Halkın Hukuk Bürosu Enternasyonal Bürosu Açıklaması:
EMEKLİ MECLİSİ’NE YÖNELİK OPERASYON VE TUTUKLAMA KARARLARI DEMOKRATİK MÜCADELENİN TERÖRİZE EDİLMESİ, BAŞTA ÖRGÜTLENME HAKKI OLMAK ÜZERE TÜM DEMOKRATİK HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN YOK EDİLMESİDİR!
YAŞLI VE HASTA İNSANLARI TUTUKLAMAK CİNAYETE TEŞEBBÜSTÜR!
TUTUKLANAN EMEKLİ MECLİSİ ÜYELERİ DERHAL SERBEST BIRAKILSIN!
Türkiye’de siyasi iktidarın, AKP faşizminin temsilcilerinin, özel olarak da adalet bakanlarının ağızlarını her açtıklarında “Türkiye bir hukuk devletidir”, “yargı bağımsızdır” diye zırvalamaları boşuna değildir. Bu söylemler, olmayan bir şeyin varlığına halkı inandırmak için gösterilen “olağanüstü” bir çabanın ve yeteneğin ürünüdür. Zira hayat onların bu sözlerini değil bu sözlerin zırvalığını her geçen yeniden ve yeniden ortaya koyuyor. Bunun son örneği aralarında kanser, KOAH gibi ölümcül hastalıkları bulunan, yaşları 70-80 arasında kişilerin de bulunduğu Emekli Meclisi üyelerinin gözaltına alınması ve tutuklanmasıdır.
31 Mart günü Emekli Meclisi üyelerine yönelik yapılan “şafak operasyonu” kapsamında gözaltına müvekkillerimizden İstanbul’da adliyeye çıkarılan Nurettin Kılıç, Tülin Karakullukçu, Önal Akkaya, Hasan Kaşkır, Lerzan Caner, İsmet Ağırman ve Ömer Sarsılmaz, içi boş “DHKP-C üyeliği” iddialarıyla tutuklanmıştır. Didim’de gerçekleştirilen operasyonla gözaltına alınan, aralarında kanser hastası Ahmet Kulaksız ve 80 yaşını aşmış Emine Kaşkır’ın da bulunduğu müvekkillerimizin ise tamamı aynı gerekçelerle tutuklanmıştır.
Emekli Meclisi üyelerine yönelik gerçekleştirilen bu operasyon ve ardından gelen tutuklama kararları, AKP iktidarının demokratik muhalefeti sindirme, yıldırma ve tamamen yok etme politikasının en acımasız örneğidir. Bu kararlar hukuki değil, siyasi bir tasfiye ve imha operasyonun bir parçasıdır. “Terörizm” demagojisi, iktidarın elinde tüm demokratik itirazları kriminalize etmek için bir kalkan olarak kullanılmaktadır. Emekli Meclisi üyelerinin “Emekliler açlığa ve sefalete mahkum edilemez” demesi, anayasal hakları olan örgütlenme hakkını, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ve ifade özgürlüğünü kullanması suç sayılamaz. Bu hakların kullanılmasına “terör” kılıfı uydurmak, Türkiye’nin bir “hukuk devleti” olmadığını, aksine siyasi terminolojideki karşılığı faşizm olan bir baskı rejimiyle yönetildiğinin bir kez daha ve açıkça ilan edilmesidir.
Bu operasyonun ve verilen tutuklama kararlarının nedeni açıktır: İlerleyen yaşlarına rağmen “EMEKLİLER AÇLIĞA VE SEFALETE MAHKUM EDİLEMEZ, SADAKA DEĞİL HAKKIMIZI İSTİYORUZ, İNSANCA BİR YAŞAM İSTİYORUZ” diyen, hak arama mücadelesi veren emeklilerin sesini kısmak, boğmak ve tüm halka gözdağı vermektir.
Yaşlı ve Hasta İnsanları Tutuklamak Cinayete Teşebbüstür!
70-80 yaşındaki, yüksek tansiyon ve kanser gibi ciddi sağlık sorunları olan insanların demokratik faaliyetleri nasıl bir “güvenlik tehdidi” oluşturabilir? Bu insanların sağlık durumları ve yaşları göz ardı edilerek tutuklanmaları, sadece hukuka aykırı değil, aynı zamanda hayatlarına kasteden bir cinayete teşebbüs niteliğindedir.
Açıkça ilan ediyoruz ki Ahmet Kulaksız ve Emine Kaşkır başta olmak üzere, AKP faşizminin siyasi talimatlarıyla tutuklanan tüm müvekkillerimizin başına gelecek her türlü olumsuzluktan bu siyasi kararları ve talimatları verenler doğrudan sorumlu olacaktır.
Hakları için örgütlenmek suç değildir! Emeklilerin insanca yaşam talebi suç değildir! Demokratik haklarını kullandıkları, insanca bir yaşam istedikleri için tutsak edilen Emekli Meclisi üyeleri derhal serbest bırakılsın!
KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
