Home açıklamalarHalkın Hukuk Bürosu Açıklaması:

Halkın Hukuk Bürosu Açıklaması:

by halkinkutuphanesi
0 comments
ZULÜM İLE BOYUN EĞDİREMEDİKLERİNİZİ
KOMPLOLARINIZLA YENEMEZSİNİZ.
KOMPLOLAR ER YA DA GEÇ ORTAYA ÇIKAR. KAZANAMAZSINIZ!
Komploculuk çaresizliktir. Komplo, entrika, işkence, gözaltı, tutuklama, katliam ile bir halkı teslim alamazsınız. Bunlar bir iktidarın tükenişini, çürümüşlüğünü, zayıf ve zavallılığını ortaya koyar.
Dünya ve Türkiye tarihi bu tür komplo yargılamaları ile doludur. Hitler, Reictag komplosu ile nasıl Dimitrov’u cezalandırmak istedi ise bugün onları aşan komploları AKP hazırlamaktadır.
Halka karşı savaşını yürütürken AKP’nin en çok kullandığı araçlardan bir tanesi de yargıydı. Yargı siyasal iktidarın toplumsal muhalefeti, devrimcileri tasfiye aracı olarak kullanıldı. Kime karşı savaş açtıysa yargıyı da bu savaşta etkin olarak kullandı. Yargı üzerinden ideolojik, psikolojik savaş yürüttü. Bu, artık herkesçe bilinen bir gerçektir. Bugün gelinen noktada yargıya kimsenin güveni kalmamıştır. Buna rağmen AKP yargıyı tasfiye aracı olarak kullanmaktan vazgeçmiyor. Yargı eliyle akla hayale gelmeyecek komplolar kurmaya devam ediyor.
ABD’li akıl hocalarından ödünç almış oldukları kontrgerilla yöntemlerle, karikatürize bir tarzda basını da kullanarak psikolojik savaşa devam ediyorlar. İstanbul Emniyet Müdürlüğünde ürettikleri senaryoları gazetelerde ve TV’lerde manşet manşet yayınlatıyorlar. Mantık ilkelerine aykırı, ne söyledikleri anlaşılmayan haberlerin arkasından gözaltılar, tutuklamalar, gizlice yürütülen soruşturmalar başlıyor. Aynı haber onlarca gazetede günlerce tekrar ediliyor.
Bunlardan bir tanesi geçen hafta tutuklanan müvekkilimiz Gürkan Türkoğlu ile ilgili idi.
Gürkan TÜRKOĞLU 21.10.2016 gecesi Gençlik Federasyonu ve İdil Kültür Merkezine yapılan baskında gözaltına alındı. Bu soruşturma kapsamında DHKP/C örgütü üyesi olmak iddiasıyla,  11 gün gözaltında tutuldu. Çıkarıldığı Sorgu Hakimliği’nce de serbest bırakıldı. Ancak polis, daha öncede defalarca gözaltına aldığı, devrimci, sosyalist kimliği ile bildiği Gürkan’ı serbest bırakıldığı mahkemenin önünden yeniden bir başka soruşturman var diyerek gözaltına aldı. Gürkan bu soruşturma kapsamında da 7 gün daha gözaltında tutuldu. Suçunun FETO/PDY örgüt üyesi olmak olduğu söylendi.
Gürkan Türkoğlu’na, 21.10.2016 tarihinden itibaren gözaltında tutulduğu 11 gün boyunca “FETÖ/PDY” ile ilgili hiçbir soru sorulmadı.
Bunca yıl devletin gücünü de arkasına alarak başta devrimciler olmak üzere halkın her kesimine karşı suç işleyen, katliamlar yapan bu halk düşmanı örgüte dahil edilmeye karşı çıkan Gürkan 11 günlük açlık grevinin ardından yeniden gözaltına alındığı tarihte, hayatını da tehlikeye atarak, savcılık karşısına çıkarılıncaya kadar 6 gün boyunca su ve şeker dahi almayarak açlık grevine devam etmiştir. Bilimsel olarak açlık grevi eylemlerinde 7 günün üzerinde sıvı alınmaması ölüme yol açmaktadır. Gürkan bunu bilerek bilinçli bir biçimde susuz açlık grevi yapmıştır.
MÜVEKKİLİMİZ GÜRKAN NEDEN FETO/PDY ÖRGÜTÜ İLE İLİŞKİLENDİRİLMİŞTİR?
Gürkan’ın “FETÖ/PDY” örgütü ile neden ve nasıl ilişkilendirildiği açıklanmamıştır. Dosya gizli tutulmuş, kendisine “SUÇLAMA” olarak yöneltilen soruların hiçbirisi kendisi ile ilgilisi bulunmayan kişilere ait suçlamalardır.  Gürkan zorlama yöntemlerle örgüte bağlanmaya çalışılmıştır.
Avukatları olarak bizler dosya üzerinden suçlama konusunda bilgi alamazken, AKP’nin borazanlığını yapan gazetelerde konuyla ilgili birçok haber yapıldı. Akşam gazetesinde çıkan haber “Paralel polisler DHKP-C’li Asuman Akça’yı birçok eylemde kullanıp, infaz emri verdi. Saldırıya uğrayan Akça şans eseri kurtuldu. Suikastçıyı Bank Asya’nın paralelci avukatı savundu.” Şeklindedir.
İddia, Asuman Akça’nın polis tarafından kullanıldığı ve bunun açığa çıkması durumunda FETÖ tarafından öldürülmeye çalışılması şeklindedir.
Doğrudur, Asuman Akça öldürülmek istenmiştir. Ancak DHKP/C örgütü tarafından öldürülmek istenmiştir.
BİR KİŞİ AYNI OLAYDAN ÖTÜRÜ İKİ DEFA YARGILANAMAZ
DHKP/C Örgütü “Asuman Akça’yı çete kurmak ve örgüt işleyişi ile bağdaşmayan, örgütün ahlak ve değerlerine aykırı faaliyetleri nedeni ile ‘cezalandırdığını’” yaptığı açıklama ile duyurmuştur. Müvekkil Gürkan hakkında o dönem Asuman Akça’nın “cezalandırılması” eyleminde aracılık ettiği iddiası ile hakkında soruşturma başlatılmış ve tutuklanmıştır. Bu dosya kapsamında Bakırköy 12. Ağır Ceza mahkemesinin 2014/126 Esas Sayılı dosyasında DHKP/C Örgüt üyeliği suçlaması yargılanmış ve ceza almıştır. Bu dosya Yargıtay’da olup henüz kesinleşmemiştir. Müvekkilimiz Gürkan’ın AYNI DOSYA KAPSAMINDA BAŞKA BİR ÖRGÜT ÜYELİĞİNDEN YARGILANMASI HUKUKEN MÜMKÜN DEĞİLDİR. AKSİ HALDE BU MÜKERRER BİR YARGILAMA OLUR.
Gürkan ile birlikte aynı soruşturma dosyasında Ali Fuat YILMAZER, Ferdi TAŞKAYA isimli polisler bulunmaktadır. Bu kişiler Gürkan’ın defalarca gözaltına alınmasına, işkence görmesine ve tutuklanmasına neden olan kişilerdir. Hakkında sahte tutanaklar düzenleyip, yıllarca tutuklu kalmasına neden oldukları Gürkan’la, söz konusu polislerin aynı örgütten olmayacaklarını herkes anlayabilir. İddia edildiğinin aksine DHKP/C ile “FETÖ”nün yan yana gelemeyeceği de bilinir. Çünkü iki örgüt, iki zıt ideolojiyi savunmaktadır. Emperyalist sistemin temsilcisi FETÖ örgütün polisleri, savcıları ve hakimleri görevdeyken demokratik alanda çalışan birçok insanı DHKP/C üyesi olmak gerekçesiyle tutuklamış ve cezalar almalarına neden olmuşlardır. “FETÖ” yapılanması DHKP/C örgütünü kullanmak değil, yok etmek için yıllarca uğraşmıştır. Örgüt üyeliği iddiasıyla gözaltına alınanlar hakkında sahte tutanaklar tutulmuş, işkence yapmış ve tutuklanmaları için ne gerekiyorsa yapmışlardır. FETÖ örgütünün yayın organlarında DHKP/C örgütü hakkında kara propaganda içeren programlar hazırlanmıştır. Birbirine tamamen zıt ideolojilere sahip bu iki örgütün adının bile ortak anılması abestir. AKP’nin komploculuğunu ortaya koymaktadır.
EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜNDEKİ “TERÖRLE MÜCADELE ŞUBESİ” KOMPLO ÜRETME MERKEZİDİR. AMAÇLARI SİYASİ BAŞARI KAZANMAKTIR. BU ŞUBE SUÇ POLİTİKASI ÜRETMEKTEDİR. BU GERÇEĞİ TERÖRİZM KAVRAMI İLE GİZLEMEYE ÇALIŞMAKTADIRLAR.
TERÖRİZM kavramı hukukumuza 1991 yılında TMK’nun yürürlüğe girmesi ile girdi.  1991 yılından önce “siyasi suç” olarak tanımlanan suçlar “terör suçu” oldu. Ceza kanununda 10 madde de düzenlenmiş suçlar, yeni bir kanunla “terör suçu” sayıldı. Emniyetteki siyasi şube, terörle mücadele şubesine; siyasi suçla mücadele, “terörle mücadele” haline dönüştürüldü. Siyasi tutsak, “terör suçlusu” oldu.
Amaçları devrimcileri halktan yalıtmak, kötü göstermek, kavram kargaşası ile kafaları bulandırmak idi. Bugün aynı işlev değişik biçimlerde devam ediyor. Bütün örgütleri birbirine karıştırıp, karmaşa yaratmaya çalışıyorlar.
Siyasi Şube komplo üretmeye devam ediyor. Fakat daha acemice davranıyorlar ve bunu çok da çok önemsemiyorlar. Bu nedenle ortaya, akla hayale sığmayacak, mantık sınırlarını zorlayan, çoğu zaman “komedi” olarak da nitelenebilecek “komplo”lar çıkıyor. Şuan onların her dediğini yerine getiren, dosyadaki çelişkileri, mantık hatalarını sorgulamayan ve kendini AKP’ye kanıtlamaya çalışan hakim ve savcılar olduğu için de kendilerini becerikli sanıyorlar. Bu komplolara devam edebileceklerini sanıyorlar. Hayır! Komplolar sizi karaya çıkartmayacak. Bu bataklığın içinde boğulup gideceksiniz.
Meslek etiğini, hukukun gereklerini bir kenara atan, kendisine ve mesleğine saygısı kalmamış olan hakim ve savcılara bir kez daha sesleniyoruz. Bugün AKP muktedir olabilir, gücü ve iktidarı elinde bulundurabilir… Peki, ya yarın ne olacağının garantisini verebilir misiniz? Unutmayın, bugün “FETÖ/PDY” üyesi oldukları iddiasıyla ihraç edilen, tutuklanan meslektaşlarınızı düşünün. Onlar da sizin gibilerdi, sizin gibi düşünüyorlardı. Onları sonunu düşünün ve halk düşmanı politikalara alet olmayın. Komplo dosyalarının önünüze gelmesine izin vermeyin. Kendinize olan saygınızı koruyabilmek için bile karşı çıkın. Kendi aklınızla düşünün…
Komplolara değil, bağlı kalmaya yemin ettiğiniz hukuka bağlı kalın. Bu yemini biz değil siz ettiniz…
Komplolar er ya da geç açığa çıkar. Gerçekler mutlaka hükmünü ilan eder. Komplolar kurarak demokratik mücadele yürüten devrimciler hakkında akıl sınırlarını zorlayan dosyalar hazırlamaktan vazgeçin!
DEVRİMCİLER DEĞİL, KOMPLOCULAR YARGILANSIN.
GÜRKAN TÜRKOĞLU SERBEST BIRAKILSIN!
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Çevik Sok. No:13/10
Kâğıthane/İSTANBUL
Tel/Faks 0212 296 31 59                                                                                            halkinhukuk@gmail.com
Açıklama No: 512

Tarih: 19.11.2016




Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode