10
2 Eylül 2013`den bu yana süren ve diğer adıyla Stammheim davası olarak bilinen Anadolu Federasyonu davasının 28 Temmuz salı günü görülen karar duruşması yine hakimin salonda slogan ve alkış yasağına dikkat çeken sözleriyle başladı.
Mahkeme heyeti kararı açıklamak üzere ayağa kalktığında avukatlar iki dilekçe verdiler. Dilekçelerden biri, Suruç katliamı ile ilgiliydi.
Avukatlar, Türkiye faşizminin akıl almaz bir vahşetle halka karşı savaşını sürdürdüğünü gözler önüne seren dilekçelerini okudular ve katliam sonrası devrimci demokratik kurum ve kişilere yapılan operasyon dalgasına değindiler. Avukat Fatma Sayın söz alarak, bu operasyonlar zincirinin, AKP iktidarının lanse ettiği gibi IŞID’e yönelik değil, sol muhalif kurum ve kişilere yönelik gerçekleştiğini ve bugüne dek yaklaşık olarak bine yakın kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Avukatlar akabinde ikinci dilekçelerini sundular. Bu dilekçelerinde 23 Temmuz tarihindeki siyasi savunmaların yapıldığı duruşmada izleyicilerden birinin slogan atması nedeniyle hakim tarafından derhal iki günlük hapis cezasına çarptırılmış olmasının gayri hukuki bir ceza olduğuna dairdi. Okunan dilekçelerden sonra verilen kısa bir aranın ardından mahkeme heyeti her iki dilekçenin reddini duyurdu ve kararı açıkladı:
Yusuf Tas ve Muzaffer Dogan’a 6 yıl, Sonnur Demiray’a 5,5 yıl ve Özgür Aslan’a 4 yıl 9 ay hapis cezası vererek Federal Savcılığın talep ettiği cezaların genelde üstünde hapis cezaları verildi. Alman Adaleti hukuki alanda Türkiye faşizmiyle işbirliklerini pekiştirmek adına kendini böylece aşmış oldu.
Federal savcılığın talep ettiği cezalar ise şöyleydi: Yusuf Tas 6,5 yıl, Muzaffer Doğan 5,5 yıl, Sonnur Demiray ve Özgür Aslan 4,5 yıl.
Kararın açıklanmasından sonra kararı gerekçelendiren hakim cezalara hafifletici neden olarak tutsakların üçünün daha önce cezalarının bulunmadığını ve ezilen, baskı gören etnik kimliklerini neden gösterdi. Ağırlaştırıcı neden olarak ise, yargılanan Anadolu Federasyonu davası tutsaklarının dördünün de uzun süreli devrimciliklerini açıkladı.
Duruşmanın bitiminde tutsakları alkışlayan izleyiciler, onların attığı sloganlara katılıp zafer işaretleriyle salondan ayrılırken, tutsaklar birbirlerine sarılarak vedalaştılar. Ardından mahkeme önünde Alman solundan Rote Hilfe (Kızıl Yardım) ve Netzwerk Freiheit für Politische
Gefangene (Politik Tutsaklara Özgürlük Agı’nın) da destek verdiği bir basın açıklaması yapıldı. Basın açıklamasına iki avukat katılarak Türkçe ve Almanca olarak dava, tutsaklar ve bundan sonra atılacak olan hukuki adımlarla ilgili bilgi verdiler. Atılan sloganların ardından Stuttgart Halk Kültür Evi’nde toplu yemek yendi.