8
Sarıyer kaymakamlığı önünde sürdürdüğüm işimi ekmeğimi onurumu geri istiyorum dediğim, direnişim 200 günleri geride bıraktı bu yazıyı yazdığım gün 108. Defa işkenceyle direniş alanımdan gözaltına alındım. Direnişe başlamadan DİSK genel merkezine gidip destek istemiştim. Direndiğim için Faşizm tarafından sürekli gözaltına alınıp zulüm görüyorum. Ve Devrimci işçilerin Faşizme karşı kurdukları DİSK ten şimdiye kadar hiçbir destek görmedim. Devrimci, direnişçi, taşeron zulmüne baş kaldıran bir işçiyim yanımda kimler olmalı. Elbette ki bu ülkenin devrimcileri ve devrimci sendikası olmalı. Bugüne kadar onların gelmelerini bekledim gelmediler. Direnişimi görmezden duymazdan geliyorlar. Oysa şöyle düşünülür bir işçi faşizme karşı direniyorsa demokratik kitle örgütlerinin, basının, sanatçıların, yazarların o işçinin yanında olması gerekir. AKP hükümeti üçüncü kez işten attığı işçinin direnişini, gözaltı terörüyle nasıl hiçleştiriyorsa Düzene Muhalif olduğunu söyleyen çevrelerde aynı şekilde davranıyor.
Ülkemizde emekçiler sürekli saldırı altında 15 Temmuz darbe söylemiyle bir gecede sorgusuz sualsiz sokağa atıldılar ve bunların çok az kısmı işleri için direniyor sürekli gözaltı tutuklama para cezalarıyla susturulmaya yok sayılmaya çalışılıyorlar. Direnen Emekçiler KESK üyesi olduğu halde sendika yöneticileri, kendilerinin yapması gerekenleri üyeleri yaptığı için emekçilere düşmanca davranıp sahip çıkmayı bırak AKP’nin önüne atmışlardır. İnşaatlarda, Madenlerde, Fabrikalarda her gün işçiler katledilmekte, İşçiler iş yerleri önünde kendilerini yakmakta, Kıdem Tazminatı ha kalktı ha kalkacak. İşçiler Anayasal hakları olan sendikaya üye olduğu için işten atılmakta, Ekonomik kriz iflas deyip işçilerin maaşları aylarca ödenmeyip açlığa mahkûm edilmekte, iş yasaları işveren lehine sürekli değişmekte işçiler kölece çalışma koşullarına mahkûm edilmekte. Bunlara karşı DİSK hiçbir şey yapmamakta.
Ben Türkan Albayrak olarak tek başıma direniyorsam DİSK de Faşizme karşı direnmeli direnen işçilere emekçilere sahip çıkmalı gün basın açıklamalarıyla geçirilecek günler değil Faşizme karşı icazetle uzlaşmayla savaşılmaz faşizme karşı durmak gerekir. Devrimci sendikacılık işçi sınıfı için mücadele etmeyi gerektirir. Sendika binaları belirli saatlerde gidilip maaş alınan iş yerleri değildir. İşçiler neredeyse sendikacılar orada olmalı. Mafyacılık oynayan sendikacıların cenazelerinde boy göstermek yerine katledilen işten atılan direnen Emekçilere sahip çıkmalı. Biz bu süreci karşılayamıyoruz, korkuyoruz diyorsanız bu görevi yapacak yüzlerce insan var bizim kanımızla canımızla kurular 15 16 Haziran direnişini yaratan sendikamızı bize bırakın biz yaparız. O binalar bizim evimiz sizin Maaş aldığınız holding değil. O maaşları o koltukları Emekçilerin haklarını savunun diye verdik. Savunmuyorsanız gidersiniz. Bu Zulmün sahibi olan AKP kadar sizde suçlusunuz Zulme ses çıkarmamak ortak olmaktır.
DİSK DİRENİŞİME VE DİRENEN EMEKÇİLERE SAHİP ÇIKMALI
TÜRKAN ALBAYRAK
