GRUP YORUM INTERNATIONAL
Emperyalizmin Yalan ve Dezenformasyonuna Karşı Gerçekleri Moskova’da Gösterdik… “Donbass’ta 8 Gün” Belgeselinin Gösterimi Moskova’da Yapıldı Emperyalizmin ve Ukraynalı faşist Neo-Nazi çetelerinin Donbass halkına yönelik katliam, baskı ve tüm saldırılarını teşhir ettiğimiz; yalanlarına, dezenformasyonlarına karşı yaptığımız “Donbass’ta 8 Gün” belgeselimizin gösterimini 20 Şubat’ta Moskova’da sunduk. İki sınıf var ve sınıflar arası savaşta tek gerçek var o da devrimci doğrulardır. Emperyalizm demek katliam, işgal, tecrit, yalan, dezenformasyondur… Bunlar olmadan yönetemez, çetelerini örgütleyemez ve işgal ile katliamlarını yapamaz. Gösterim saatleri yaklaştıkça sunumu yapacağımız Rusya Federasyonu Komünist Partisi şubesine doğru yol alıyoruz; heyecanlı ve coşkuluyuz. Gösterimin yapılacağı konferans salonunda son dinleti hazırlıklarımızı yaparken, “Biz Kimiz, Ne İstiyoruz?” başlıklı broşürümüzün ve Enternasyonal Sanat Cephesi çağrı bildirilerimizin Rusça çevirili baskılarının yanında Donbass’taki programımızın fotoğraf sergisini de standımızda hazırlıyorduk. Ve belgeselimizi dostlarımızla buluşturma vakti geldi… Saygı duruşu ve “Enternasyonal” marşı ile başlayan programda söz alarak; tarihimiz, mücadele pratiğimiz, albümlerimiz ve devrimci sanatçılık çalışmalarımız hakkında dostlarımıza ve katılan misafirlere kendimizi tanıttık. Kırk yıllık devrimci sanatçılık pratiğimizden etkilenen dinleyiciler bunu tepkileriyle belli ederek hayranlıklarını ifade ettiler. Ardından sabırsızlıkla belgeseli bekleyen dostlarımıza gösterimin başlayacağını belirterek sunuma geçtik. Belgesel filmimiz enternasyonalist dostlarımızın da emekleriyle Rusça olarak dublaj edilmişti, bu nedenle tüm herkes kolaylıkla anlatımlarımız ve filmdeki konuşmalarımıza hâkimdi. Filmdeki anlatımlarımızdan etkilenen seyirciler birçok kez “Çok doğru, haklılar…” vb. şeklinde tepkiler vererek düşüncelerinin yansımasını bizlerde de gördükleri için mutlu oluyordu. Yaklaşık bir saat yirmi dakika süren gösterimin ardından tekrardan kürsüdeki yerimizi aldık ve katılımcılarla soru-cevap bölümüne geçtik. Evet, tam da beklediğimiz gibi bir karşılık alıyorduk; gurur, coşku, mutluluk, ideolojik birlik ve netlik… Dostlarımızla aramızda yüzlerce kilometre olmasına rağmen yüreklerimizin atışı aynıydı. Genel olarak aldığımız tepkileri ve soruları maddeli olarak halkımıza aktarmak istiyoruz: • Nasıl Grup Yorum’un üyesi oldunuz? • Yaşınız genç ve önünüzde de elbette uzun yaşam yolu var. Neden böyle ciddi, zorlu bir yolu seçtiniz? • Bestelerinizi, üretimlerinizi nasıl yapıyorsunuz, size ilham veren nedir? • Tutsaklarınızdan bahsettiniz. Peki tutsaklarınızla nasıl bağ kuruyorsunuz, iletişiminiz var mı? Ve bunlara benzer birçok konulara değinerek hakkımızda merak ettikleri sorularına cevaplarımızı ilettik. Elbette, bunun yanında da sevgi dolu ve coşkulu sözlerini de bizlere ilettiler. Program akışında dinleti bölümüne geçtik. İlk olarak devrimci tutsaklarımız için “Güleycan” şarkısını seslendirdik. Ve hemen ardından “Gel Ki Şafaklar Tutuşsun” diyerek umudun süreceğini anlattık. Bundan sonra ise sahnemizi RFKP’nden gitar çalan dostumuz ve geçtiğimiz günlerde ziyaret ettiğimiz “Grenada” grubu ile paylaştık. Birlikte “Partizan”, “Çav Bella”, “Hasta Siempre” ve “Avanti Popola” şarkılarını coşkuyla okuduk. Program sonunda ise dostlarımız bizler için hazırladıkları hediyeleri takdim ederek hatıra fotoğrafı çekildik. Son olarak katılımcı dostlarımız tek tek yanımıza gelerek birebir tanışmak istediklerini söyledi. Ve mutlaka iletişimde kalacaklarını belirterek her zaman Grup Yorum ’un yanında olacaklarını, Rusya’da anti-faşist ve anti-emperyalist dostlarının, yoldaşlarının olduğunu vurguladılar
