AKP’nin işkenceci polisleri tarafından Halk Okulu dergimizin teknik hazırlıklarını yaptığımız İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Ozan Yayıncılık bürosu 6 Eylül günü onlarca polis, helikopterler, TOMA’lar dahil her türlü zırhlı araçlarla basılarak kapıları kırılmıştı. Yaşanan bu baskında iki dergi emekçimiz tutuklanırken sekiz yıl önce oraya taşındığımızda takılan demir kapılarımız bu süreç içerisinde “suç” sayılmazken bir anda “suç” sayıldı ve tüm kapılarımız sökülerek yayıncılık büromuz kullanılamaz hale getirildi.
Büromuzun kapılarını takmaya giden halkımız ve devrimciler işkencelerle gözaltına alındı. Büromuza tadilat yapmamıza izin verilmeyerek orasının yağmalanmasına göz yumulurken halkımızdan öğrendik ki Ozan Yayıncılık bürosu uyuşturucu bağımlılarının uyuşturucu kullandığı bir yer haline gelmiş. Bir aile binasında olan büromuzda bizim olmamamızdan kaynaklanan yaşanan bu yozlaşma sonucunda halkımız polisi arayarak orada uyuşturucu kullananlar olduğunu belirtmesine rağmen uyuşturucu satıcılarının yanında yer alan polis bir kez daha onların yanında oluyor ve hiçbir şey yapmıyor.
Yaşamın kanunudur devrimcilerin olmadığı yerde yozlaşma olur. Bizim sadece AKP’nin yasal zorbalığıyla kullanamadığımız Ozan Yayıncılık bürosu Gazi Mahallesi’nde yozlaşmanın merkezi haline getirilmek isteniyor. Ozan Yayıncılık bürosunu biz terk etmedik. Orası AKP’nin polisi tarafından gasp edildi ve yozlaşma ile geleceğimizin zehirlenmesine izin verilen bir yer haline getirilmek isteniyor.
Tıpkı Küçükarmutlu Mahallesi’nde Büyük Direniş sürecinde direniş evinin gasp edilerek karakol yapılması gibi. Tıpkı Gazi Mahallesi’nde bulunan Hasan Ferit Gedik Uyuşturucuyla Savaş Merkezi’nin gasp edilerek karakol kurulması gibi. Buna izin vermeyeceğiz. Ne kurumlarımızı o pis, çürümüş düzeninize alet etmenize sessiz kalacağız ne de 36 yıllık devrimci basın geleneğimize leke sürmenize izin vereceğiz!
Gazi Mahallesi’nde bulunan Ozan Yayıncılık bürosu da Halk Okulu dergisi de halkındır. 36 yıldır olduğu gibi bu baskın ve büromuzun gasp edilmesi sonrasında dergimizi aynı doğrultuda çıkartmaktan asla vazgeçmedik, geçmeyeceğiz! Ozan Yayıncılık bürosunun olduğu dairemizi de tutuklanan iki arkadaşımızı da AKP’nin yasal zorbalığının elinden alacağız. Dergimiz üzerinde kurmaya çalışılan matbaa yasaklarını deleceğiz, halkımıza ulaşmamız için milyonlarca yöntem bulabiliriz. Çünkü devrimcilik yapmak için binlerce neden sayabiliriz.
İşte tüm bu nedenlerle biz Halk Okulu dergisi olarak hiçbir zaman yozlaşmaya teslim olmadık olmayacağız! Her zaman yozlaşmaya karşı mücadelenin içinde olacağız! Yozlaşmayla gençlerimizin-geleceğimizin teslim alınmasına sessiz kalmayacağız!
Buradan halkımıza bir kez daha sesleniyoruz;
Ozan Yayıncılık bürosunda yaşanan yozlaşmanın karşısında daima mücadele eden tarafta olacağız.
Ozan Yayıncılık bürosunu halk düşmanlarının elinden alacak ve eskisinden daha güzel hale getireceğiz.
36 yıldır devrimci basın olarak halkımızın içinde olduk ve olacağız, halkımıza gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz.
HALK OKULU DERGİSİ
