Ortadoğu’da gerilim her geçen gün daha da büyüyor. ABD ve Israil’in İran’a yönelik saldırıları ve askeri hamleleri bölgedeki savaş tehlikesini artırmakta, halkları daha büyük bir yıkımın eşiğine sürüklemektedir. Emperyalist müdahaleler onlarca yıldır Ortadoğu’ya barış değil, yalnızca savaş, yoksulluk ve istikrarsızlık getirmiştir.
Bugün burada yükseltilen ses, bu müdahalelere karşı bir itirazdır. Ortadoğu halkları kendi kaderlerini kendileri belirlemelidir. Bölgenin geleceği dış güçlerin askeri operasyonlarıyla değil, halkların özgürlüğü, barışı ve eşitliği temelinde kurulmalıdır.
ABD’nin ve İsrail’in İran’a yönelik saldırgan politikaları gerilimi daha da tırmandırmaktadır. Bu saldırılar sadece devletler arasındaki bir çatışma değil, aynı zamanda bölge halklarının güvenliğini ve yaşamını tehdit eden bir politikadır.
Bizler, Ortadoğu’da yeni savaşlar istemiyoruz. Emperyalist müdahalelerin sona ermesini ve halkların barış içinde yaşayabilecegi bir gelecek kurulmasını savunuyoruz. Tarih göstermiştir ki sonunda kazanan savaş politikaları degil, özgürlük ve adalet için mücadele eden halklar olacaktır.

