Home kamu emekçileri cephesiKamu Emekçileri Cephesi Açıklama: Bizi İhraçlarla Bitiremezsiniz

Kamu Emekçileri Cephesi Açıklama: Bizi İhraçlarla Bitiremezsiniz

by halkinkutuphanesi
0 comments

Biz 10 Kişi Değiliz! Milyonlarız! Bizi İhraçlarla Bitiremezsiniz!

Yürümek;

yürümeyenleri arkanda boş sokaklar gibi bırakarak,

 havaları boydan boya yarıp ikiye

 bir mavzer gözü gibi karanlığın gözüne bakarak yürümek.

 Yürümek;

 yolunda pusuya yattıklarını,

arkadan çelme taktıklarını bilerek yürümek …(Nazım Hikmet)

Binbir emek, gayret ve türlü bedeller ödenerek kurduğumuz sendikalarımızdan tasfiye edilmek isteniyoruz. Sendikamıza hâkim olan oportünist, reformist anlayışların el birliği ile sürdürdüğü tasfiye sürecine dair sözümüzü kongre öncesinde söyledik, yine söylüyoruz! 28-29 Kasım’da gerçekleştiren genel kurulda Yüksel Direnişçileri ve kamu emekçilerinin umudu olan, zulme boyun eğmemiş, direnen ve direnişleri destekleyen Nuriye Gülmen, Acun Karadağ, Mehmet Dersulu, Nazan Bozkurt (24 Ekim’de BES kongresinde oy birliği ile) Ayhan Erkal, Pelin Akbaş Yeşil, Eylem Uysal, Yusuf Mengilli, Ahmet Korkmaz, Sabah Aras sendika üyeliğinden oy çokluğu İle ihraç edilmişlerdir!

Sendikaya hakim olan anlayışların (DEP, DSD, EH, SB) tarihe kara leke olarak geçtikleri bir kongre yaşanmıştır. Direnen ve direnişleri destekleyen kamu emekçilerinin sendikalardan ihraç edilmesi, sendikal mücadele tarihi açısından utanç vericidir. Faşizmle mücadeleyi değil uzlaşmayı seçenler, sendikayı kendi siyasal anlayışlarlarına göre dizayn etmek istemektedirler. Bunu yaparken de buna karşı çıkan, sendikaların sınıf örgütü olduğunu savunan bizlere karşı kırmızı çizgi çektiler.

Yıllarca birlikte oluşturdukları kirli ittifaklardan rahatsız olmayanlar son kongre ile bütün kirli anlaşmalarını açıkça ortaya döktüler. Her anlayış peş peşe açıklamalar yayınladı, biri diğerini şikâyet etti, koltuk kapmaya çalışırken nasıl manevralar yaptıklarını anlattılar.

 DSD, sendikadan tasfiye edilmek istenmemizde imzası olan, süreci hazırlayan bir anlayıştır, son anda kongreden çekilmesi sorumluluğu olmadığı anlamına gelmemektedir.

 Genel merkez yürütme kurulunu aralarında paylaşamayınca birbirlerine suçu atmaya başladılar. DEP, bizim tasfiye edilmek istenmemizde çokça rolü olan bir anlayıştır.

BES kongresinde, DEP, DSD, EH İle birlikte bizlerin tasfiyesi noktasında ittifak kurmuştur. Bu konuyu ittifaklarına pazarlık konusu yapmıştır. “Değirmen bizim, un bizim, ekmek istiyorlar” diyerek kongreden çekilen DSD’yi eleştirirken, çoğunluk bizde, ne istersek yaparız, mesajını yinelemiştir.

EH ise, ittifakta anlaşamayınca, yani kendilerine 1 kişilik kontenjanı kabul etmeyince kongreden çekilmiştir. Tasfiye sürecine ortak olmuş bir anlayıştır. Delegelerin çoğunluğunun oy kullanmadığı, 511 delegenin 193’ünün katılımıyla genel merkez kurulu üyeliğini, DEP, SB, Yeşiller ve sol gelecek paylaşmıştır. Bu anlayışlara göre; emek-sermaye çelişkisinin yerini sivil toplum (demokratik uygarlık) ile devlet (devletli uygarlık) çelişkisine bıraktı.

Kendisine yönetimde koltuk ve sendikayı dizayn yetkisi verilmeyen DSD ve yine kendilerine Yürütmelerde yeterince yer verilmeyen EH, ideolojik ayrışmayı ve işleyişteki hataları yeniden keşfediyormuşçasına genel kuruldan çekildiler. Genel kurullar, mücadele programlarının konuşulduğu, tartışıldığı yerler olmaktan uzaklaştığından, bu genel kurula damgası vuran koktuk savaşları ve sendikalardan ihraç edilen kamu emekçileri olmuştur. Birçok üyenin, aydın, sanatçı, akademisyen, yazar ve gazetecilerin ihraçlara karşı imzacı olması, süreç bugüne gelmeden yapılan tartışma toplantısı çağrılarımız karşılık bulmamış, dikkate alınmamıştır. Bizler sendikalarımıza aidatlarla bağlı olan kamu emekçileri değiliz! Tarihimizle, mücadele geleneğimizle bağlıyız! 10 kişi değiliz! Milyonlarız! Bugün faşizm, her türlü saldırısıyla bizleri demokratik alandan tasfiye etmek istiyor. Sendikalardaki varlığımız, kamu emekçilerine dönük saldırılara direnişlerle cevap vermemiz, faşizmi rahatsız ettiği kadar reformist anlayışları da rahatsız etmektedir. Bu saldırılar birbirinden bağımsız değildir ve ortak bir amaca hizmet etmektedir.

Bizler bu tasfiye sürecine sessiz kalsaydık, istifa edip gitseydik, bugün yine sessiz sedasız ihraçlar oylanacak, koltuklar gönül rahatlığıyla paylaşılacaktı, kamuoyuna hiç bir anlayış açıklama yapma gereği duymayacaktı.! Bizler sendikaların itibarını düşürenleri, koktuk savaşı verenleri, ilkesiz ittifak yapanları, sınıf mücadelesinden vazgeçen bu siyasal-sendikal anlayışları iyi tanıyoruz! Emperyalizme karşı mücadele etmek yerine işbirliği yapmalarından, faşizmle mücadele etmek yerine uzlaşmaktan, KHK zulmüne karşı çıkamamaktan… biliyoruz, tanıyoruz! Tarih bu siyasal anlayışları tasfiyecilikle anarken bizler tarihe onurlu mücadelemizi miras bırakacağız. Ustalarımızdan öğrendiğimiz birliği, dayanışmayı, omuz omuza mücadeleyi yükseltecek, kamu emekçilerine umut olacak bizleriz!

Mücadelemiz her alanda, her platformda var olmaya devam edecektir. İşyerlerinden başlayarak kamu emekçilerin kendi sorunlarına birlikte çözüm yollarını bulduğu, direnmeyi ve dayanışmayı öğrendiği meclislerimizle başaracağız.

Baskılar Bizi Yıldıramaz!

Kahrolsun Tasfiyecilik Yaşasın Devrimci Sendikacılık!

Yaşasın Devrimci Memur Hareketi!

 Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız!

 

Kamu Emekçileri Cephesi

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode