10
7 Şubat’ta 686 KHK ile kamuda çalışan 4 bin 464 kişi ihraç edildi. Bunun 2 bin 585’i öğretmen ve 330’ u akademisyen.
AKP İktidarı, faşizmi OHAL ile resmileştirerek halkın her kesimine zulüm yapıyor, saldırıyor. Gözaltına alınmayan, işkence görmeyen tutsaklık yaşamayan kesim kalmadı. Yönetememe krizini faşizm ile aşma çabasında.
Son KHK ile 330 bilim insanı işinden edildi. Üniversiteler bilim yuvası olması gerekirken, 12 Eylül Faşizmi sonrası kurdukları YÖK ile birlikte iktidarların istedikleri gibi at koşturabilecekleri yerlere dönüştürdüler. Birçok devrimci demokrat öğretim üyesini üniversitelerden uzaklaştırdılar. Bizler AKP’nin 12 Eylül’ün devamcısı dediğimizden bugüne 15 yıl geçti. 15 yılın somut durumu, bugün 12 Eylül’ ü bile aşan bir faşizmi yaşıyoruz. Sadece 686 KHK ile 330 akademisyen ihraç edildi. Ve bundan önceki KHK’lerle onlarca akademisyen üniversite kürsülerinden uzaklaştırıldı. Aydın olmak haksızlıklara karşı mücadele etmek, karşı durmaktır. Bugüne kadar atılan akademisyenler gerçek anlamda direnselerdi, bugün AKP faşizmi bu kadar pervasız olmayacaktı. Bugün ihraç edilen akademisyenler, faşizmin uygulamalarına direnmekten başka bir yolun olmadığını gösterdi. Haksızlığa, saldırıya karşı tepkisini göstermek isteyen akademisyenler Ankara üniversitesi Cebeci Kampüsü’nde eylem yapmak istediler. AKP’nin katil polisleri gözlerini kan bürümüş şekilde akademisyenlere azgınca saldırdı. 12 kişiyi işkencelerle gözaltına aldılar. Birçok insanı yaraladılar, köpeklerle saldırdılar. Faşizmin saldırılarını haberleştirerek halka ulaştırmak isteyen basın emekçilerine de saldırarak, yaptıkları işkencenin ortaya çıkmasını engellemeye çalıştılar.
Okullarda, üniversitelerde sadece kendi düşüncelerinin var olmasını istiyorlar. Kürsülerde sadece onların sesi söylemi olmalı. Farklı sese düşünceye tahammülleri yok. İşte bu yüzden halk düşmanlıklarını burada da gösterdiler. Hiç şaşırmadık. AKP faşizmi kendi düzenin gereğini yapıyor. Sorun bizim buna karşı ne yapacağımız ve ne yaptığımızdır. Onlar okuldan üniversitelerden hastanelerden devrimci demokrat aydın insanları atacaklar, atıyorlar. Peki biz ne yapacağız? Temel sorun bu… Biz emeğimize ekmeğimize sahip çıkmak için direneceğiz, başka yolumuz seçeneğimiz yok. 330 akademisyen emeğini alınterini AKP faşizmine bırakmamalı. İhraç edilen devrimci demokrat aydın öğretmenler akademisyenler kendilerine yönelik bu saldırılara karşı ortak direnişi büyütmek zorunda. Ankara Yüksel’de, İstanbul’da Düzce’de, Malatya’da direnen emekçilerle direnişi büyütmek bugün hepimizin omuzlarında. Direnerek haklarımızı alacağımızı unutmadan, direniş alanlarını çoğaltmak artık zorunluluktur.
BASKILAR İHRAÇLAR BİZLERİ YILDIRAMAZ!
HALK İÇİN BİLİM YAPMAK SUÇ DEĞİLDİR!
EMEKÇİYİZ HAKLYIZ KAZANACAĞIZ
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ
