9
Adım Evin Timtik. 2009 yılında Avusturya’da iltica başvurusu yaptım ve mahkemem olumlu sonuçlandı. 8 Mart 2010 tarihinden beri iltica pasaportlu olarak yani Türkiye dışında, istediğim her yere gidebileceğim, yaşayabileceğim anlamına gelen bir kimliğe sahibim.
5 yıllık pasaportumun süresi dolunca ki dolan sadece defterin süresidir, yenisi için başvuru yaptım. 7 Mart 2015 tarihinde yaptığım başvuru sonucu, normalde 2 hafta içinde biten işlemle pasaportumun eliminde olması gerekirdi. Haftalar geçmesine rağmen bir cevap alamadım, Yabancılar Polisi’ne her sorduğumda ‘Çok fazla başvuru var, yeterince personelimiz yok, sizinle ilgili değil sadece yığılmadan ötürü beklemelisiniz’ cevabı verildi.
Evet bir sorun olamazdı; zaten iltica mahkemesini kazanmış ve süresiz oturum sahibiyim. Bu şartlar altında sadece kimlik yenileme işlemi için, sırf memur yetersizliği ve ağır bürokrasi yüzünden bekletiliyordum. Bu nedenle kimlik yerine geçecek bir belge istedim; ancak ısrarlarıma rağmen böyle bir belge veremeyeceklerini, zaten oturumumun ve Avusturya’da bütün yasal haklarımın korunduğunu, sadece pasaportun yani defterin elimde olmamasının hiçbir yasal sorun teşkil etmeyeceğini ve rahat olmamamı söylediler.
Elbette bu duruma karşı çıktım. Geçerli bir pasaportun olmaması, en basit haliyle gözaltı nedenidir. Sokakta, hele Avusturya gibi sık sık polis kontrollerinin yapıldığı bir ülkede, kimliksiz bir yabancının nelerle karşılaşabileceği sır değildir. O nedenle rahat olamayacağımı, beni gözaltı durumuyla karşı karşıya bırakma haklarının olmadığını söyleyerek, hiç değilse başvuru yaptığıma dair belge vermeleri gerektiği konusunda ısrar ettim. Ülke sınırları içinde hiçbir polisiye sorun yaşamayacağımı garanti ettiklerini söyleyerek belge vermediler. İşi kara mizah boyutuna vardıransa, bu garantinin yine bir polis tarafından verilmiş olmasıdır. Keyfilikle konulan yurt dışı yasağı da çabası, böyle bir karar olmamasına rağmen fiili olarak yurtdışına çıkışım da engellenmiş oldu.
Bu sefer avukatım aracılığıyla tekrar başvuru yapıp, bir an evvel mağduriyetimin giderilerek pasaportumun verilmesini talep ettim. 27 Mayıs 2015 tarihinde talebime olumsuz yanıt aldım. Almanya’nın iç ve dış güvenliğini tehdit ettiğim bahanesiyle başvurumun reddedildi. Ne Almanya, ne Avusturya ne de başka bir yerde suç işlemediğimi, hakkımda bir soruşturma, gözaltı-tutuklama kararı bulunmamasına rağmen mesnetsiz iddialarla verilen karara itiraz ettim ve pasaportumu istedim. Böyle ciddi bir iddianın hiçbir nedene dayanmadan gerekçelendirmeden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirttim. Avukatıma gelen cevapta, başvuruların 6 ay içinde cevaplandığı, bu yasal süre dolmadan bir şey yapılamayacağı söylendi.
İşin içinde Almanya’nın olduğunu öğrenince, hakkımda daha önce (2 Aralık 2013) verilen Almanya’ya giriş yasağının kaldırılması için Almanya’daki avukatıma başvurdum. Avukatım, bunun açık bir hak ihlali olduğunu, geçerli kimlik bilgilerimi gönderdiğim takdirde kararın kaldırılacağını söyledi. Sonuç olarak; Avusturya Devleti Almanya’yı bahane ederek pasaport vermiyor, Almanya ise geçerli bir kimliğim olmadığı için giriş yasağımı kaldırmıyor. Yaklaşık 6 aydır gereksiz formaliteler ve bürokrasi içinde mağdur edilmiş durumdayım.
Son olarak yaptığım itiraza, 6 Temmuz günü red cevabı aldım. İç İşleri Bakanlığı’nın raporuna dayanarak ‘İç ve dış güvenliği tehdit’ ettiğim gerekçesiyle verilmediği söyleniyor. Üstelik bu rapor ‘gizli’ ibareli olduğu için içeriği açıklanmıyor.
Nasıl oluyor da tek bir kişi Almanya ve Avusturya’nın iç ve dış güvenliğini tehdit edebiliyor? Bu mantık dışı karara neden olan ve asıl tehlike(!) li bulunan düşüncelelerimdir. Asıl tehlike arz eden sosyalist ideolojidir. Dünyaya demokrasi havarisi kesilse de Avrupa, düşünce yasakçılığı yapmaktadır. Aynı nedenlerle Türkiye’de hapis cezası aldım, gazetelerden ‘canlı bomba’ diye afişe edildim. Türkiye faşizminin, demokratik mücadele veren insanları, önce afişe edip sonra polise infaz ettirdiği dünya kamuoyu tarafından bilinmektedir. Kendi vatanımda özgürlüğüm ve can güvenliğim tehlikede olduğu için ülkemden çıkmak zorunda bırakıldım. Almanya’ya giriş yasağım olduğundan akrabalarımın yanına bile gidememekteyim. İltica ettiğim ülke tarafından pasaportsuz bırakıldım ve başka bir ülkeye gitme hakkım da elimden alındı.
7 Mart’tan bu yana geçerli bir kimliğim bulunmamakta ve yerine geçici bir kimlik verilmemektedir.
7 Mart’tan bu yana, seyehat hakkım fiili olarak engellenmekte, yurt dışına çıkmak için gerekli bir belge de verilmemektedir. Yabancılar polisi ve İçişleri Bakanlığı tarafından, maddi ve manevi olarak yıpratılıyor, suçlu muamelesi görüyorum.
7 Mart’tan bu yana baskı altında ve açık hapishanede tutuluyorum.
Avusturya makamlarına soruyorum; ne yapmaya çalışıyorsunuz? Nerede yaşamamı istiyorsunuz?
6 aydır yaptığım bütün başvuru ve itirazları reddettiniz. Tarafınızdan adeta yasadışı duruma düşürüldüm, temel haklarımdan mahrum bırakıldım. Başka bir yol kalmadığı için, çadır direnişine başlıyor ve hakkımı alana kadar eylemimi sürdüreceğimi ilan ediyorum.
İltica, Bahşedilen Değil Dünya Halklarının Kanıyla-Canıyla Kazandığı Bir Haktır, Gasp Edilemez!
Derhal Mağduriyetimi Sonlandırın ve Hakkım Olan Pasaportu Geri Verin!
Evin Timtik’in çadır direnişine başlayacağı yer; Avusturya`nın başkenti Viyana`da Yabancılar ve İltica Dairesi Pasaport Merkezi`dir.
Pasaportunu ve Seyahat Özgürlüğünü Geri İsteyen Evin Timtik, 21 Ağustos’tan İtibaren Yabancılar Polisi Önünde Oturma Eylemine Başlıyor!
Tüm Duyarlı İnsanları ve İnsan Hakları Savunucularını Direnişe Destek Vermeye Çağırıyor!
TARİH: 21 Ağustos 2015
SAAT : 15.00 – 18.00
22 AĞUSTOS’TAN İTİBAREN HER GÜN 10.00 – 18.00
ICH FORDERE MEINEN KONVENTIONSREISEPASS UND MEINE REISEFREIHEIT ZURÜCK
Mein Name ist Evin Timtik. Im Jahr 2009 stellte ich einen Asylantrag. Der Asylprozess wurde positiv abgeschlossen. Seit 8. März 2010 besitze ich einen Asylpaß, mit dem ich überallhin reisen und mich überall aufhalten durfte außer der Türkei.
Nachdem das Gültigkeitsdatum meines Konventionsreisepasses ablief, stellte ich am 7. März 2015 einen Antrag für einen neuen Paß. Ich hätte eigentlich unter den normalen Umständen nach zwei Wochen der Antragstellung meinen Paß bekommen sollen. Ich bekam keine Antwort, obwohl sehr viel Zeit nach der Antragstellung verging.
Immer, wenn ich die Fremdenpolizei fragte, was mit meinem Antrag passiert ist, wurde mir gesagt, dass es viele Anträge gäbe ein Mangel an Personal herrsche, oder es hätte mit mir persönlich gar nichts zu tun sondern nur mit der Antragsdichte. Ich dachte auch, dass es kein Problem geben dürfte, da ich einen positiven Asylbescheid und somit unbefristete Aufenthaltsbewilligung habe.
Ich forderte dann eine Bestätigung an, die ich bei einer Ausweiskontrolle vorweisen könnte. Trotz all meiner Beharrlichkeiten sagten sie mir, dass sie so eine Bestätigung nicht ausstellen dürften und ich mir keine Sorgen machen sollte denn es gebe keine gesetzlichen Hindernisse dafür, um keinen neuen Pass zu bekommen. Ich verwies naturlich auf eine mögliche Festnahme durch die Polizei, die bei einer Kontrolle das Nichtmitführen eines gültigen Passes als Grund nennen kann. Und es ist kein großes Geheimnis, was ein Fremder ohne Ausweis in Österreich erleben kann. Deshalb sagte ich, dass ich keine Ruhe haben kann, solange ich meinen Pass nicht bekomme. Die Behörden haben kein Recht, mich der Gefahr einer Festnahme auszusetzen. Die Fremdenpolizei lehnte meine Forderung nach einer Bestätigung ab.
Es ist ein Beispiel für schwarzen Humor, dass gerade die Polizeibehörde gewährleistet, dass es bei einer Kontrolle auf keinen Fall zu einer Festnahme kommen wird, wenn ein Fremder keinen gültigen Pass besitzt. Obendrein habe ich jetzt praktisch ein Ausreiseverbot, obwohl es dafür keinen gesetzlichen Beschluss gibt. Daraufhin stellte ich über meinen Rechtsanwalt wiederholt einen Antrag, in dem ich um möglichst rasche Ausstellung eines neuen Reisepasses ersuchte, damit ich mich ohne Schwierigkeiten bewegen kann. Auch dieser Antrag wurde am 27. Mai 2015 abgelehnt – diesmal mit der Begründung, ich würde die „innere und äußere Sicherheit“ von Deutschland bedrohen.
Ich habe weder in Österreich noch in Deutschland oder sonst irgendwo eine Straftat begangen. Es gab und gibt weder Ermitlungen gegen mich noch irgendeinen Haftbefehl. Trotzdem wurde mir mein Konventionspass mit unbegründeten Behauptungen entzogen. Ich erhob Einspruch gegen diesen Bescheid und forderte meinen Reisepass. Dann hat mein Rechtsanwalt ein Schreiben von der Polizei erhalten, in dem es heißt, wir müßten bis zum Ende der gesetzlichen Frist (6 Monate) warten.
Nachdem ich erfuhr, dass es sich eigentlich um Deutschland handelt, meldete ich mich bei meinem Anwalt in Deutschland, um das zuvor (am 02.12.2015) erteilte Einreiseverbot nach Deutschland aufzuheben. Mein Anwalt war der Meinung, dass es ein Verstoß gegen meine Rechte sei.
Der österreichische Staat stellt mir aufgrund eines Einreiseverbots nach Deutschland keinen Reisepass aus. Und Deutschland hebt das Einreiseverbot nicht auf, weil ich keinen gültigen Reisepass besitze!
Mein letzter Einspruch gegen den negativen Bescheid wurde am 6. Juli 2015 abgelehnt. Laut eines Berichts vom Innenministerium sei ich „eine Bedrohung für die innere und äußere Sicherheit des Staates“. Der Inhalt dieses Berichtes wird nicht veröffentlicht, denn er wurde als “geheim” markiert.
Wie kann alleine eine Person die Sicherheit eines Landes bedrohen? Der wirkliche Grund für dieses Urteil ist meine sozialistische Einstellung. Sie betrachten meine Gedanken und meine Einstellung als gefährlich. Europa spielt den Apostel der Demokratie aber verbietet Meinungen! Ich wurde in der Türkei aus den gleichen Gründen verurteilt, in Zeitungen als “Selbsmordattentäterin” dargestellt. Es sollte inzwischen international bekannt sein, dass in der Türkei bereits zahlreiche Menschen, die für demokratische Rechte kämpften und der Regierung unliebsam waren, als “Selbsmordattentäter” lanciert und in der Folge sogar von der Polizei hingerichtet wurden. Ich musste meine Heimat verlassen, weil meine Freiheit und mein Leben gefährdet waren. Selbst wenn ich meine Verwandschaft in Deutschland besuchen möchte, darf ich das nicht, weil es ein Einreiseverbot gibt. Ich habe auch keine Möglichkeit in irgendein anderes Land zu reisen, denn ich muss mich ohne Pass in Österreich aufhalten.
Seit 7. März 2015 besitze ich keinen gültigen Pass mehr. Seit 7. März 2015 habe ich keine Reisefreiheit mehr. Und es wird auch sonst kein Reisedokument ausgestellt, damit ich reisen kann. Ich werde von der Fremdenpolizei und vom Innenministerium benachteiligt und wie eine Vebrecherin behandelt. Seit 7. März 2015 lebe ich unter massivem Druck in einem „offenen Gefängnis“.
Ich möchte die österreichischen Behörden fragen: Was wollen Sie damit erreichen? Wo soll ich leben? Seit sechs Monaten weist ihr alle meine Anträge und Einsprüche zurück. Da ich keinen anderen Ausweg sehe, beginne ich mit einem Zelt-Protest und erkläre hiermit, dass ich nicht eher aufgeben werde, bis ich meine Rechte zurückbekomme! Asylrecht wurde uns nicht geschenkt, es wurde von Menschen in aller Welt unter Einsatz des Lebens erkämpft!
Ich fordere die sofortige Ausstellung meines Reisepasses!
Evin Timtik
E-Mail: evin.asylstreik@gmail.com
Tel: (+43) 681 106 362 51
