Home açıklamalarNuriye Gülmen Ve Semih Özakça 11 Mart’ta, İşlerine Geri Dönmek İçin Süresiz Açlık Grevine Başlıyor!

Nuriye Gülmen Ve Semih Özakça 11 Mart’ta, İşlerine Geri Dönmek İçin Süresiz Açlık Grevine Başlıyor!

by halkinkutuphanesi
0 comments
115 gündür Ankara’da kamu emekçilerinin direniş ateşi yanıyor.
115 gün önce Akademisyen Nuriye Gülmen’in “İşimi İstiyorum” diyerek elinde dövizi ile İnsan Hakları Anıtı önünde başlattığı onurlu mücadele yurdun dört bir yanına dalga dalga yayıldı. Nuriye Gülmen’in ardından Semih Özakça ve Acun Karadağ da katıldı İnsan Hakları Anıtı önündeki oturma eylemine. 115 günde baskının, işkencenin her türlüsüne maruz kaldı direnişçiler. Tam 23 kez yerlerde sürüklenerek, dövülerek işkenceyle gözaltına alındılar. İşkence gören kendileri olmasına rağmen binlerce liralık para cezasına çarptırıldılar. Nuriye’nin burnu, Semih’in küçük bacak kemiklerini kırıldı. Kalbinde pil olan Acun da dahil alandaki insanlara öldürme kastıyla biber gazı sıkıldı. Halkın haklı tepkisine, basının işini yapmasına bile tahammül edemediklerinden yoldan geçenlere tepki gösterenlere de işkence yaptılar. Tam 23 kez “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” sesleriyle çınladı Yüksel Caddesi.
Bir slogandan da çok öteydi bu haykırış. İnsan Hakları Anıtı önünde yalnız işkencenin değil, insan olma onurunun, yoldaşlığın, dayanışmanın da her türlüsü yaşandı. Kamu emekçilerinin haklı mücadelesi halk nezdinde karşılığını buldu. Hem Ankara’dan hem yurdun dört bir yanından ziyaretçilerle doldu alan. Binlerce imza toplandı halkın öğretmenleri işlerine kavuşsun diye. Direniş alanı aynı zamanda bir eğitim alanı oldu. Mücadelenin, dayanışmanın beraberinde türkülerle, şiirlerle, öykülerle, sokak tiyatrosuyla emekçilerin üretimi hep sürdü.
115 günde haklılıklarını anlatmanın her yolunu kullandı direnişçiler. Her gün birkaç saat alanda oturmaktan çok daha öteydi eylemleri. Baskı büyüktü, direniş de büyük olmalıydı. Basın açıklamaları ve basın toplantıları yaptılar. Kurumlarda ve mahallelerde kamu emekçilerinin yaşadığı hak gasplarını anlatan bildiriler dağıttılar. Direniş alanında ve alanın dışında binlerce imza topladılar. Hukuksal süreçleri sonuna kadar zorladılar. Yağmur, kar, soğuk demeden her gün Anıtın önünde saatlerce oturdular, taleplerini anlattılar. OHAL var bekleyelim demeden, OHAL’i tanımayarak meydanlara çıktılar, haksızlığa baş kaldırdılar. Hiç kimse sokağa çıkmaz, yaprak kıpırdamazken işten atılan binlerce kamu emekçisinin sesi oldular. Duymayan kulaklara, görmeyen gözlere büyük bedellerle anlattılar haklı mücadelelerini. Umut oldular, umudu yaydılar “İŞİMİZİ, ONURUMUZU, EMEĞİMİZİ TESLİM ETMEYECEĞİZ!” dediler, boyun eğmediler, biat etmediler…
Tüm bunların sonucunda işlerine dönmeleri gerektiğine pek çok insan ikna olsa da faşizm duymamakta, görmemekte, bu hukuksuzluğu sürdürmekte ısrarcı davranıyor. Kamu emekçilerine düşen de mücadeleyi yükseltip, işlerini geri alıncaya dek direnişi sürdürmek. Meşru her yolu deneyen direnişçilerin sahip olduğu yegane şey haklılıkları ve iradeleri. Bu nedenle 11 Mart itibariyle direnişlerine iradeleri ve bedenleriyle yani süresiz açlık greviyle devam etme kararı aldılar. Faşist AKP iktidarı kamu emekçilerini açlığa mahkum ederek yok etmeye çalışıyor. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça iktidarın sindirme, yok etme, katletme politikalarına karşı sahip oldukları tek silahla, bedenleriyle, açlığa yatarak direnmeye devam ediyor. Her direnişimiz yeni direnişlerin yeni umutların habercisidir. Bizim mayamızda pes etmek yok, asla teslim olmayanların geleneğinden geliyoruz. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça yalnızca kendi işleri için değil, işsizliğe, güvencesizliğe karşı devrimci memur geleneğinden devraldıkları bayrakla direniyorlar. Onların nezdinde kazanılacak zafer faşizme darbe vuracak, kamu emekçilerinin mücadele tarihine önemli bir miras bırakacaktır.
“Bir mevsim aç olacağız…
Her mevsim onurlu olmak için…”
Baharın gelişiyle Berkin’i kaybettiğimiz günde başlayacak açlık grevi eylemi, direnişle filizlenen umudu büyütecek, direnişi zafere kavuşturacak.  Başta kamu emekçileri olmak üzere tüm halkımızı bu onurlu mücadelede Nuriye ve Semih’in yanında olmaya, direnişi büyütmeye, mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

BİZ HAKLIYIZ BİZ KAZANACAĞIZ!

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode