5
Hatay Samandağ’da; Nuriye ve Semih için 1 Kasım Çarşamba günü saat 13:00’de CHP ilçe binasında “Samandağ Halk Komitesi” olarak bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya CHP ilçe başkanı İbrahim Aydoğan ve Mücadele Birliği’nden bir temsilci katıldı. Açıklamada; Samandağ halkının Nuriye ve Semih’in yanında olacağı ve direnişlerini sürekli sahiplenildiğini dile getirdiler. Devletin kanunsuz, hukuksuz ve keyfi bir şekilde insanların işlerini ellerinden aldıklarını, devletin pervasızca insanların haklarını gasp ettiği ve bu haksız tutum karşısında sadece direnerek mücadele edildiğine değinildi. Biat kültürünü yaymaya çalışan iktidarın, Nuriye ve Semih’in direnişi karşısında baskıyla, şiddetle, tutuklamalarla, faşizan yöntemlerle direnişi gündemden düşürmeye çalışıldığına değinildi. İktidarın Semih’in ve Nuriye’nin direnişi karşısındaki acizliğini ve pervasızlığını arttırarak halkın avukatlarına, direnişin haberini yapanlara, sosyal medyada direnişin paylaşımlarını yapanları tutukladığı ve bunlarla da yetinmeyip Semih ve Nuriye isimlerini yasaklayarak iktidarın dengesini kaybettiğine değinildi. Ayrıca, Nuriye ve Semih’in direnişinin toplum vicdanında, hak gaspı yapan iktidarın iki eğitimciye ve çevrelerindeki toplumsal kesimlere işkence yapan bütün sorumlular hesap vermelidir denildi. Nuriye Gülmen’in bilincinin kapanma aşamasına geldiği, zorla müdahaleyle sakat kalma tehdidi altında olduğu söylendi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın bir an önce işlerine iade edilmelerini, ölümün kıyısında olan bu iki eğitimcinin yaşatılmasını istiyoruz denildi.
Hatay Samandağ’da; Nuriye ve Semih için 1 Kasım Çarşamba günü saat 13:00’de CHP ilçe binasında “Samandağ Halk Komitesi” olarak bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Açıklamaya CHP ilçe başkanı İbrahim Aydoğan ve Mücadele Birliği’nden bir temsilci katıldı. Açıklamada; Samandağ halkının Nuriye ve Semih’in yanında olacağı ve direnişlerini sürekli sahiplenildiğini dile getirdiler. Devletin kanunsuz, hukuksuz ve keyfi bir şekilde insanların işlerini ellerinden aldıklarını, devletin pervasızca insanların haklarını gasp ettiği ve bu haksız tutum karşısında sadece direnerek mücadele edildiğine değinildi. Biat kültürünü yaymaya çalışan iktidarın, Nuriye ve Semih’in direnişi karşısında baskıyla, şiddetle, tutuklamalarla, faşizan yöntemlerle direnişi gündemden düşürmeye çalışıldığına değinildi. İktidarın Semih’in ve Nuriye’nin direnişi karşısındaki acizliğini ve pervasızlığını arttırarak halkın avukatlarına, direnişin haberini yapanlara, sosyal medyada direnişin paylaşımlarını yapanları tutukladığı ve bunlarla da yetinmeyip Semih ve Nuriye isimlerini yasaklayarak iktidarın dengesini kaybettiğine değinildi. Ayrıca, Nuriye ve Semih’in direnişinin toplum vicdanında, hak gaspı yapan iktidarın iki eğitimciye ve çevrelerindeki toplumsal kesimlere işkence yapan bütün sorumlular hesap vermelidir denildi. Nuriye Gülmen’in bilincinin kapanma aşamasına geldiği, zorla müdahaleyle sakat kalma tehdidi altında olduğu söylendi. Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın bir an önce işlerine iade edilmelerini, ölümün kıyısında olan bu iki eğitimcinin yaşatılmasını istiyoruz denildi.