2
Son 1 yıl içerisinde kültür merkezimiz tam 4 defa polis tarafından basıldı. Her baskında kültür merkezimizi talan ettiler, kapılarını-camlarını kırdılar, enstrümanlarımızı parçaladılar, arkadaşlarımızı işkence ile gözaltına aldılar bu da yetmedi tutukladılar. Şu an tam 10 Grup Yorum üyesi, 1 Grup Yorum korosu üyesi, 1 kafe çalışanımız, 2 FOSEM çalışanı olmak üzere toplamda 14 tutuklumuz arkadaşımız bulunmakta.
Bir kültür merkezi düşünün halk için sanat yapan, yaptığı tüm üretimleri halkın yararına olan ve sürekli olarak polis tarafından tacize uğrayan, 1 yıl içerisinde de 4 defa basılan!
Haklı olan, doğru olan, halktan yana olan biziz; bundandır ki baskıları hız kesmiyor ve işkencelerine devam ediyorlar.
Tutsak Grup Yorum elemanlarının tedavi hakkı engelleniyor! Arkadaşlarımızın sağlık durumu kötü olmasına rağmen hiç bir şey yapılmıyor, üstelik hiçbir gerekçe göstermeksizin tutukluluklarının devamını istenerek, mahkeme tarihleri uzatılarak keyfi bir şekilde hapishanede tutuluyorlar.
AKP faşizmi suç işlemeye devam ediyor!
Tutsaklarımızdan gelen fakslar, ailelerimizin görüşmeleri sonucu Grup Yorum üyesi Dilan Ekin ve Dilan Poyraz’ın sağlık durumlarının iyi olmadığını öğrendik. Dilan Ekin yazdığı faks’ta hastalığını şöyle analtıyor:
‘’Hastane serüvenlerim devam ediyor, burada 3 defa hastaneye gittim belim için. İlkinde doktora belimin kırıldığını ve işkencede platin kaymış dedim. Doktor işkence kelimesini duyunca kırmızı görmüş boğaya döndü ve platin kaymış ama önemli değil dedi. Sonra yine Silivri Devlet’te başka bir doktora gittim o da ‘beterin beteri var sen 5 vakit namaz kıl, şükür kurbanı kes’ dedi. Neyse ki Bakırköy Hastanesi’ne sevkimi yaptı. Oradaki doktor iyi ve ilgiliydi, filmlerime baktı, muayene etti, hocasına sordu ve ‘platin kaydığından dolayı kemik kaynamamış, yeniden ameliyat olman gerekiyor’ dedi. Ama Bakırköy’de mahkum koşuğu olmadığı için ameliyat olursam şayet başka bir hastanede başka bir doktor yapacakmış. Ama hastane ve doktor seçme şansım olmadığı için pek istemiyorum. Çünkü ameliyatın felç riski var!’
Dilan Ekin daha 18 yaşında! Aylardır somut bir delil olmadan keyfi bir şekilde tutsak.
Dilan Poyraz ise gönderdiği faksında şunlara değiniyor; “30 Aralık günü ağzımdan ve burnumdan sürekli kan geldi. Sırtımda bir yumru (kitle) vardı. Akciğer filmi ve kan tahlili yapıldı. Ailede kanser olduğu için gerekli tetkikleri yapacaklarını söylediler.” Dilan’ın hastalığı ile ilgili halen bir gelişme olmadı, teşhis süreci hızlandırılmıyor. Dilan yeni faksında da uyku düzeninin bozulduğunu, nefes alıp vermekte zorlandığını dile getirerek, tedavisinin engellendiğini anlatıyor.
Tutsaklarımızın başına gelebilecek herşeyden AKP faşizmi sorumludur!
Hasta tutsaklarımız Dilan Ekin ve Dilan Poyraz’ın bir an önce tahliye edilmesi gerekiyor. Dilan Ekin her an felç riski taşıyor, Dilan Poyraz ise kanser riski karşı karşıya. Daha 20 yaşında iki gencecik insan, faşizmin zindanlarında hastalıkları ile baş başa bırakılmaya çalışılıyor. İkiside sağlık olarak olarak riskli durumdadırlar, bir an önce tahliye edilip tedavilerinin yapılması gerekiyor. Bunu engellemek, ısrarla tutsak tutmak ayrı bir işkence, ayrı bir insanlık suçudur. Halkın sanatçıları bir an önce serbest bırakılmalıdır. Grup Yorumu tutuklayarak ve tedavi hakkını engelleyerek bitiremezsiniz. Bir susar, binler olur söyleriz. Çünkü biz bu gücü halk gerçeğinden alıyoruz. Mutlaka kazanacağımızı biliyoruz. Tarihimiz bunun kanıtıdır.
Tutsaklarımız aylardır keyfi olarak hapishanelerde tutuluyor. Birçok hakları gasp ediliyor. Gönderdiğimiz kitaplar dahi verilmiyor. Son çıkardığımız albümün kapağını bile vermediler Grup Yorum üyelerine. Sohbet hakları ellerinden alınıyor. Mektupları engelleniyor. Son KHK ile Tek-Tip elbisesi dayatılıyor. Her gün işkence görüyorlar. Her görüş sonrası ailelerden öğrendiklerimiz işkencenin boyutunu bizlere anlatıyor.
Bizler, sanatımıza yapılan tüm saldırıları, gözaltı ve tutuklamaları, onursuzca, ahlaksızca yapılan işkenceleri teşhir ediyoruz. Kültür merkezi çalışanımız Taylan’ın baskın esnasında gördüğü işkencenin kanıtıdır kanlı gömleği. Bergün Varan’a yapılan işkenceyi hatırladınız mı? Saçlarını kökünden kopardılar ve bunu yapan polis hala ceza almadı ve Bergün saçları yolunduktan 2 hafta sonra Grup Yorum’a Özgürlük istediği için gözaltına alındı ve tutuklandı. Tahliyesinden 2 gün sonra tekrar gözaltına alındı ve tekrar tutuklandı. Neden? Henüz ne mahkemesi açıldı ne de somut bir delil var. Ama ne yazık ki birçok basın kuruluşunda, haberlerde, gazetelerde Grup Yorum’a yapılan saldırılara yer verilmiyor. Grup Yorum, Türkiye’nin biletli olarak en büyük konserine imza atmış, İnönü stadyumunda 55 bin kişiye konser vermiş, sonraki senelerde 1 milyon insanı aynı alanda toplayabilen halkın sanatçılarıdır. Kimse Grup Yorum’u yok sayamaz. Grup Yorum bugünlere popüler olmak adına halktan koparak, egemenlere şirin gözükerek, reklamla vs. ile gelmedi. Grup Yorum halkın içinde yaşadı her zaman, sırtını halka dayadı hep ve bunun için yok sayılamaz Grup Yorum.
Grup Yorum üyeleri haksız ve hukuksuzca tutuklandılar. Bu baskıya son verilmesi ve bu yapılan adaletsizliklere ses çıkartmamız gerekiyor. Bizler bu işkenceyi gözler önüne serdik ve teşhir ettik. Peki ya siz basın emekçileri? Türkiye’de Grup Yorum’a yapılan bu baskıları görmezden gelmeye devam mı edeceksiniz? Grup Yorum’un yaşadığı adaletsizlikleri, faşizmin saldırılarını gazetelerinize taşıyın, haberlerini yapın. Bugün susarsanız yarın size de gelecek o adaletsizlikler. Ki gelmiş durumdadır zaten.
Unutmayın; suçlu değil devrimci sanatçıyız biz. Bu ülkenin, bu halkın sesi, bu halkın susmayan dili, sizlerinde dilidir. Grup Yorum her daim halkın yanında olmaya, halktan yana sanat yapmaya devam edecek!
Grup Yorumun Hasta Tutsakları Serbest Bırakılsın!
Grup Yorum’a Özgürlük!
GRUP YORUM
