26 Aralık 2025, Cuma günü Paris’in kalbinde taşın ve camın arasına sıkışmış bir şehirde emeğin çamuruyla yoğrulmuş kerpiç bir ev nefes alıyor.
Zehra Kurtay 178. gününde Fransa emperyalizminin açtığı savaşa karşı süresiz açlık grevi ile direniyor. Adalet, bir takvim yaprağı değil artık, ayakta duran bir irade.
Aynı göğün altında aynı sözün içinden geçerek Nezif Eski bedenini kelimeye çeviriyor sessizliğe karşı 63. gününde. Açlık, bir yokluk değil direnişin en çıplak dili.
Bu ev
bir mekân değil,
bu direniş
bir tarih notu değil.
Burada
emek konuşur,
beden hatırlar,
adalet yürür.
Hava buz kesiyor ama kerpiç evimiz ziyaretler ile ısınıyor gün ilerledikçe.
Her türlü desteğini bizden esirgemeyen Amerikalı komşumuzu ziyarete gelen torunları gelir gelmez bizi ziyaret etti. Hasret giderdik. Sarıp sarmaladık geleceğimiz olan çocukları.
Almanya’dan ziyaretçilerimiz var. Elleri dolu geldiler ihtiyaçlarımızı karşılamak için.
İngiltere’den kerpiç evimize gelmeye devam ediyor emeğini direnişimize katanlar. Hasret giderdik ve programımıza dahil oldular hemen. Emekte, umutta, sahiplenmede ortağız.
Bir diğer İngiliz komşumuz annesini getirdi ziyaretimize. Gelişmeleri anlattık ve neler yapabiliriz sorusunu cevapladık.
Çalışan dostlarımız evine yada işine gitmeden uğruyor yanımıza. Fransız emekçilerimiz yine yanımızdalar.
Kuyu tiplerine ve hak gasplarına karşı açlığı ile direnen devrimci tutsak Ayberk Demirdöğen’in direnişinin zafer ile sonuçlandığını öğrendik ve direnişimizin zaferine kilitlenmemizi pekiştirdik. Direnen kazanır. Direnmeyen çürür ve yok olur.
Soğuğa karşı değil, unutmaya karşı duruyoruz; yollar uzaktan değil, dayanışmadan geçiyor bugünde.




