11
“ Saat 14.00 da üç arkadaşımız CHP il binasında görevli olan kişiye il binasında yetkili biri ile görüşmek istediğini söylediği anda biz üç işçi ve bir DİH li arkadaşımızla birlikte önce kapıyı zincirledik daha sonra üç işçi olarak kendimize zinciri dolayıp kapıya zincirledik.Daha sonra il yönetiminin içerden kapıyı açmaması için içerde bulunan iki işçi arkadaşımız ve bir DİH li arkadaşımız da kapıya içerden barikat oldular.Bizler dışarda onlar içerde sloganlar eşliğinde direnişe başladık.Basının ve halkımızın bu eylemimize desteği yoğun oldu Bizlerde basına ve halkımıza 80 gündür işimiz, ekmeğimiz için sokaklarda yattığımızı ve dönüşümlü olarak 17 gündür de açlık grevinde olduğumuzu, sorumlularının ise CHP Genel Başkanının, yerel yönetimlerden sorumlu milletvekili Veli Ağababanın, seçimden önce bize verdiği sözü tutmadığını ve CHP il yönetiminin de belediye başkanı Şükrü Genç”e sözlerini geçiremediklerini, oysa siyasi sorumluluğun CHP İl yönetiminde olduğunu açıkladık.
Daha sonra CHP il başkanı Murat Karayalçın olmak üzere Şişli CHP ilçe üyesi , CHP İstanbul il başkanlığı saymanı Mehmet DİRİBAŞ bizleri polise şikayet etti.Polis CHP il binası bahçesinde etrafda kalabalıklaşmaya ve saldırı hazırlığı yapmaya başladı.Bizlerde ajitasyon çekerek CHP nin gerçek yüzünü işçi düşmanı zihniyetini, kendi çıkarları söz konusu iken faşist AKP den farkı olmadığını halkımıza anlattık.Daha sonra 2 saat süren zincirleme ve işgal eylemimizi sloganlarla devam ettirdik.Ardından avukatımız gelerek il binasındaki yetkililiere polisi siz mi çağırdınız diye sordu.CHP İl saymanı Mehmet DİRİBAŞ adlı kişi ağzında sakızla lakayıt bir şekilde “evet biz çağırdık, tabi çağıracağız “ diyerek kendini ve CHP il yöneticilerinin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu ifade etti.Daha sonra emniyet müdürü eşim Serpil Darcan ın yanına girerek üzerinde baskı kurmaya çalışarak “eşine söyle zinciri açsın, açmazsa bizim açmamız 5 dakika alır, hepsini göz altına alırız “ diyerek tehdit etti.Emniyet müdürü, CHP il saymanı Mehmet DİRİBAŞ ın “müdahale edin “ işaretinden sonra katil AKP polisi bize saldırdı.Üzerimize saldırıp birbirimize doladığımız zinciri keserek işkence ile yerlerde sürükleyerek kollarımızı bükerek boğazımızı sıkarak zorla müdahale münübüsüne bindirdi.İşte gerçek ortadadır.CHP nin iki yüzü vardır:
Birincisi Gezi de katledilen gençlerin katilinin AKP ve polis olduğunu her yerde söyleyen CHP,
İkincisi, il binası önünde 80 gündür yatan açlık grevinde olan işi, ekmeği için direnen işçileri katil polise teslim eden CHP. “