10
AKP Acizdir, Korkaktır!
O Yüzden Bu Kadar Pervasızca Saldırıyor!
Özgür Tutsaklar Direnişe Geçtiler!
Teslimiyet Değil Direniş Kazanacak!
AKP OHAL bahanesiyle her yere saldırılarını artırarak devam ediyor. Bu saldırıların başında da tutsaklar geliyor. OHAL öncesinde başlattıkları saldırılara sürgünlere devam ediyor.
Hapishaneler her dönem egemenlerin hedefi olmuştur. Egemenler için tutsaklar yok edilmesi gereken insanlardır. Ülkemizde tutsaklara yönelik saldıralar bu yanıyla yeni değildir. OHAL bu yanıyla bahanesidir. Tutsaklarda her dönem bu saldırılara karşı direnerek teslim olmamışlardır. Ölüme meydan okumuşlardır. Bedenlerine ölüme yatırmışlardır. 84 ölüm orucunda dört, 96 ölüm orucunda on iki ve büyük direnişte 122 devrimci tutsak yaşamlarını yitirmiştir. Ölümle tehdit etmek boşunadır. Ölüme gülerek gidenlere ölüm kar etmez. 19 Aralık 2000’de 20 hapishaneye birden yaptıkları operasyonla F tiplerine atarak tecritle teslim almak istediler ama 16 yıldır teslim alamadılar. Alamadıklarının en güzel örneği oldu Hasan Selim, Bahtiyar, Şafak, Elif Sultan, Çiğdem, Berna… Onlar tecritin duvarlarını kırıp halkın adaleti oldular. Tecriti yerle bir ettiler. O yüzden bu kadar tahammülsüzler o yüzden bu kadar düşmandırlar özgür tutsaklara. Dediğimiz gibi bugün OHAL adı altında yapılan saldırılar bir devlet politikasından başka bir şey değildir. OHAL öncesinde tutsakların haklarını gasp etmeye başlamışlardı. Eşyalarına el koymaya, kitaplarını sınırlamaya, sohbet haklarını kısıtlamaya, avukat ve görüşçü yasağı getirilmesi, sürekli hapishaneden hapishaneye sürmeleri ve birçok saldırılara maruz kalıyorlardı. OHAL’den hemen sonrada daha pervasızlaşmışlardır. Sürgün sevklerde tutsaklara yapılan işkenceler ortada. Şakran Hapishanesi’ndeki kadın tutsaklara azgınca saldırıp işkence yaptılar. Bizzat müdür tarafından talimatla saçlarından sürüklenmişlerdir. Erkek tutsaklarda benzer işkencelere maruz kalmışlardı. Son olarak dün Bakırköy Kadın Hapishanesi’ne saldırıp kadın tutsakları Silivri’ye sürmüşlerdir. Saldırıların başında tutsaklar direnişe başlayacaklarını ilan etmişlerdi. Dün de Bakırköy Hapishanesi’ndeki kadın tutsaklar hücrelerini yakarak saldırılara boyun eğmemişlerdir. Diğer hapishaneler de benzer direnişler sergilemişlerdir. Bu direnişler bir kez daha özgür tutsakların teslim alınamayacağının göstergesi olmuştur. Bizler de kamu emekçileri olarak tutsaklardan aldığımız direnişi alanlarda büyütmeliyiz. Onlar dört duvar arasında direnirken biz de direnmeliyiz. Saldırılara boyun eğmemeliyiz. Sıramızı beklememeliyiz. Tutsakların direnişi bizim pusulamızdır. Bu tercih değil zorunluluktur.
Bugün tutsaklar saldırı altındadır. Onların yanında olarak bu saldırıyı boşa çıkartmalıyız. Daha kısa bir süre önce onlarla birlikte aynı hücreleri paylaşmıştık. Birlikte aynı havayı soluyup, birlikte üretmiş, birlikte gülüp, birlikte ağlamıştık. Onlara sahip çıkmak aynı zamanda vefa borcumuzdur. Aydın olmanın gerekliliğidir. Egemenlerin saldırı politikalarını dayanışmayla kıralım. Onların dışarıdaki sesi soluğu olalım. Bu bizim için lütuf değildir zorunluluktur. Bu bilinçle özgür tutsaklara sahip çıkalım.
Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!
Devrimci Tutsaklara Yönelik Saldırılar Sürgünler Derhal Durdurulsun!
Emekçiyiz Haklıyız Kazanacağız!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ
2 AĞUSTOS 2016