11
30 YIL HAPİS “CEZA”SI HALKLAR VE TARİH ÖNÜNDE HÜKÜMSÜZ VE HUKUKSUZDUR!
Türkiyeli devrimci Fehriye Erdal’ın yargılandığı; Belçika hükümetinin devrimci düşmanlığının, devrimcilerden korkusunun ve de Türkiye faşizmiyle işbirliğinin bir sonucu olan dava sonuçlandı.
Mahkeme, Fehriye Erdal’a “Türkiye’de işlediği suçlardan” 30 yıl hapis “ceza”sı verirken, “terör örgütü suçundan dolayı” istenen 15 yıl ağır hapis “ceza”sıyla ilgili de karar 2 Ocak’ta açıklanacak…
Bu dava ve verilen 30 yıllık hapis “ceza”sı ve devamında kuvvetle muhtemel verilecek olan 15 yıllık hapis “ceza”sı; özelde Belçika hükümetinin genelde emperyalizmin devrimcilerden korkusunun, emperyalizmin devrimci düşmanlığının, Türkiye faşizmiyle süren işbirliğinin bir sonucudur.
Sınıf savaşının kuralları her iki sınıf için de geçerlidir ve biçimce aynı politik sonuçları yaratır. Nasıl ki tüm emekçi sınıfların, tüm dünya halkalarının ortak düşmanı emperyalizm ise, bütün emperyalistlerin ve bütün işbirlikçilerin ortak düşmanı da Marksist-Leninist devrimcilerdir. Söz konusu devrimciler olduğunda, emperyalistler ve işbirlikçi ülkeler aralarındaki çelişkileri bir kenera bırakarak ortak noktada buluşmaktadırlar. Bu nokta, devrimci düşmanlığıdır. Ve bu noktadan sonra gündeme getirilen ülkeler arası diplamatik kriz, iade sorunu, karşılıklı atıp tutmalar, restleşmeler vb. vb. meseleler teferruat olmaktan öteye geçmez.
Fehriye Erdal daha önce de yargılandı, tutsak edildi, emperyalizmin ve Türkiye faşizminin hedefi oldu. Ve işte gene onlarca yıllık hapis “ceza”sıyla karşı karşıya… Nedeni, ispat edilebilmiş şu ya da bu “suç” değil, tek kelimeyle devrimciliğidir…Anti-emperyalist ve anti-faşist siyasi kimliği, örgütlü devrimci yaşamıdır tüm neden…
Biliyoruz; devrimcileri katletmek de, başlarına para ödülü koyarak devrimci avı başlatmak da, onar onar tutuklamak da, devrimci kurumları mühürleyip kapatmak da, yalan haber ve demagojiler de, sınıf savaşımı yerine sınıflar arası uzlaşmaya dizilen övgüler de, bugün ideolojik ve politik öncülüğünü emperyalizmin yaptığı imha, teslimiyet ve tasfiye sürecinin yöntemleridir.
Ama emperyalizm ve faşizm ne derse desin, ne yaparsa yapsın devrimciliğin meşruluğunu yok edemez. Çünkü devrimciliğimizin meşruluğunun temeli, bu emperyalist-kapitalist sistemdir. Faşizmdir…
Zulümdür… Sömürüdür… Açlığımızdır… Yoksulluğumuzdur… İşsizliğimizdir…Milyonlarca ölümlerimizdir… Devrimciliğimizin, meşruluğumuzun, haklılığımızın ve de mutlaka kazanacağımızın güçlü temeli bunlardır.
İşte bu yüzden devrimciliği yargılayamaz emperyalizm ve faşizm. Biz devrimciyiz, Büyük İnsanlık ailesinin en onurlu damarı bizimle akar ve bizi ancak tarih yargılar.
Ve tarih dün, bugün ve daima bizi aklar, bizi yazar, bizi taşır yarına…
Halklarımızın bağımsız, demokratik ve sosyalist yarınlarına sevgili Fehriye yoldaşımızın gülümsemesiyle bakıyor ve yürüyoruz. Ve biliyoruz ki, biz böyle umutlu, iyimser ve inançlı gülümsedikçe emperyalistinden yerli işbirlikçi tekellerine kadar tüm halk düşmanlarının ödleri patlamaya devam ediyor. Ki Fehriye Erdal’a verilen “ceza” bu öd patlamasının bir biçimidir…
DEVRİMCİLİK SUÇ DEĞİL TARİHSEL BİR GÖREV VE BÜYÜK BİR ONURDUR!
EMPERYALİZM DEVRİMCİLERİ VE DEVRİMCİLİĞİ YARGILAYAMAZ!
KAHROLSUN EMPERYALİZM-FAŞİZM YAŞASIN HALKLARIN MÜCADELESİ!
6 Aralık 2016
HALK CEPHESİ
