Home açıklamalarHalkın Hukuk Bürosu Açıklaması:

Halkın Hukuk Bürosu Açıklaması:

by halkinkutuphanesi
0 comments
Suçlama Büyük: İdil Kültür Merkezinde
“Gaz Maskesi, Çekiç, Dergi Ve Gömlek” Bulundu!
İşte Grup Yorum Elemanları Bu Eşyalar Delil Gösterilerek, Akp Faşizmi Tarafından Tutuklandılar!
Grup Yorum üyesi müvekkillerimizin tamamı dün akşam saatlerinde tutuklandı. AKP faşizmi demokratlara, sosyalistlere ve yurtseverlere yönelik tasfiye operasyonuna devam ediyor. Televizyonlar, gazeteler ve radyolar kapatılıyor. Halkın haklarını savunmak için avukatlık yapan hukuk büroları ve dernekler mühürleniyor. Halk için sanat yapan sanatçılar ve aydınlar tutuklanıyor.
AKP faşizmi tüm bu saldırıları gerçekleştirirken kendi koyduğu hukuk kurallarına ve kanunlarına uymuyor. AKP Grup YORUM’a yönelik bu saldırıda da hiçbir kanuna uyulmamıştır. Şöyle ki:
Senelerdir baskı gören ve saldırıya uğrayan İdil Kültür Merkezi, 18.11.2016 tarihinde saat:15:30 sıralarında polis tarafından bir kez daha saldırıya uğramıştır. Uzun namlulu silahları ve kar maskeleriyle polisler, İdil Kültür Merkezi’nin kafe bölümünde tadilat- tamirat işleri devam ederken hızla içeriye girmişlerdir. İçeriye girdikten sonra içeride bulunan Grup YORUM elemanlarına darp etmeye başlamış ve işkenceyle yerlerde sürükleyerek polis arabasına bindirmişlerdir.
Bu saldırı esnasında Grup Yorum elemanlarından Helin Börek’in göğüs kafesi ezilmiş, bir süre sağlıklı biçimde nefes alamamış ve hareket edememiştir. Sultan Gökçek’in el bileğinde ciddi bir ödem ve morarma oluşmuş, bileğini hareket ettirememiştir. Dilan Poyraz kafasına almış olduğu darbeler nedeniyle bir süre baş dönmesi ve mide bulantısı yaşamıştır. İnan Altın’ın, Selma Altın’ın, Ali Aracı’nın ve Fırat Kıl’ı yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar, tekmelenmekten kaynaklı bot izleri oluşmuştur.
Polisler İdil Kültür Merkezi’nde silah ve mühimmat aradıklarını söylemişlerdir. Dosyadaki arama ve gözaltı işleminin bu gerekçeye dayandığı anlaşılmaktadır. Peki İdil Kültür Merkezi’nde silah veya mühimmat bulunduğuna dair bulgu, delil ve şüphe var mıdır? Yoktur. Bir Kültür Merkezi’nde bu araçların bulunacağı kanaatine nasıl ve nereden varılmıştır? Belli değildir.
Belli olan tek şey: siyasi iktidarın Grup YORUM’dan duyduğu korkudur, Grup YORUM’un yüzbinleri meydanlarda toplaması, şarkılarıyla halka güç ve moral aşılıyor olması siyasi iktidarın Grup YORUM’a düşmanlığının en büyük nedenidir.
Dosyaya ise İdil Kültür Merkezi’nde bulunduğu iddia edilen “çekiç, gaz maskesi, yeşil renkli gömlek, 4-5 tane dergi” eşyalar suç delili olarak dosyaya konmuştur. Ortada ne silah vardır ne de mühimmat! Kültür merkezinde böyle bir şey bulunmayacağını polis de gayet iyi bilmektedir. Tadilat işlerinde kullanılan çekicin, gaz maskesinin ya da haki renkli gömleğin nasıl bir suç unsuru teşkil ettiği savcılık tarafından açıklanamamıştır.
Arama da bulunan “çekiç ve gömlek” gibi “suç aletleri” dışında müvekkiller hakkında 2014 yılı öncesi Fetullahçı polislerin hazırlamış olduğu komplo dosyaları da halen kullanılmaya devam etmektedir. Şuan tutuklu bulunan bu polislerin yaratmış olduğu gizli tanık ifadeleri bugün dosyada hala kullanılmaktadır. Dosyada bulunan kısıtlılık kararından ifadelerin ayrıntısını görememekle birlikte, hâkimliğin gerekçesinde yazmış olduğu ifadelerden Fetullahçı polislerin gizli tanıklarının ifadelerinin kullanıldığını anlıyoruz. Polisler tutuklanıyor, meslekten atılıyor ama bıraktıkları gelenek ve komploculuk hala devam etmektedir.
Yukarıda yazmış olduğumuz ve delil olarak gösterilen hususlar dışında müvekkiller aleyhine başkaca bir iddia yoktur. Polis, savcı ve hakim, komplocu polislerin gizli tanık ifadeleriyle İdil Kültür Merkezi’ni ve Grup YORUM’u, DHKP/C örgütüyle ilişkilendirmiş, bu müzik grubunda çalışan bütün sanatçıları da bu örgüte üye ilan etmiştir.
Hukuki bir delil, somut kriter, maddi eylem vb. hiçbir hukuksal kritere uyma, göstermelikte olsa kanuni unsurları yerine getirme ihtiyacı hissedilmemiştir. Bütün müvekkillerimize iki soru sorulmuştur: “İDİL KÜLTÜR MERKEZİ’NDE NEDEN BULUNUYORSUNUZ?” ve “İDİL KÜLTÜR MERKEZİ’NDE BULUNAN ÇEKİÇ, GAZ MASKESİ VE DERGİLERLE BAĞLANTINIZ NEDİR?”. Hukukçular ve meslektaşlarımız tarafından bilinir ki suç kişiseldir. Ancak dosyada suçlamalar kişisel olarak getirilmemiş, İdil Kültür Merkezi’nde bulunmak suç ilan edilmiştir. Yani o sırada İdil Kültür Merkezi’nde bulunan tadilat işçileri de dâhil olmak üzere herkes gözaltına alınmış ve örgüt üyesi olmakla suçlanmıştır.
Müvekkiller gözaltına alındıktan üç gün sonra Pazartesi günü, adliyeye gidildiğinde savcılık bürosuna ve Anayasal suçlar bürosuna müvekkillerin durumu sorulmuş ancak sistemde kayıtları çıkmamıştır. Dosyaları bir numara almamış ve dosya bir savcıya teslim edilmemiştir. Bu durum açıkça kayıtdışı ve polis keyfiyetiyle gözaltına alınma anlamına gelmektedir. Polis Grup YORUM üyelerini gözaltına almaya karar vermiştir, Kültür Merkezi’ne girmiş ve sanatçıları gözaltına almıştır. Bütün bu işlemlerden sonra savcıya haber verilmiştir. Artık açıktır ki, soruşturmaları tamamen polisler yönlendirmekte ve yönetmektedir. CMK’da sorguda bulunabilecek olan kişiler bellidir, bu durum açık olmasına karşı sorguya Siyasi şube polisi girmiş, sorguda hazır bulunmuştur. Tüm talebimize ve ısrarımıza rağmen polis çıkartılmamıştır. Ayrıca aynı Siyasi şube polisi küçük bir kağıda notlar yazmış ve bu not kağıdını mübaşir aracılığıyla hakime ulaştırmıştır. Bu kağıtta ne yazdığını bilmesek de bunun bir yönlendirme olduğunu anlamak zor değildir. Savcılığın ve hâkimliğin tavrı, soruşturmanın gidişatı göstermiştir ki, soruşturma sürecini tamamen polis yönetmiştir.
Bu sebeple, hiçbir delil olmayan bir dosyada Grup YORUM üyeleri hakkında tutuklama kararı çıkmıştır. Artık İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde hiçbir hakim savcının en ufak iradesi ve karar verme yetkisi yoktur. AKP faşizminin hakim ve savcıları, “Hakimin görevi kurallara veya uluslararası normlara uymak değildir…Hakimin görevi Nazi Partisinin programına ve liderin konuşmalarına göre hukuk kaynaklarını yorumlamaktır.” Diyen Nazi Adalet Bakanı Hans Frank’ın perspektifini yaşatmaktadırlar. Hakim ve savcılar için kanunun ya da hukukun hayata geçmesi yoktur. Önemli olan AKP faşizminin ne dediğidir, kimle düşman, kiminle dost olduğudur.
İdil Kültür Merkezi yüzlerce konser düzenlemiş, yasal bir şirkette olsa, hakkında hiçbir mahkeme kararı da olmasa, komplocu polislerin yarattığı gizli tanık ifadeleri ve “çekiç ile gaz maskesi” dışında delil de olmasa, bu durum AKP’nin hâkim ve savcıları için önemli değildir. Grup YORUM halk için sanat yapmaktadır. AKP’nin suçlarını ortaya dökmektedir, halkı AKP’ye karşı binler halinde birleştirmektedir. Bu yüzden Grup YORUM’a tüm bu yaptıklarının bedeli ödetilmelidir. İşte hâkim ve savcıların bakış açıları ve aldıkları talimat budur.
Senelerdir Grup YORUM’a ve devrimcilere baskı yapan, zulmeden, tutuklayan ve komplo kuran polis, savcı ve hakimler şu anda hapishanede salya sümük ağlıyorlarsa, aynı son şuan faşizm için muhalifleri tasfiye eden hakim ve savcılar içinde geçerli olacaktır.  Hiçbir delil olmadan müvekkillerimizi soruşturanlar, gözaltına alanlar ve tutuklayanlar açıkça suç işlemektedirler.
Gözaltı, işkence ve tutuklama.. Yapılan adaletsizlikler, ödetilen bedeller.. Ne olursa, ne yaşanırsa yaşansın müvekkilimiz olan Grup YORUM üyesi sanatçılar suç işlememiştir. Halk için sanat yapmak, halk çocuklarına ücretsiz müzik kursları açmak, müzik koroları kurarak halkın ruhunu beslemek, ücretsiz konserler düzenlemek suç değildir. Asıl suçlu tiyatroları, kütüphaneleri kapatanlar, var olan geri eğitim kurumlarını bile medreselere çevirerek halkı karanlık bir cehalet içerisinde bırakmaya çalışan AKP faşizmidir.  AKP ne yaparsa yapsın halk için sanat yapan Grup YORUM’u asla bitiremeyecektir. Gelecek AKP’nin soytarılığını yapan “sanatçıların” değil, ülkesi ve halkı için müzik yapan sanatçılara aittir.
Yeni ve gelişmekte olan sanat mutlaka kazanacaktır ve topluma hâkim olacaktır. Tarih Grup YORUM’u ve halkın sanatçılarını mutlaka beraat ettirecek. Halka ve sanata düşman olanlar ise tarih tarafından yargılanacaktır.  Gayri meşru ve yasal olmayan bir biçimde rehin alınarak F Tipi hapishanelere gönderilen Grup YORUM üyelerinin serbest bırakılması için tüm meslektaşlarımızı ve sanatçıları AKP faşizmine karşı direnmeye, Grup YORUM’a sahip çıkmaya çağırıyoruz.
HALK ÇOCUKLARINA SANAT EĞİTİMİ VERMEK SUÇ DEĞİLDİR!
BİR HALKIN TÜRKÜLERİNİ YAPANLAR, YASALARINI YAPANLARDAN DAHA GÜÇLÜDÜR!
TÜRKÜLER SUSMAZ HALAYLAR SÜRER!

HALKIN HUKUK BÜROSU


Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode