6
DEVLET ZULMÜ KARŞISINDA HENDEK DE KAZILIR, BARİKAT DA YAPILIR! SORULMASI GEREKEN SORU BU HENDEKLERİN NEDEN KAZILDIĞI BARİKATLARIN NEDEN KURULDUĞUDUR.
Şırnak’ın Silopi ilçesinde, devletin silahlı güçleri, “bölücü terör örgütüne yönelik operasyon yaptıkları” iddiasıyla Kürt halkımıza karşı dizginsiz bir terör uyguluyor. Şu ana kadar 17 yaşındaki Mehmet Hıdır Tanboğa, 58 yaşındaki Hamdin Ulaş ve 27 yaşındaki Kamuran Bilin hayatını kaybederken, içlerinde yedi yaşındaki çocukların da bulunduğu onlarca yaralının olduğu haberleri geliyor. İnsanlar keskin nişancıların atışlarıyla kapılarının önünde vuruluyor, makatına silah namlusu sokularak tecavüze uğruyor, evler ateşe veriliyor, ambulanslar taranıyor, sağlık çalışanları tehdit edilip dövülüyor, suçlarını kaydeden kameralara el konulup delil karartılıyor, hastanelere giriş çıkışlar engelleniyor. Tam bir terör hali..
Şırnak Valiliği ise Silopi İlçesi’nde yaptıkları katliamların amacını “vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini ve kamu düzenini” korumak olarak açıkladı. Soruyoruz o halde; kim bu koruduğunuz vatandaşlar? Hangi canı, hangi malı, hangi kamuyu koruyorsunuz katlederek, yakarak yıkarak, silah namlusu sokup tecavüz ederek, ambulans tarayarak..Açık ki amacınız açıkladığınız şey değil. Öldürürüm, tecavüz ederim, evlerinizi yakarım ama kimse benim hikmetimden sual edemez demek istiyorsunuz, açıklamanızla açıkça yalan söylediğinizi belli ederek..
Gazi mahallesinde yapılan bir ev baskınında, evin sahibi polislerin evinin kapısını kırmakta olduğunu öğrenince gelip “durun kapıyı kırmayın., bende anahtar var, kapıyı açarım diyor. Polislerin cevabı gerek yok biz kırarız oluyor. Polislerin hukuki adıyla adli arama yaptıkları ev baskınları, daha açık bir biçimde korkutma, yıldırma, sindirme faaliyetine dönüştürülmektedir. Dersim’de köyler boşaltılmakta, köyünü yurdunu terk etmeyene, gerçekte böyle bir tehlike yokken “can güvenliğimin olmadığı bana söylenmiştir” şeklinde tutanaklar imzalatılmaya zorlanmaktadır. Bu tehdit altında yaşamaya mecbur edilenler, devlet tarafından hedef tahtasına oturtulmuşlardır. Yine adliye önünde avukat meslektaşlarımıza gaz sıkılarak, basın açıklaması yapma haklarının gasp edilmesi, toplumun her kesimine yönelik keyfiyeti ve sindirerek hak gasp etmeyi amaçlamaktadır. Dizginsiz fiziki baskı ve şiddet “hukuki” zor yoluyla tutuklama/gözaltılarla birlikte yürütülmektedir.
Yalan, demagoji terör ve katliamla yöneten AKP faşizmi, 20 temmuz tarihinde Suruç’ta basın açıklaması yapan topluluğun içinde bomba patlatıp 31 insanımızı katletmiştir. AKP bu katliamla terör yöntemlerine ağırlık vererek “yöneteceğini” açıkça ilan etmiş, halka karşı savaşını bir ileri noktaya taşımıştır. Sonrasında “güvenlik toplantıları”nda aldıkları kararla toplantının hemen ertesi günü sadece İstanbul’da 5000 polisle yapılan ve burjuva medya şakşakçılığıyla meşrulaştırılan bir tarzda Türkiye’nin birçok şehrinde aynı anda başlatılan “terör operasyonları”…Bu operasyonlarda Günay ÖZARSLAN isimli devrimcinin katledilmesi, ABD emperyalizmine koşulsuz biat karşılığında aldığı icazet ile “başka bir sürece girildiğinin” ilanı yapılmıştır. Bu durum yönetmenin değil yönetememe halinin göstergesidir. Bir acizlik, çaresizlik kendine güvensizlik halidir. Bu nedenle vahşi kanlı yüzünü gösteren faşizmin bu saldırılarını boşa çıkarmanın direnerek mümkün olduğunu ifade etmek istiyoruz. Kazandığımız mevcut hak ve özgürlükler genişletilmeyi, büyütülmeyi beklerken, hak ve özgürlüklerimizin devlet terörüyle budanmasını, gasp edilmesini seyretmek, geri adım atmak olası değildir.
Başta Kürdistan’da yaşayan Kürt halkımız olmak üzere, halk güçlerine yönelik tüm saldırıları lanetliyor, her durumda halklarımızın yanında olduğumuzu belirtiyoruz. Devlet terörüne karşı halkın kendi varlığını koruma ve yaşatma savaşı meşru ve haklıdır, haktır. Bundan geri adım atılamaz, hiçbir halka halk kesimine suskunluk, teslimiyet dayatılamaz. Er ya da geç mutlaka haklı olanlar ve hakkı için direnenler mücadele edenler kazanacaktır.
KAHROLSUN FAŞİZM, KAHROLSUN EMPERYALİZM YAŞASIN HALKLARIN MÜCADELESİ
KÜRDİSTAN KÜRT HALKININDIR!
KÜRDİSTANDA YAŞANAN DEVLET KATLİAMLARINI KANIKSAMAYACAĞIZ!
UNUTMAYACAK AFFETMEYECEĞİZ!
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mahallesi Kumlu Sokak No: 4/10 Kağıthane/İstanbul
e-mail: halkinhukuk@gmail.com
Tel/faks 0212 296 31 59
Açıklama No: 436
Tarih: 08.08.2015