14
Açlığınızı Paylaşmaya Geldik
Herkesin yapabileceği bir şey mutlaka ama mutlaka vardır diyerek çıktık yola. 3 günlük destek açlık grevi yapmak istedik, bunun bir gününü Kocaeli Eğitim-Sen’de yapalım dedik. Hemen aramızdan seçtiğimiz birkaç arkadaş konuşmaya gitti. Lakin Eğitim-Sen “biz sıkıntıya gireriz”, “merkeze sormadan yer veremeyiz” gibi sudan sebeplerle yer vermeyeceğini söyledi. Bu konuyu unutmayarak ama kısa süreliğine rafa kaldırarak hemen yeni bir yer aramaya başladık. Dev-Güç’lü arkadaşların da greve girmek istediklerini söylemeleriyle Dev-Güç bürosunun kapıları açlığımıza ev sahipliği yapmaya başladı. Böylece açlığımızın 1.günü başlamış oldu.
Açlığı Paylaşıyoruz Şiarıyla 1. Gün:
Sabah erkenden büroya geldik. Pankartımızı, fotoğraflarımızı astık; önlüklerimizi giydik ve saat 10:00’da üç Dev-Genç’li bir Dev-Güç’lü olarak başladık açlığı paylaşmaya. Daha ilk saatlerden komşularımız burada ne yaptığımızı ne için aç kaldığımızı sormaya başladılar. İnsanlar üzülüyordu aç kaldığımız için ama onlara Nuriye, Semih ve Kemal Amca’nın direnişini, asıl açlığımızın karın açlığı değil adalete olan açlık olduğunu anlattık. Gün içerisinde paylaştığımız bir fotoğrafı görüp gelen bir gazeteci yerel basında haberimizi yaptı. Sağdan soldan haberleri görüp arayan arkadaşlarımız, ziyarete gelen dostlarımız oldu. Hepsini Nuriye, Semih ve Kemal Amca’nın sıcaklığıyla kucaklıyoruz. Saat 2:30 gibi direniş alanlarını aradık. Önce Kemal amcamızı aradık, sesini duyalım; “seninleyiz, açlığını paylaşıyoruz” diyelim dedik. Kemal amca 70 yaşında 70 küsur gündür aç. Sesini duyunca boğazımıza bir şey düğümlendi, konuşamadık. Yüreğimizdeki inanç bilincimizdeki öfke ile mutlaka kazanacağız diyerek kapattık telefonu. Daha sonra Ankara’yı aradık. Semih Abi istirahate çekilmişti Nuriye abla ile konuştuk. Sesi ilk günkü gibi kazanacağına, kazanacağımıza olan inanç ile çok coşkuluydu. “ işimize döndüğümüz zaman bu direniş bu zafer hepimizin olacak, mutlaka kazanacağız” diyerek kapattı telefonu.
Saatler ilerlerken kalemlere sarıldık, Kocaeli’de tutsak düşen arkadaşlarımıza ve yakın zamanda tutsak düşen başka arkadaşlara mektuplar yazdık. Mektup yazmamız henüz bitmişti ki bir ziyaretçimiz geldi. Biraz oturduktan sonra bir yere kadar gidip geleceğini söyledi. Meğer bizim için çiçek almaya gitmiş. Direniş çiçeksiz olmaz diyerek geldi yanımıza. Görünce yüzümüzde değişik bir tebessüm oluştu. Biz her şeyin ötesinde bu büyük insanlık ailesini çok seviyor; Nuriye, Semih ve Kemal Amcanın kazanacağına ise emindik.
Arkadaşlarla sohbet ediyorduk ki aklımıza Selçuk Kozağaçlı’nın direnişin 30. Gününde açlık grevi üzerine yaptığı konuşması geldi. İzledikten sonra derin bir sessizlik oldu sonra dedik ki herkesin yapabileceği bir şey vardır…
Büronun bulunduğu iş hanı akşam 9 da kapanması sebebiyle açlığımızı bir eve taşıdık. Hıdırellez olması sebebiyle dileklerimizi dileyip direnişçiler için balon uçurarak günü bitirdik. Sabah açlığımızı yeni ekibe devrederek açlık grevimizi sonlandırdık.
Kocaeli Dev-Genç ve Kocaeli Dev-Güç
