Home BlogÖlüm Orucu Direnişçisi Aristotelis Hantzis: Helin Bölek’in Alevi Sönmedi; Yeryüzünün Her Köşesinde, Haksızlığa Karşı Her Mücadelede İnsanlığı Aydınlatmayı Sürdürüyor.”

Ölüm Orucu Direnişçisi Aristotelis Hantzis: Helin Bölek’in Alevi Sönmedi; Yeryüzünün Her Köşesinde, Haksızlığa Karşı Her Mücadelede İnsanlığı Aydınlatmayı Sürdürüyor.”

by halkinkutuphanesi
0 comments

“Nerede Direniş Varsa Dünyanın Merkezi Orasıdır…

“Nerede Direniş Varsa Dünyanın Merkezi Orasıdır…” Bu söz, bugün Yunanistan’ın başkenti Atina’da, Alexandras Caddesi üzerindeki Prosfygika İşgal Topluluğu’nda süren ölüm orucu direnişini anlatmak için kullanılan güçlü bir tanımlama haline gelmiş durumda. Filistin halkı direnişiyle nasıl dünyanın merkezi olmuşsa, kazanılan 41 zafer ile Özgür Tutsaklar Kuyu Tipi Hapishaneleri nasıl direniş merkezi haline getirdiyse, politik kararlılık ve taleplerde netlik anlamına gelen ölüm orucu direnişleriyle Aristotelis Hantzis ve Suzon Doppagne de Prosfygika’yı direniş merkezi haline getirmiştir. Yunanistan Devleti’nin mültecilerin, yoksulların ve göçmenlerin birlikte yaşam alanı haline getirdiği Prosfygika’yı tahliye etme girişimine karşı başlatılan direniş, yalnızca bir konut mücadelesi değil; aynı zamanda kolektif yaşamın, dayanışmanın ve örgütlü direniş kültürünün savunulması anlamına geliyor. Atina’daki Alexandras Caddesi üzerinde bulunan Prosfygika; Yunanlılar, göçmenler ve mültecilerden oluşan; yaklaşık 50’si çocuk olmak üzere 400’den fazla insanın yaşadığı bir işgal topluluğu olarak tanımlanıyor. Topluluk, yıllar içinde yalnızca bir barınma alanı değil; dayanışma ve kolektif yaşamın inşa edildiği politik bir merkez niteliği kazandı. Ancak Yunanistan Devleti son on yıl içerisinde Prosfygika’yı tahliye ederek bölgeyi dönüştürmeye dört kez teşebbüs etti. Her girişim, topluluğun örgütlü direnişiyle karşılandı. 2026 yılı başında tahliye saldırısının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte Prosfygika İşgal Topluluğu ölüm orucu direnişi kararı aldı. Direnişin ilk adımı, 5 Şubat 2026 tarihinde Aristotelis Hantzis’in ölüm orucuna başlamasıyla atıldı. 1 Mayıs 2026 tarihinde ise Suzon Doppagne; “Yunanistan Devleti ve tüm kurumları bugüne kadar taleplerimize yanıt vermedi; sessizliği seçtiler ve Aristotelis Hantzis’in ölüm yoluna girmesine göz yumuyorlar. Artık benim ölümümün sorumluluğunu da taşıyacaklar. Aristotelis Hantzis’in açlık grevinin 86. gününde artık kimse “bilmiyordum” diyemez.” açıklamasıyla ölüm orucunun ikinci ekibi olarak direnişe başladı.

Bedel Ödemeyi Göze Alamayanlar, Direnmeyenler Zafer Kazanamaz, Ölüm Orucu Bu Netliğin Adıdır!

5 Şubat Perşembe günü Prosfygika İşgal Topluluğu Merkezi önünde yapılan açıklamada Aristotelis Hantzis, yaşamı ve kolektif geleceği savunmak için ölüm orucuna başladığını duyurdu. Açıklamasında, “Aldığımız saldırı, devletin ve kapitalizmin topluluk, öz örgütlenme, dayanışma ve sosyal direniş dünyasına yönelik genel saldırısının bir parçasıdır, Prosfygika İşgal Topluluğu olarak toplumsal önerimizi, insanlarımızı, yapılarımızı ve Prosfygika’nın tarihsel hafızasını sonuna kadar savunma kararı aldık. Yaşamın devamı için gerekirse hayatlarımızı ortaya koymak, bizim açık bir tercihimiz ve sorumluluğumuzdur.” diyerek süreci yalnızca yerel bir tahliye sorunu değil, daha geniş bir politik saldırının parçası olarak değerlendirdi ve can bedeli değerlerine sahip çıkacağını ilan etti.

Yunanistan Halk Cephesi: Son Sözü Direnenler Söyleyecek

Yunanistan Halk Cephesi ilk günden itibaren yürüttüğü dayanışma faaliyetleri ile her zaman direnişin yanında oldu. İşgal evlerinin tahliye saldırısına karşı düzenlenen dört büyük yürüyüşe pankartları ve kızıl flamalarıyla katılarak destek sloganları attı. Her pazartesi sabah 09.00 ile öğlen 14.00 saatleri arasında Prosfygika işgal binaları önünde kurulan masalarda bildiri dağıtıldı, imzalar toplandı ve halk desteği örgütlenmeye çalışıldı. Aristotelis Hantzis’in ölüm orucunun 100. gününde ise Yunanistan Halk Cephesi’nin çağrısıyla, Yunanistan’dan Türkiye’ye, Afrika’dan Avrupa’ya uzanan 20 ülkeden toplam 416 kişi bir günlük destek açlık grevine katıldı. Böylece direniş, enternasyonal dayanışmanın güzel bir örneğiyle selamlandı. Aristotelis’in ölüm orucunun 100. gününde ise Grup Yorum ve Halk Cephesi tarafından direnişçilere ziyaret gerçekleştirildi; Grup Yorum’un Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’e adadığı Zafer Halayı albümü direnişçilere armağan edildi.

Aristotelis Hantzis, direnişini anlattığı yazısında ölüm orucu direnişleriyle ilk temasını ve Grup Yorum’un ölüm orucu direniş şehidi Helin Bölek’in kendisini nasıl etkilendiğini şöyle anlatıyor: “Bu tür bir açlık grevi yapan grupla ilk temasım, 2020 yılında Grup Yorum müzik grubunun üyelerinin ‘terörle’ suçlanarak toplu tutuklanmalarına, kültür merkezlerine yönelik saldırılara ve konserlerinin yasaklanmasına karşı çıkmak ve adil yargılama talep etmek için açlık grevine başlamasıyla oldu. İlk hayatını kaybeden, tahliyesinin ardından da açlık grevini sürdüren Helin Bölek’ti; 3 Nisan 2020’de hayatını kaybetti. Onun hikâyesi beni sarstı ve derin bir iz bıraktı; bunun yalnızca benim için geçerli olmadığından eminim. O günleri hatırlıyorum; bir yoldaşla konuşurken bana Helin Bölek’i Kafkasya’da bir kayaya zincirlenmiş ve 288 gün boyunca bir kartalın bağırsaklarını yediği şekilde hayal ettiğini söyledi. Helin Bölek’in alevi sönmedi; yeryüzünün her köşesinde, haksızlığa karşı her mücadelede insanlığı aydınlatmayı sürdürüyor.”

 

Aristotelis Hantzis, Kuyu Tipi Hapishanelere karşı bedenlerini açlığa yatıran Gürkan Türkoğlu, Tahsin Sağaltıcı ve Hüseyin Özen’in hastanede kaçırılması ve zorla müdahale işkencesine uğramalarını; “Sınırın her iki tarafındaki mücadeleyle dayanışma içinde olduğumuzu ilan ediyorum. Bu mücadele, faşizme, kapitalizme ve emperyalizme karşı ortak bir mücadeledir. Mitsotakis rejimiyle yakın işbirliği içinde olan Türkiye faşist devleti, intikamla devrimcileri işkenceye tabi tutuyor ve örgütlülüklere saldırıyor. Ama son sözü halk söyleyecek.” diyerek halkların birlikte mücadelesini ve dayanışmanın en güçlü silahımız olduğunu tüm dünyaya ilan ediyor. Bizler de aynı çağrıyla tüm dünya halklarını Aristotelis Hantzis ve Suzon Doppagne’nin taleplerin kabul edilmesi için mücadele etmeye çağırıyoruz.

 

Ölüm Orucu Direnişçileri Aristotelis Hantzis ve Suzon Doppagne’nin Talepleri:

 

-ATTİKA BÖLGESİ TARAFINDAN SÖZLEŞMENİN DERHAL İPTAL EDİLMESİ.

 

-TÜM “PROSFIGIKA” (MÜLTECİ EVLERİ) SAKİNLERİNİN; EVLERİNDE, YAŞADIKLARI YERDE VE SOSYAL, KÜLTÜREL VE ORGANİK OLARAK BAĞ KURDUKLARI BU BÖLGEDE KALMALARI.

 

-“L. ALEXANDRAS MÜLTECİ EVLERİ SAKİNLERİ VE DOSTLARI” ADLI KÂR AMACI GÜTMEYEN KURULUŞ (A.M.K.E.) TARAFINDAN, MÜLTECİ EVLERİNİN RESTORASYONU İÇİN KENDİ FİNANSMANLARIYLA SOMUT GARANTİLER VERİLMESİ, MÜLTECİ EVLERİNİN “KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ” İÇİN KAMU PARASINDAN TEK BİR EURO BİLE HARCANMAMASI.

 

Halka ve Devrime İnananların Kazanamayacağı Zafer Yoktur

 

Prosfygika İşgal Topluluğu, toplulukta yaşayanların geleceklerine sahip çıkmak, onları yaşatmak için, tahliye saldırısının karşısında alınan ölüm orucu kararıyla zaferi kazanmıştır. Direniş kararı alan kişi ya da kurum, bu kararı aldığı andan itibaren zaferi kazanmıştır. Kuyu Tiplerinde direnen tutsaklardan, hastane odalarında zorla müdahale işkencesine direnen Gürkan Türkoğlu’na, Gürkan’dan Atina’da halkın yaşam hakkı için bedenlerini ölüme yatıran Aristo ve Suzon’a, halkların dayanışması ve birlikte mücadelesiyle zaferi biz kazanacağız! Şair Tasos Livaditis’in: “Birbirimiz için ölmediğimiz de, zaten ölmüşüz demektir. …” dizelerinden Nazım Hikmet’in, “Sen yanmazsan, ben yanmazsam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa” dizelerine kadar “Birimiz Hepimiz Hepimiz Birimiz için” diyen Aristotelis Hantzis ve Suzon Doppagne’nin direnişini selamlıyoruz.

 

Yaşasın Halkların Enternasyonal Dayanışması ve Mücadelesi!

 

Kahrolsun Faşizm Yaşasın Mücadelemiz!

 

Son Sözü Direnenler Söyleyecek!

 

Aristotelis Hantzis: Helin Bölek’in Alevi Sönmedi; Yeryüzünün Her Köşesinde, Haksızlığa Karşı Her Mücadelede İnsanlığı Aydınlatmayı Sürdürüyor.”

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode