6
Yine Geldiniz… Neyi Değiştirdiniz, Kime Hizmet Ettiniz?
Yine bir baskın yerindeyiz. Faşizmin acziyetini görmek isteyenler gelip arkada bıraktıklarına baksınlar. Nasıl bir can çekişmedir, nasıl bir çırpınıştır bilsinler bellesinler. Kavanozdaki tohuma düşman olabilir mi bir insan, bunlar onun düşmanı. Kapı camı bu zamana kadar ne zarar vermiş insanlığa, kapı camına düşman bunlar. Gardırop kapağı korkutabilir mi başka birini bunlar gardırop kapağından korkmuşlar. Hele bateri, elektrogitar nasıl büyük bir silah olmuş. “Bu kapıdan yıldızlara girilir” ki o yıldızlar en zifiri karanlıkta insanlığa şafağı göz kırparlar. Bu yazıya dahi tahammül edemeyenler, siz görebildiniz mi o yıldızları? Sizin bir şafağınız var mı? Yok olamaz…. Tohumu düşman belleyenin şafağı olamaz, onlara bu dünyada güneş doğmaz. Ne aradınız, yıldız mı aradınız içerde? Onları siz bulamazsınız. Kendi karanlığınızdan başka hiçbir şey bulamazsınız…
Aklınıza bir kere düştü mü, bir gecede gelen emirlerle koçbaşlarıyla girdiğiniz kapıların arkada neler yaratılıyor? Bir kere sorgulayabildiniz mi ben niye buradayım diye? Sizin hiç köylü bir arkadaşınız akrabanız olmadı mı? Bir kerecik olsun sormadınız mı işler nasıl gidiyor diye? Fındığın, pamuğun, buğdayın, hayvancılığın ne hale geldiğini anlatmadılar mı? Hiç işçi bir komşunuz olmadı mı sizin? 1404 lirayla nasıl geçindiğini merak etmediniz mi? Yabancı şirketler daha iyi sömürsün diye grev hakkının elinden alındığı işçilerin niye açlıkla pençeleştiğinide mi merak etmediniz? İşinden edilen 10 bin ve iş güvencesinden edilen milyonlarca memurdan hiçbirini mi tanımadınız? Yüzde 3 zamla nasıl yaşayacaklar hiç düşündünüz mü? Yok düşünmeyin… Siz emekçilerin sırtından kazandığınız maşlarınızla bir gece vakti tuvalet camı kırın.
Devletiniz Karadeniz’de dereleri kuruttu içiniz yanmadı mı?
Rüzgârı bağıra bağıra Almanlara sattılar gocunmadınız mı?
Ormanları üç beş zengine arsa olsun diye yaktılar siz boğulmadınız mı?
İstanbul’da deprem anında kaçacak yer bırakmadılar. Özel uçaklarında size de yer açtılar mı?
Yok… Size yer yok orada. Kaç vali, kaç emniyet müdürü harcadılar, sizin değeriniz daha mı fazla?
Bizim kapımızdan yıldızlara girilir. Orada tarım politikalarıyla aç bıraktığınız halka umut olan tohumlar var. Almanlara sattığınız rüzgârın gerçek sahipleri var. Rezidans projeleri bulamazsınız, bu kapının ardında halkın değerlerini simgeleştiren projeler var.
AKP’nin her politikası iflasını gösteriyor. Ekonomiden tarıma, eğitimden sanayiye atılan her bir adım daha fazla krize sürüklüyor. Alternatif olan en küçük tohuma olan düşmanlıkları bundan. Büro baskınları gözaltılar son çırpınışların göstergesi. Tohumlar yine yeşerir kırılan her bir eşya yine yerine gelir. Halk için mühendislik mimarlık sömürünün, talanın olduğu her yerde halkın içinde alternatifleri ortaya koymaya devam edecektir.
BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ…
MÜHENDİSİZ MİMARIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ…
HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI




