13
Tutuklasanız da, Linç Etseniz de Kızıl Bayrağımız Baş Uçlarında Dalgalanacak!
31 Mart günü Berkin Elvan soruşturmasını yürüten, katilleri koruyan savcı Mehmet Selim Kiraz’ı cezalandıran devrimci halk savaşçıları Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol’u anmak için 17 Nisan günü yola çıkan Halk Cepheliler tüm baskılara, gözaltılara rağmen şehitlerinin mezarı başında anma yaparak onları kızıl bayraklarıyla sonsuzluğa uğurladı.
17 Nisan günü daha yola çıkarken saldırı başlamış mahallelerden çıkışlar polisin biber gazlı saldırılarıyla engellenmeye çalışıldı. Tüm engellemelere rağmen 2 araç Okmeydanı ve Gazi Mahallesi’nden çıkarak Giresun’a doğru yola koyuldu.
18 Nisan günü 16.00 civarında Giresun Çanakçı’da araçlar durduruldu. Giresun ve sahil şeridinde, jandarma ve polise ek olarak bekçisinden sahil güvenliğine kadar tüm kolluk kuvvetleri seferber edilmiş Halk Cephelilerin gelişini durdurmaya çalıştı. Şafak Yayla’nın annesi ile görüştürülenlere annesinin bu ziyareti kabul etmediği söylendi. Bunun üzerine Halkın Hukuk Bürosu avukatı Ebru Timtik ve Halk Cephesi adına bir kişi Aysel Yayla ile görüşmek üzere az ilerideki petrol ofisine gitti. Halk Cephelilere karşı örgütlenen faşist linçten korktuğunu belirten Yayla başkalarının da canı yanmasın diye istemediğini söyledi. Bunu bahane eden polislere karşı görevlerinin mezarını sahiplenenleri engellemek değil onları korumak olduğunu belirten Halk Cepheliler olabilecek saldırıları bilerek ne pahasına olursa olsun mezarlığa gideceklerini vurguladılar. Şafak’ın dayısı da bir din adamı olarak bu ziyaretten korktuklarını belirterek ayrıldı.
Saatler ilerlerken keyfi şekilde bekletilen Halk Cepheliler akşam çökerken daha fazla beklemeyeceklerini belirterek pankart açıp otobüslerin yanında hızla oturma eylemine başladı. Daha kapılar açılırken saldırıya başlayan polislere karşı uzun süre direnç gösterildi. Gözaltına alınan her bir Halk Cepheli yerlerde sürüklenerek, saçlarından bacaklarından çekilerek zorla gözaltı araçlarına bindirildi. Hemen herkesin yüzü çakıl taşlarına sürtülerek kafasında yüzünde izler oluştu. Polisler azgınca cenazesini sahiplenen devrimcilere saldırıyor bir yandan da toplanan faşist güruha cesaret veriyordu. Şafak Yayla ve Bahtiyar Doğruyol Ölümsüzdür sloganlarıyla gözaltına alınan 54 kişi hastaneye götürüldü. Burada üst araması dayatmasıyla muayene dahi yapılmazken faşistler de toplanmaya başladı. Hastane içine kadar ellerinde demir sopalarla giren alkollü sivil faşistlere hiçbir müdahalede bulunmayan polisler 2 kişiyi hastanede bırakıp diğer herkesi kaçırdılar, Giresun Emniyeti’ne getirdiler. 2 kişi hastanede onlarca polis, güvenlik ve doktorun arasında saldırıya uğradılar, bir kişinin burnu kırıldı. Saldırılar Emniyet önünde de devam etti. Halk Cepheliler araçtan her çıkışlarında zafer işaretleri ve sloganlarla sivil faşistlere karşılık verirken faşistler ellerinde taşlar bira şişeleri ve dillerinde küfürle saldırmaya devam etti. Gözaltına alınıp karakola getirilen bir grup bu faşist güruhun arasından Emniyete getirildiğinde araçlarının camları indi, emniyet sivil faşistlerin taş yağmuruna tutuldu.
Emniyetin içinde de üst araması adı altında işkenceler devam etti. Bütün gece süren işkencelerin ardından faşist grup dağıldı, Halk Cepheliler serbest bırakıldı. Taş yağmuruna tuttukları aracın koltuk döşemelerine kadar zarar veren sivil faşistler aracın içine bayrak bırakmışlardı. Sabah araçlarla adeta kaçırılan Halk Cepheliler tartışmaların ardından Fatsa’da durarak diğer arkadaşlarını bekledi. Şoförü de korkutan polisler Bahtiyar’ı anmak için Ankara’ya giden aracı Samsun çıkışına kadar takip ettiler.
Araçla Ankara İdilcan Kültür Merkezi’ne giden Halk Cepheliler burada bir süre dinlendikten sonra Bahtiyar Doğruyol’un mezarına gittiler. Burada yapılan anmanın ardından bir grup İstanbul’a dönerken bir grup da tekrar Giresun’a Şafak Yayla’nın mezarında anma yapmak ve iki yoldaşın toprağını birleştirmek için yola çıktı.
Ankara’dan gece yarısı tekrar Giresun’a dönen 12 Halk Cepheli Samsun’dan başlayan polis takibine ve tacizlerine rağmen yoluna devam etti. Faşist saldırıların ve polis engelinin ardından ellerinde Bahtiyar’ın toprağı ile Şafak’ın mezarına giden Halk Cephelileri mezarı başında annesi Aysel Yayla karşıladı. Halk Cephelilerin tekrar gelmelerini şaşkınlıkla karşılayan anne Yayla ilk başta yine korkuyla gelmemelerini söylediyse de anma yapıldı. Şafak’ın mezarına onun birlikte hesap sorduğu yoldaşı Bahtiyar Doğruyol’un toprağı konuldu. Karanfillerle süslü mezara çiçek ekildi. Kızıldere’den Çağlayan’a Halk Savaşçıları onurumuzdur yazılı pankart açıldı ve kızıl flama Şafak’ın başucuna asıldı. Sarı yıldızlı Cephe bayrağı da toprağına katıldı Şafak’ın. Sonrasında Dev-Genç adına kısa bir konuşma yapılıp 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
Varsa Cesaretiniz Gelin ve Bize Ölüm Yok marşları okundu, Sıra Neferi şiiriyle anıldı Şafak Yayla. Sonrasında tekrar annesiyle görüşüldü, annesinin tek isteği vardı, oğlumu unutmayın dedi ağlayarak ve oğlunun yoldaşlarına sıkıca sarıldı. Halk Cepheliler tekrar yola koyuldular, bir grup İstanbul’a dönerken bir grup da Ankara’ya giderek Bahtiyar Doğruyol’un mezarına Şafak Yayla’nın mezarından getirdiği toprağı ve bahçesindeki çiçeği götürdü.





















































