Home açıklamalarHalk Cephesi 2019 Yeni Yıl Açıklaması

Halk Cephesi 2019 Yeni Yıl Açıklaması

by halkinkutuphanesi
0 comments

VATANIMIZIN BAĞIMSIZLIĞI, HALKIMIZIN KURTULUŞU İÇİN MÜCADELE ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ!
Her süreçten daha güçlü çıkıyoruz.
OHAL adı altında halkı teslim almaya çalışan faşizm yine kaybetti. Sokaklarda, hapishanelerde, direnişlerde, çatışmalardan zaferle çıkan yine biz olduk. Teslimiyetin, işbirlikçiliğin olduğu bir süreçte yaşıyoruz. Sendikalardan, örgütlere kadar herkes teslimiyet bayrağını çekerken bizler umudun bayrakları olduk direndik ve kazandık.
Kazandıklarımız halkımızın bize, bizim halkımıza olan sonsuz inancımızdandır.
Hapishanelerde sürekli faşizme karşı sürekli direniş diyen Özgür Tutsaklarımız;
İşlerinden atılan emekçiler Türkan Albayrak, Mahir Kılıç, KHK’larla işten atılan öğretmenler, memurlar olduk.
Tutuklanan kızı için oturma eylemi yapan 79 yaşındaki Kezban Ana olduk.
Faşizm tarafından kaçırılarak bir kontrgerilla merkezinde 6 ay boyunca işkence gören ve vücudunun her yerinde 868 yara izi olan Ayten Öztürk olduk.
Çatışmalarda teslim olmama geleneğini sürdüren İbrahim Devrim Top olduk.
Emperyalizm ve Faşizmin korkulu rüyası olduk. Bu nedenle her gün gözaltı, tutuklama, katletme politikaları ile Cephelilere saldırıyor. Tek bir adım bile olsun geri adım atmadık, direnmenin zafere giden tek yol olduğunu herkese gösterdik.
Direndik, kazandık. Kazandığımız bu zaferlerle kuracağız Özgür Vatanı.
HER KUŞATMAYI YARDIĞIMIZ GİBİ BU KUŞATMAYI DA YARDIK
Emperyalizm ve Oligarşi Cephelilere Neden Saldırıyor?
Ülkemizde, Avrupa’da baskınlar, gözaltılar, işkenceler, tutuklamalar sürüyor. Ülkemizde her gün baskınlarla gözaltına alınan Cepheliler direnişlerle cevap vermekten asla vazgeçmedi.
Bir yılın için de 6 kez basılan İdil Kültür Merkezi, devrimci sanat faaliyetlerini sürdürüyor. Faşizm Grup Yorum’un 6 üyesinin başına ödül koydu, 11 üyesi tutuklu olan Grup Yorum en iyi cevabı Listelerinize Karşı Bestelerimiz adı altında 16 şarkı yayınladı. Baskınlar, işkenceler, tutuklamalar engelleyemez devrimci sanatı.
17 Devrimci Avukat tutuklandı. Devrimci Avukatlar, mahkemedeki savunmalarında avukatlığın nasıl yapılması gerektiğini öğretti; Yargılanan değil yargılayan oldu. Haklılıkları ve gösterilen sahiplenme sonucu faşizm, tutsak halkın avukatlarını tahliye etmek zorunda kaldı. Faşizm adaletsizliğini yine gösterdi; tahliye edilen halkın avukatları hakkında 6 saat içinde tekrar özel talimatlar ile tutuklama kararı çıkarıldı. Şimdi 7’si devrimci avukat tutsak, 10’u ise aranır durumda ve halkın avukatlığını yapmaktalar. Tüm baskılar karşısında adaletin öğretmenleri oldu 17 devrimci avukat ve olmaya da devam edecek.
Halkın sesi, umudun sesi Yürüyüş dergisi son bir yıl içinde 3 kez ve bir hafta içinde 2 kez basıldı. AKP faşizmi de emperyalist efendisi gibi gerçekleri yazmamızdan korkuyor. Umudun büyümesinden korkuyor.
Yüksel, Bakırköy, Sarıyer, Armutlu, CHP önü… Yüksel direnişçileri, Kezban Ana, Alev Şahin, Mahir Kılıç, Türkan Albayrak… 7’den 70’e, İstanbul’dan Ankara’ya, İzmir’den Düzce’ye, her yeri direniş alanına çevirdik. Yüksel direnişi tam 783 gündür sürmekte. Bu kararlığın nedenini Dayı şu sözlerle öğretmiştir bizlere: “TEK İNSAN BİRÇOK ŞEY YAPAR. NE ZAMAN? ÇOK İSTEDİĞİ ZAMAN.”
Bir yıllık pratiğimizle bu sözün doğruluğunu bir kez daha gösterdik. Tek kişilik direnişlerden direniş meclisine, direnişleri birleştirerek, kazandığımız zaferlere yenilerini ekleyerek daha büyük zaferlere yürüyoruz.
Yoksul gecekondu mahallelerinde uyuşturucuya, fuhuş, kumara ve her türlü yozlaşmaya karşı mücadelemizde İbrahim Devrim Top şehit düştü. İbrahim Devrim Top, yoksul mahallelerin çocuklarını uyuşturucuya alıştıran ve satan birini cezalandırdığı için Özel Harekat tarafından Armutlu’da bir gecekonduda katledildi. Faşizm uyuşturucu satanları korurken; İbrahim Devrim Top hesap sormaktan vazgeçmeyeceğini öğretti bize. Yozlaşmaya karşı bayrağımız oldu.
Almanya’da Grup Yorum konserlerini yasaklayarak engellemeye çalışmalarını boşa çıkartarak onlarca konser yaptık ve Alman emperyalizmine şunu öğrettik; Cephelilerin olduğu her yerde direniş, kararlılık zafer vardır. Alman emperyalizmi kendi yasalarını dahi tanımıyor; biz de emperyalizmin yasalarını tanımıyoruz. Grup Yorum konserleri yasaklanamaz, engellenemez.
Halkın türkülerini söyleyen, halka umut taşıyan, halkı örgütlenmeye çağıran Grup Yorum susturulamaz.
Emperyalizm, keyfi tutuklamalar ile Avrupa’daki Cephelileri kuşatmak, devrimcileri terörize etmek, bitirmek istiyor. Ülke dışında toplam 16 tane Özgür Tutsağımız var. Özgür Tutsaklarımız hakkında açılan davalar tamamen hukuksuzdur. Suçları; başta bu emperyalist sistemin katliamcı, yozlaşma politikalarına, karşı mücadele etmektir. Suçları Grup Yorum konserleri düzenlemek; Demokratik eylemler örgütlemek… Uyuşturucuya, fuhuşa, kumara karşı da kampanya örgütlemek suç olarak görülüyor. Avrupa’da ırkçılığa karşı mücadele etmek suç olarak görülüyor. Bu kuşatmada devrimci tutsaklar, emperyalizmin mahkemelerinde emperyalizmi yargılayan oldu.
Almanya’da, Haşan Ferit Gedik Uyuşturucuyla Savaş ve Kurtuluş Merkezi açtık. Uyuşturucu, kumar ve her türlü yozlaşmanın karşısında umut oldu merkezimiz. Emperyalizm Anadolu halklarının evlatlarını bağımlı hale getirirken; bizler buna karşı mücadelemizi büyütüyor ve ailelerimize umut oluyoruz. Belçika’da Cahit Zorel oturma eylemi yaparak zafer kazandı. Şimdi Almanya’da İlker Şahin ve Deniz Yıldız oturumları için Düsseldorf’taki İçişleri Bakanlığı binası önünde direniyorlar. Schwetzingen’de Cemaat Ocak direniyor. Avusturya’da ise Anadolu Federasyonu’na açılan dava için direniş çadırı açıldı.
Faşizm ile işbirliği yapan Lübnan devleti Ayten Öztürk’ü Türkiye faşizmine teslim etti. Ayten Öztürk, elektrikten copa, suyla boğma, katletme, tecavüz tehdidine kadar fiziki, psikolojik her türlü işkenceyi görmesine rağmen direndi. Direniş de, gelenek de ideoloji ile yaratılır. Güç ideolojiktir ve bunlar ideolojimizin üstünlüğüne ve kazanacağımıza inanmadan başarılamaz. Düşünün ki; bir avuç işkenceci 6 ay boyunca bir devrimciyi, Ayten Öztürk’ü, bir işkencehaneye kapatıp, yapmadık işkence bırakmamışlar. Üstelik cevabını bildikleri soruları sormuşlar: “Adın ne?” Bu işkencelerin sebebi nedir? Sebebi, şu cümlede gizlidir: “Kafanın içindekileri çıkar.” Kafamızın içindekiler, halk düşmanlarının korkulu rüyasıdır. Çünkü sömürü düzenlerine son verecektir bu düşünceler.
868 RAKAMINI UNUTMAYACAK, UNUTTURMAYACAĞIZ!
 868 işkence izi var Ayten’in bedeninde. Bu sekiz yüz altmış sekiz yara izi savaşma nedenimiz, savaşma kararlığımız oldu.
Bunu altı aya bolsek, günlük yaklaşık beş işkence eder. 868 artık bir sayının çok ötesinde anlam ifade ediyor bizim için. 868 kere düşmanın zulmünü boşa çıkarmak, 868 kere ideolojimizi düşmanın beynine kazımak; 868 kere yenilmezliğimizi haykırmak, 868 kere bizi teslim alamazsınız demek; 868 kere bedenimize her şeyi yapabilirsiniz ama beynimizin içindekini çıkartamazsınız demek; 868 kere uzlaşmayacağımızın yeniden yeniden ilanı demek; 868 kere yoldaşı aramak ve 868’inde de bulmak demek. Bugüne kadar yarattığımız tüm değerlerin, geleneklerin 868 kere tekrarı demek.
Cepheliler kuşatmayı örgütlü mücadele ile aşacağız dedi ve aştı. Emperyalizm ve oligarşi yukarıda sıraladığımız direnişlerden kaynaklı Cephe’ye, Cephelilere saldırıyor. Emperyalizmin Cephelilere uygulamak istediği yalnızlaştır, kuşat ve imha et politikalarına direnişlerimiz ile cevap verdik ve boşa çıkardık.
Emperyalizm Ortadoğu Kana Boğarken Kürt Milliyetçileri İşbirliğinde Sınır Tanımıyor
Suriye’de emperyalizmin suç ortağı olan Kürt milliyetçileri, Suriye halklarının katili olmaya devam ediyor. IŞİD’e karşı savaşıyoruz adı altında Kürt milliyetçilerini kullanan Amerikan emperyalizmi diyor ki; iki yüzyılın en iyi işbirlikçisi ile çalışıyoruz. Emperyalizmden tırlar dolusu silah aldılar, askeri eğitim aldılar, birlikte askeri kutlamalar yaptılar, Amerikan askerleri ile kol kola halay çektiler.
Kürt milliyetçilerinin savunduğu Amerika, Ortadoğu’ya demokrasi getiriyoruz adı altında milyonlarca insanı katletti.
Savundukları Amerika’nın dünya halklarının düşmanı olduğunu unutmuştur Kürt milliyetçileri. Savundukları Amerika, Guantanamo, Ebu Garip, F Tipi hapishanelerin mimarıdır.
Savundukları Amerika, ülkemizdeki katliamların baş sorumlusudur.
Savundukları Amerika “Ya düşünce değişikliği ya ölüm! Ya beyinlerinizi teslim edeceksiniz ya da ölüm!” diyor; Kürt milliyetçileri düşüncelerini değiştiriyor.
Güvendikleri ezilen dünya halkları değil emperyalizmdir.
Biz diyoruz dünyadaki bütün uluslar kendi kaderini kendisi tayin etmelidir emperyalizmin işbirlikçisi olarak değil.
Kürt milliyetçileri Kürt halkının gücüne değil Amerikan emperyalizminin gücüne inanıyor.
Biz Kürt halkına güveniyoruz, biz bütün dünya halklarına güveniyoruz bu nedenle;
KÜRDİSTAN’DA TEK YOL DEVRİM DİYORUZ.
CEPHE, EMPERYALİZMİN KORKUSUDUR!
Dünyada tek bir Marksist Leninist hareket kaldı ve bu hareketin halk ile bağları Anadolu topraklarından asla koparılmayacak bir bağdır. Çünkü biz ideolojimize güveniyoruz. Devrimi; halkımızla, ideolojimizle, örgütümüzle yapacağız. Emperyalizm zaferlerimizin arkasında dev bir halk ordusu görüyor. EMPERYALİSTLER BUNUN İÇİN KORKUYOR; EMPERYALİZMİN KORKUSUNU BÜYÜTECEĞİZ!
Halkımız! Cepheliler!
Örgütlü gücün karşısında kimse duramaz.
Hayatın her alanında Halk Meclisleri-Komiteleri kuralım sorunlarımızı çözelim.
Halkın adaletini, halkın öfkesini şahanlarımızda örgütleyelim.
Her Cepheli kendi alternatifini yaratmalı eğitmeli.
Her Cepheli hem öğrenci hem öğretmen olarak öğrenmeli öğretmeli.
Halklarımıza sözümüzdür. Her koşulda savaşmaya devam edeceğiz. Umut olmaya devam edeceğiz. Meclislerimizle, milislerimizle yoksul halkımızı örgütleyecek, savaşacak ve kazanacağız. ÜLKEMİZİN ŞEHİRLERİ VE DAĞLARI ÖZGÜR OLANA KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ!
Kadrolarımıza çağrımızdır! Bu kuşatmayı yarmak için, hangi koşullarda olursak olalım, nerede olursak olalım, bir an bile durmaksızın savaşı büyütmeye, bunun olanaklarını yaratmaya devam edeceğiz! Her Cepheli’nin görevi başta kadro ve savaşçı ihtiyacı olmak üzere savaşımızın olanaklarını büyütmek, beyniyle, yüreğiyle buna yoğunlaşmaktır.
Dünya üzerinde savaşan tek Marksist Leninist örgüt biz kaldık.
Bütün örgütler silahlarını gömüp teslim bayraklarını dalgalandırma yarışına girerken; biz savaş bayraklarımızı en yükseğe kaldırıyoruz.
Sorumluluklarımız onurumuzdur Dünya halklarına borcumuzdur.
ANADOLUMUZU HALKA CENNET, EMPERYALİSTLERE VE İŞBİRLİKÇİLERİNE CEHENNEM YAPACAĞIZ!
MAHİR’DEN DAYI’YA SÜRÜYOR BU KAVGA!
HALKIZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
ANADOLU HALKLARININ VE DÜNYA HALKLARININ YENİ YILINI KUTLUYOR, SAVAŞI BÜYÜTÜYORUZ!
HALK CEPHESİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode