Home BlogHATİCE YÜKSEL’İN ÇADIR GÜNLÜĞÜ

HATİCE YÜKSEL’İN ÇADIR GÜNLÜĞÜ

by halkinkutuphanesi
0 comments
AÇIĞA ALINMAMIN 62. GÜNÜ…
ÇADIR DİRENİŞİMİN 13. GÜNÜ…
Muhteşem bir sabaha uyanmadım. Zaten arkadaşımın evindeki fareler de sihirli bir arabaya falan da dönüşmemiş. 8 Haziran sabahının benim için en güzel tarafı, artık insanların bana sanki ‘direnmeme gerek yokmuş, seçimden sonra her şey harika olacakmış’ gibi şeyler söylemeyecek olması.

Buna inanmıyorum, inanamıyorum. Hele şu son iki ayda şahit olduklarım bunu iyice destekledi. Ben açığa alındım, mücadele etmeye başladım. Destek vermesi için gittiğim kurumlardan kimileri, başta da sendikam olmak gündemlerine seçimden başka bir şey almayacak kadar odaklanmışlardı. Bu esnada, benim uzaklaştırılarak tecrit ediliyor olmamın devam ediyor olduğu gibi, pek çok insan hak kaybı yaşamaya devam etti. Hatta hak kaybını da geçtim, insanlar ölmeye, öldürülmeye devam ediyordu. Ve ne yapıldı, 8 Haziran’ı beklemekten başka. Seçimle demokrasi, adalet geleceğini iddia ederlerken, seçim nedeniyle bunlara gözlerini kapatıyorlar, hiç inandırıcı değil. Ben 13. günümde adaletin ancak ve ancak mücadeleyle kazanıldığını bilerek yoluma devam ediyorum. Güzel bir gün geçirdim yine, ziyaretçilerim oldu, dolu dolu sohbet ettim. Herkesin anlatacak bir hikayesi var mutlaka. Bugün beni en mutlu eden şey aldığım bir telefon oldu. Silifke’den Ayla ablam aradı. Kendisi de yaklaşık bir buçuk sene önce Silifke Devlet Hastane’sinde taşeron temizlik işçisi olarak çalışırken uydurma bir gerekçeyle işinden atılmış, hastane bahçesinde kurduğu direniş çadırında 100 güne yakın direnerek işini geri kazanmıştı. O zaman yanına her gidişimde sevindiği zaman “Abla, bu benim görevim. Bugün sana yarın bana. Hep birlikte mücadele edeceğiz” derdim. Bugün o gün işte. “Hep yanlış adamlara çatıyorlar, iyi ki bizim başımıza geldi, baskılara teslim olmayacağımızı görüyorlar” dedi. Daha ne diyeyim bu sözün üzerine.  Az önce günlüğümü yazarken de İstanbul’dan buraya gezmeye gelen biriyle tanıştım. Merak etmiş neden çadırda olduğumu, kısaca(!) anlattım. ‘Boş ver öğretmenliği’ diyerek bana hosteslik işi teklif etti. Birazdan tekrar uğrayacak, neden işime dönmek istediğimi dinlemek istiyor. Onu da kısaca(!) anlatacağım. Sonra da bu günü noktalarım artık.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode