Home Blogİzmir DİH Açıklama

İzmir DİH Açıklama

by halkinkutuphanesi
0 comments
12/08/2015

LİNÇÇİLER GİTTİKLERİ HER YERDE OYA BAYDAK VE DEVRİMCİLERİN LANETİ İLE KARŞILAŞACAKLAR. BU GÜN İZMİR YARIN BİR BAŞKA İL.

Linç Örgütleyenler bir gün mutlaka kabusları olan işçilerden derslerini alacaklar. LİNÇ faşizmin uyguladığı basit sıradan bir saldırı yöntemi değil, en vahşi saldırı yöntemlerindendir.

LİNÇ; Halkı halka kırdırma yöntemidir. Birbiri ile sınıfsal bir çelişkisi olmayan iki taraf vardır özünde. Ama faşizm aralarında çelişki varmış gibi örgütler. DİSK’ de aynısını yapmıştır. Genel-İş sendikasından işten atıldıktan sonra DİSK önünde oturma eylemi başlatan Oya BAYDAK ve devrimcilere DİSK in kapısını kapatan Arzu ÇERKEZOĞLU’NU; Kani BEKO ve Remzi ÇALIŞKAN başta olmak üzere katkısı olan tüm sendikacıları devlet özel ödülle ödüllendirmelidir. “Bir linç ancak bu kadar örgütlenebilir; Mersin, Diyarbakır, Ankara ve İzmir den 300 işçiyi bir araya getirdiniz işçileri ve devrimcileri linç ettirdiniz.Bu kadarını biz bile yapamadık biz ancak oldukları iller de onlarca kişi bulabiliyorduk”diye. Övünebilirsiniz bunun için en çok da İzmir’li Genel-İş sendikası yöneticileri övünmeli bir eksik ile tam kadro oradaydık diye.

Linç saldırısında en çok yer alan Genel-iş sendikasının izmir şubeleri. Genel-iş sendikasının İzmir’de 5 şubesi var bunlardan sadece 2 no’lu şube gelmemiş. O da toplu sözleşme günü olduğu için. Toplu sözleşmesi olmasaydı gelir miydi bilinmez, ama linç saldırısını kınadığına tanık olan hiçbir işçiye rastlamadık. Genel-iş sendikasının linç saldırısına katılan şubeleri Ankara 1 Nolu, Diyarbakır, Mersin ve İzmir’in 4 şubesinin tüm yöneticileri.
DİSK’ e bir saldırı varmış onun için gelmiş hepsi. Ve şubelerinden işçileri böyle toplamış sendikanın şube yöneticileri. Hiç sorgulamak akıllarına gelmemiş. Saldıran kim.? Kim kime saldırmış.? Bir kısmı kimin orada oturma eylemi yaptığını bile bile işyerlerinden işçi toplayıp getirmiş. Oysa; Oya BAYDAK’ ı arasalar telefonla bu sorunun da cevabını bulurlardı tabiki. Ama onların derdi adaletli olmak değil de Genel-İş Genel Merkez Yöneticilerine yalakalık yapmak olunca,en basit soru bile akıllarına gelmemiş. Linç faşizmin bir sindirme politikasıdır. DİSK Yöneticileri faşist bir yönteme baş vurarak,” şanlı direniş” tarihine bir yenisini eklemiştir. Onlarca işçi ölürken kılı kıpırdamayan sendika yöneticileri DİSK’ i devrimcilerden ve işçiden kurtarmak için canhıraş çalışmış ve 300 işçiyi işçi linç ettirmeye getirmişlerdir.
Nasılda kurtardılar DİSK’lerini aslanlar gibi! ellerine devrimci kanı bulayıp yanlarına kalacağını sanmışlar ama olmamış. Gittikleri yerlerde hem işçiler hem de patronlar kendilerini kınamış.Yani Genel-iş sendikası ünvanına unvan katmış durumda. Patronlara verdikleri koz cabası. İzmir şubelerine üye işçilerin bir kısmı sendika yönetimlerine tepkilerini bayramda göstermişler. İzmir Çiğli Belediyesine bayramlaşmaya giden şube yöneticisi Ayhan TURAN ile işçilerin bir kısmı bayramlaşmayarak tepki gösterirken, Çiğli Belediyesinin şantiyesinde işçiler yöneticilere elinizde işçi kanı var demişler ve kendileri ile bayramlaşmamışlardır. Karabağlar belediyesinde ise özel kalem müdürü bayramlaşmaya giden şube yöneticilerinden Ali Haydar’ı “başkanım Ali Haydar çok yorgun DİSK’ in önünde işçi dövmekten geliyor” diye teşhir edince, “bu nasıl sendikacılık böyle, işçiyi döven sendikacılar ile bizim işimiz olmaz” diyerek belediye başkanı bile tepki göstermiştir. Kadere bakın faşist bir yöntemi savunan bir işçi sendikasının yöneticileri, ve kınayan patron. Ve yine aynı özel kalem müdürü, Oya BAYDAK’ın iş akdinin haklı bir fesih olduğunu savunan Genel-İş sendikası yöneticilerine “ bundan birkaç zaman önce bizim çaycı da meclis üyelerine çay vermiyordu. Biz bu çaycıyı işten atsaydık o zaman haklı bir fesih olacaktı demek” diyerek onlara sendikacılık dersi vermiştir.
Şimdi İzmir Belediyelerinde çalışan işçilere soralım, bu adamlar sizin hakkınızı nasıl savunacak. Kendi işçisini işten atıp. “Tazminatını ödedik “diyen bir sendika yönetimine işveren “sen kimsin daha dün senin kapının önünde işten attığın bir işçi direnmiyor muydu” “ onu linç ettiren sendikacılar siz değil miydiniz” demez mi.? Der. Burjuvazinin hafızası güçlüdür. Der. Bunu dedirten Amerikan Mafya yöntemleri kullanmaya başlayan patron sendikacılarıdır. Hiçbir Genel-iş yöneticisi kendisini “biz DİSK’i kurtarmaya gittik” diye temize çıkaramaz. Karabasan gibi bu kara leke peşlerinden gidecek.
Linççi güruh duyun işitin bundan böyle ;
Biz DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKET’LİLERher birinizi gittiğimiz her yerde teşhir etmeye devam edeceğiz. Her gün bir işçinin katledildiği vatanımızda bir gün olsun hiç biriniz iki otobüs hatta yarım otobüs işçiyi (ÇANKAYA BELEDİYESİ meclise yakın bir belediyedir, oradan toplasanız ona da razı olurduk) meclise yürütmek için toplamamışsınızdır. Ama düzenin sürekli saldırısı altında olan, her gün tutsak edilen katledilen devrimcilere gelince saldırmak için güruh olarak toplanıp birde utanmadan faşizme karşı omuz omuza diyerek DİSK’ in önüne gelmişsinizdir. Bu sloganı düzene karşı atamazdınız tabiî ki. Devrimcilere atmak kolay. Düzen bu sloganın hesabını sormaz nasılsa. Devrimcilere ve işçiye saldırdınız diye belki ödül bile verir.” Devrimcilere düşman sendikacılık anlayışında birinci geldiniz” diye. Ama işçilerden alamayacaksınız. Biz onu biliyoruz. İzmir belediyesinde çalışan işçiler Memiş SARI’nın fotoğrafı olan DİH özel sayıyı görünce bu satılık sendikacıyı derginizin kapağına koyarak dergiye yazık etmişsiniz,bu satılık sendikacı ancak kendisine yakışanı yapmış”diyerek tepki göstermiştir. “Bu senede sattı bizi” diye tepki göstermiştir.
İşçilerin kurtuluşu sizin gibi patron sendikacılarının elinde olamaz. İşçilerin kurtuluşu İŞÇİ MECLİSLERİN DE ÖRGÜTLENMEKTENgeçer. Bu düzen çürümüştür. DİSK’deki sendikal anlayış çürümenin dibidir. Bu düzen bozuktur. Bozuk düzende sağlam çark olmaz. “Olur” diyen var ise önlerinde bir yol ayrımı vardır.

İZMİR DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode