6
YÜKSEL’DE NURİYE VE SEMİH’İN YAKTIĞI DİRENİŞ, ARMUTLU’DA HARLANIYOR, ARMUTLU’DA Kİ DİRENİŞ, GAZİ’YE YAYILIYOR!
Zaferi de omuzlayacağız… 71 yaşında TAYAD’lı Mehmet Güvel Nuriye ve Semih’in taleplerini kabul edilmesi için süresiz açlık grevi direnişinin 44.gününde. Feridun Osmanağaoğlu da aynı talep için dün süresiz açlık grevine başladı… kardeşlik nedir? KAVGAYI DA BİRLİKTE OMUZLAMAKTIR! İki kardeş, bir tarih. 14 Ağustos 2001 kardeşi Osman Osmanağaoğlu’nun düştüğü yerde 13 Ağustos 2017 Feridun Osmanağaoğlu direnişe başlıyor… Osman Osmanağaoğlu, F Tipi Hapishanelerle gündeme getirilen teslim alma saldırısına karşı Ümraniye Hapishanesi’nde ölüm orucuna başlayan tutsaklardan biriydi. 19 Aralık katliamını yaşadı. Katliamın ardından sevk edildiği Kandıra F Tipi hücrelerinde direnişini sürdürdü. Tahliye edildi, ölüm orucunu dışarıda da devam ettirdi. Kuşatma altındaki Küçükarmutlu’da 14 Ağustos 2001’de şehit düştü. “Dorukları Fethedecek Cesaretimiz, Ölümü Sırtüstü Yere Serecek Bu Yumruk Bizde Oldukça…” Bir yazısında böyle diyordu kazanacağımıza olan inancını dile getirirken. Şimdi bu bayrak Nuriye ve Semih’in zaferi kazanacak olan inancıyla Feridun Osmanağaoğlu’ndadır…
Nuriye ve Semih’in taleplerinin kabul edilene kadar süresiz açlık grevinde olan ve açlığının 44.gününde olan 71 yaşındaki TAYAD’lı Mehmet Güvel açlık grevi direnişini, uyuşturucu çeteleri tarafından katledilen Hasan Ferit Gedik’in dedesi Mustafa dedenin evine taşıdı.
TAYAD’lı Feridun Osmanağaoğlu, Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilene kadar 13.08.2017 Pazar günü Küçükarmutlu’da yapılan açlık grevi töreninden sonra 14.08.2017 Pazartesi günü Gazi Cemevi’nde süresiz açlık grevine başladı. Gazi Mahallesi, yoksul, emekçi halkın yaşadığı bir mahalledir. Gazi Mahallesi nice direnişlere, nice zaferlere tanık olmuştur. Gazi Mahallesi, Gazi ayaklanmasıyla bilinir, 80 saatlik Günay Özarslan direnişiyle bilinir. Gazi halkı her zaman direnenleri kucaklamıştır ve kucaklamaya devam ediyor.
13 Ağustos Pazar günü Küçükarmutlu direniş evinin önünde(Mustafa dedelerin evi) süresiz açlık grevi törenimize başlamak için hazırlandık. Pankartlarımızı astık, alan düzenlemesi yaptık. Törenimizin başlamasına yarım saat kala 18:30’da AKP’nin katil polisleri TOMA’larla, akreplerle tören yapacağımız direniş alanına gelerek tüm kitlenin üzerine tazyikli su sıktı. Tek bir amaçları vardı… Törenin yaptırmamak, Nuriye ve Semih dememizi engellemekti. Hiçbir güç Nuriye ve Semih dememizi engelleyemez, engelleyemeyecek. 20 dakika boyunca tazyikli su sıkarak alanı dağıtmaya, kitleleri dağıtmaya çalıştılar, başaramadılar. Saldırıya karşı tüm kitle direnişe geçti. TOMA’dan sıkılan tazyikli suya karşı halkımız alanı terk etmeyerek, sloganlarla, taşlarla alanı sahiplendi. TOMA’yla kitleleri dağıtamayacağının farkına varan katiller yöntem değiştirerek akreplerle gelip, kitlenin üzerine gazlarla saldırdılar. Saldırıya karşı direniş devam etti. Bu sırada Cepheliler halkın güvenliği alarak, alanı kontrol atında tutarak katillere havai fişek ve molotoflarla karşılık verdi. Halkın üzerine atılan gazın hesabını Cepheliler TOMA’yı yakarak sordu. Cephelilerin ve halkın direnişi karşısında çaresiz kalan ve istediğini yapamayan katiller saldırıdan vazgeçmek, geldikleri çöplüklerine geri dönmek zorunda kaldılar. Direniş alanını Cepheliler bir an bile terk etmedi. Bir an bile direnmekten vazgeçmedi. 1 saatlik süren çatışmanın ardından katiller geri çekildi ve bir kez daha direnmekten başka çarenin olmadığını gördük. Yaklaşık 120 kişilik bir kitleyle 20:00’da törene başlandı. Tören, tüm devrim şehitleri nezninde 1 dakikalık saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşunun ardından Halk Cephesi açıklaması okundu. Ardından şiirler ve Nuriye Gülmen’ den gelen mektup okundu. Mehmet Güvel 44.gündür sürdürdüğü açlık grevi direnişini anlatan konuşma yaparak, bu direnişine omuz verecek olan, onunla birlikte açlığı paylaşacak, Nuriye ve Semih’in açlığını ortak olmak için süresiz açık grevine başlayacak olan Feridun Osmanağaoğlu’nu davet ederek, önlüğünü giydirip, çiçek verdi. Feridun Osmanağaoğlu, kardeşinden aldığı bayrağı direnişi zaferle sonuçlandıracağını anlatan bir konuşma yaptı. Konuşma bittikten sonra Dev-Genç’liler Feridun Osmanağaoğlu’na çiçek ve Osman Osmanağaoğlu’nun resminin olduğu tablo hediye etti. 1 Dev-Genç’li konuşma yaparak, Nuriye ve Semih’in, Mehmet Güvel’in, Feridun Osmanağaoğlu’nun direnişinin yanında olduğunu, ne kadar bitirmeye çalışsalar da Dev-Genç’i bitiremeyeceklerini, Gençlik Federasyonu binasının direniş mevziisi olduğunu, kurulan barikatların tüm saldırılara, baskınlara, tutuklamalara rağmen teslim olunmadığının ve direne direne kazanılacağını belirtti. Ardında Mehmet Güvel’in yanında 1 aylık destek açlık grevinde olan Dev-Genç’li Deniz Eriş açlık grevini sonlandırdığına dahil konuşma yaptı ve Feridun Osmanağaoğlu’nun yanında 1 aylık destek açlık grevine başlayacak olan Ramazan Anık’a önlüğünü giydirip, çiçek verdi. Konuşmaların ardından Halkın Mühendis Mimarları ve Grup Yorum birlikte direniş türküleri, marşları söyledi. Son olarak halaylar çekilerek, sloganlar atılarak, tören iradi olarak bitirildi.
AKP iktidarı ettikleri OHAL’den sonra çıkarttıkları KHK’larla binlerce emekçiyi bir kalemde, bir gecede işlerine son verdi. Nuriye ve Semih, 2 kamu emekçisi, Yüksel’de başlattıkları açlık grevi direnişiyle OHAL’İ paramparça etti. Hücrelerde eriyen bedenleriyle tüm dünyaya direnişi öğretti. Sonuç ne olursa olsun zafer bizimdir. Çünkü Nuriye ve Semih, tüm dünyaya faşizmin ne olduğunu gösterdi. Tüm dünyaya yayılan direnişi hazmedemeyen AKP iktidarı, Nuriye ve Semih için yapılan tüm eylemleri yasakladı. Nuriye ve Semih demeyeceksiniz, yoksa sizi de terörist sayarım, işkence yaparım, gözaltına alır, tutuklarım diyor. AKP iktidarı tarafından Nuriye ve Semih demek suç teşkil ediyor. O halde daha gür bir sesle diyoruz NURİYE VE SEMİH! Nuriye ve Semih halktır, faşizm 80 milyon halkı teslim alamaz. Nuriye ve Semih hapishanenin revirinde tutuluyor. AKP iktidarı şunu çok açıkça söylüyor ki, ”Bilinçleri açık olduğu sürece müdahale etmeyeceğiz”. Yani diyor ki, bilinçleri kapandığı an müdahale ederiz… Zorla müdahale cinayettir! Zorla müdahale insanlık suçu, işkencedir! Nuriye ve Semih’in sesini yükseltmek için, açlığını yayıyoruz. Tüm saldırılara cevap olarak daha çok Nuriye ve Semih diyecek, açlığı büyüteceğiz.
NURİYE VE SEMİH YALNIZ DEĞİLDİR!
ZORLA MÜDAHALE CİNAYETTİR!
YAŞASIN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
HALK CEPHESİ














