltı merkezinde altı ay boyunca işkence gördüğünü bildiren Alevi devrimci Ayten Öztürk de bulunuyor. Kendisiyle geçtiğimiz Mart ayında, yaklaşık iki yıldır ev hapsinde tutulduğu İstanbul’daki evinde görüştük ve Kasım ayında tekrar bir araya geldik. 6 Şubat’ta Çağlayan adliyesinde iki saldırgan ve bir sivil silahlı saldırı sonucu öldürüldü. O tarihten bu yana polis, Devrimci Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi’ne (Dhkp-C) yakın olduğuna inanılan grup ve kişileri hedef alıyor. Resmi bir açıklama yapılmadı, ancak hükümet adliyede silahlı eylem girişiminde bulunan, amacı ve yöntemi hala belirsiz olan kadın ve erkeğin Türkiye’de ‘terör örgütü’ olarak kabul edilen Marksist-Leninist siyasi oluşumun üyeleri olduğuna inanıyor. Dün eylemi üstlenen grup, amacın adliyeye girmek olmadığını ve iki üyesinin silahlı olmadığı sırada polisin ateş açtığını belirtti. Hatta daha önce saldırıya karışanlardan birinin savunmasında çalışmış olan avukatlar da saldırıda suç ortaklığı yapmakla suçlandı. Düzinelerce avukatın çalıştığı Halkın Hukuk Bürosu polis tarafından saldırıya uğramış, büroda arama yapılmış ve büro kısmen tahrip edilmiştir. Aynı akıbet, siyasi müzik grubu Grup Yorum’un evi olan İdil Kültür Merkezi’nin de başına geldi. Burada müzik aletleri, banyo, mobilya ve mutfak tahrip edildi. Daha da kötüsü, Türkiye’deki cezaevlerinde tutulan siyasi muhaliflerin yakınları tarafından kurulan TAYAD derneğinin genel merkezine de zarar verildi. TAYAD üyeleri çoğunlukla yaşlı, bazen hasta, çocukları, kocaları, eşleri cezaevlerinde olan, çoğu zaman uydurma suçlamalarla ağır cezalara çarptırılmış insanlardan oluşuyor. Grup Yorum’un on üyesi tutuklandı, böylece grubun şu anda cezaevinde bulunan müzisyenlerinin sayısı on altıya yükseldi. Türkiye ile imzalanan siyasi iş birliği anlaşmaları kapsamında Almanya’da tutuklu bulunanları da sayarsak bu sayı on yediye çıkıyor. Tutuklu TAYAD üyeleri arasında 80 yaşın üzerinde olanlar da var. Dernek üyesi Hasan Basri, TAYAD’lı ailelerin evlerinin sık sık polis baskınlarına hedef olduğunu, polisin genellikle gece vakti arama yapmak ve tutuklamak için eve girdiğini söyledi. Ayten Öztürk’ün başına defalarca geldiği gibi. O da cezaevine götürüldü, evi hasar gördü, dolaplar kırıldı, kitaplıklar devrildi, camlar kırıldı. Ayten bize 2018 yılında, Yunanistan’a giderken aktarma yaptığı Lübnan’daki Beyrut havaalanında Türk gizli servisi tarafından kaçırıldığını anlattı. Altı ay boyunca hiçbir ailesi ya da arkadaşı nerede olduğunu bilmiyordu. Tutulduğu ve cinsel istismar ve elektroşok kullanımı da dahil olmak üzere korkunç işkencelere maruz kaldığı işkence merkezi avukatları tarafından tespit edildi. Buna rağmen, işkenceye karşı şikayetler göz ardı edilirken, mahkemeler de Ayten’i suçlamaya başladı. Tüm bunlar, Ayten’i bir insan hakları derneği merkezinde ve bir kaldırımda, kendisinin katılmadığı bir linç girişimi sırasında gördüklerini iddia eden gizli tanıkların ifadelerine dayanılarak yapıldı. Avukatı Seda Şaraldı, Türkiye’de herhangi bir cezai eyleme atıfta bulunmayan bu tür suçlamalar için tutuklamayı gerektiren bir yasa olmamasına rağmen, müvekkilinin iki müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya olduğunu açıkladı. Halen cezaevinde bulunan 62 kişi arasında Seda Saraldi’nin de aralarında bulunduğu Ayten’in avukatları da yer alıyor. Halkın Hukuk Bürosu, tutuklamaların hiçbir yasal dayanağı olmadığını ve siyasi tercihlerin sonucu olduğunu belirtti: “Meslektaşlarımız mesleki faaliyetleri nedeniyle, hiçbir maddi ya da hukuki dayanağı olmayan ve herhangi bir delile dayanmayan soyut ve hayali suçlamalarla cezalandırılmaktadır”. Çeşitli yasal haklar örgüt ve kuruluşlarını bünyesinde barındıran Uluslararası Avukatlar Gözlemevi de bir açıklama yayınlayarak ‘avukatların müvekkilleriyle özdeşleştirilmesini’ kabul edilemez bulduğunu ve Türkiye’deki mahkemeler ile yetkililere ‘dünyanın gözünün üzerlerinde olduğunu’ hatırlattı. Tutuklanmadan önce Seda Saraldi, gizli servislere yönelik suçlamaları görmezden gelme yönündeki siyasi irade ve mağdurlara yönelik yargı tacizi nedeniyle, Ayten’i ve işkence gören ve suç duyurusunda bulunmanın son derece karmaşık olduğu diğer kadınları savunma tercihinden bahsetmişti. Yine de Ayten, hikayesini ulusal sınırları aşan ve dünyanın birçok ülkesinde destekçi bulan güçlü bir cesaret, kararlılık ve haysiyet örneği haline getirdi. Yaklaşık üç yıl boyunca kesintisiz gözetim altında tutulmasına, ev hapsinde tutulmasına ve evinin sürekli aranmasına rağmen, İstanbul adliyesine yapılan saldırının beyni olmakla suçlandı. Avukatlara göre iddianame herhangi bir kanıtla desteklenmese de, onu ömür boyu hapse atmak ve devlet işkencesine karşı verdiği mücadeleyi sona erdirmek için gereken son kanıt olabilir.
Türkiye’de ki Çağlayan eylemi ve daha sonrasında yapılan baskınlar ile ilgili İtalya Komünist Partisi’nin günlük gazetesi İl Manifesto ‘da 23 Şubat tarihinde …
-
Halkın Sesi Radyo, Yıldızlı Yürek Kültür Sanat programında 23 Şubat Cuma akşamı yayınlanan, onurlu aydınlarımızdan Orhan Veli Kanık’ın anlatıldığı bölümün kaydını paylaşıyoruz. …
-
açıklamalarduyurularhaberhalk cephesistuttgart
Stuttgart Halk Kültür Evi; Alman Emperyalizmi İhsan Cibelik’i Katletmek İstiyor. Herkesi İhsan Cibelik’i Sahiplenmeye Çağırıyoruz
Tam 21 aydır İHSAN CİBELİK kanser hastalığı ile yaşatılarak tedavi edilmiyor. NE TEDAVİ EDİLİYOR NEDE TEDAVİSİ için SERBEST BIRAKILIYOR. Bu şu anlama …
-
açıklamalarduyurularhalk cephesikültür-sanatlhaberler
Avusturya’da Kerbela’dan Anadolu’ya Konser ve Müzikal Etkinliğinin Çalışmaları Sürüyor
Avusturya’nın Başkenti Viyana da 17.02.2024 Cumartesi Günü Gerçekleştirilecek Olan KERBELA´DAN, ANADOLU´YA Konser ve Müzikal Etkinliğinin çalışmaları çerçevesinde 14.02.2024 Çarşamba Günü Viyana’nın 2. …