8
Bir direniş günümüze daha merhaba dedik. Bugün Direnişimizin 94. Açlık Grevinin 32. günü. Güne her zaman olduğu gibi 07.00’de Başladık. Uyandığımızda gece nöbetçisi arkadaşlarımız semaverimizi yakıp çayı demlemişti. Her gün olduğu gibi direniş alanımız erkenden temizlenip, yıkanmıştı. Kalktığımızda gece nöbetinde olan bir arkadaşımız CHP il yönetimine söylenerek bulunduğumuz alanda bulunan çiçekleri suluyordu. Hepimiz park ve bahçelerde çalışmamıza rağmen bu arkadaşımızın çiçeklere olan ilgisi hepimizden fazla.CHP il yönetimine söylenmesinin nedeni de bundan ileri geliyor.CHPliler kapılarının önünde olan direnişimize olduğu gibi kapılarının önündeki çiçeklere karşıda ilgisizler.
Çiçekleri de “demokratlıkları” gibi vitrin süsü olarak kullanıyorlar. Çiçek yetiştirmenin de Demokratlığın da gereğini yerine getirmiyorlar.
Açlık grevinde arkadaşımız dışında, tüm direnişçiler ve destekçilerimizle kahvaltı masamıza oturuyoruz. Çevreden topladığımız paletlerin tahtalarıyla tutuşturduğumuz semaverimiz de demlediğimiz çayımızı içiyoruz.Bu semaverde sadece çayımız değil kararlılığımızda,inancımızda demleniyor.Bu semaverde sadece çay suyu değil öfkemizde kaynıyor.Ki bu öfke biz buna reva görenlere karşı patladı patlayacak.Bu öfkenin bir su buharı gibi uçup gitmesine izin vermeyeceğiz.Bu öfkeyi kararlılığı zaferi kazanmak için inancımıza katık yapacağız.
Bugün yoğun bir gün olacak.Bu hafta sonu, pazar günü her şeyi kendi emeğimizle, yaratıcılığımızla, dostlarımızın yardımlarıyla hazırladığımız Çay bahçemizi açacağız.Bu açılış için bir arkadaşımız sanatçı dostlarımızla görüşmeye, onların telefon numaralarını almaya gidiyor. Bizler ise bulunduğumuz yerde gazetelerimizi okuyup direnişimiz hakkında sohbet ediyoruz.Bugün CHP il Başkanlığı da yoğun.Seçimlerin olacak olmasından kaynaklı birçok millet vekili ve partili il binası gelip gidiyor. Birçok milletvekili “Dostlar alış-verişte görsün” babında yanımıza uğruyor bize Şükrü Genç’in söylediklerini söylüyorlar. Ki bu vekiller seçimlerde önce kendilerini devrimci-demokrat olarak tanımlıyorlardı. Seçim alanlarında Adaletsizliğe, haksızlığa karşı mücadele edeceklerini söylüyorlardı. Ve bizler daha önce oy verdiğimiz bu vekillerin söyledikleri karşısında Düşünmeden edemiyoruz. Kendi partisine üye Belediye Başkanının yaptıkları karşısında sadece konuyu Genel Başkana Yardımcısına anlatmakla yetinen bir vekil, sistemin yarattığı adaletsizliğin karşısında ne yapacak. Biz söyleyelim hiç bir şey yapamaz. Sorun, yaşadıklarımızın CHP Yönetimine aktarılması değil ki.Sorun, haksızlığın karşısında tavır almak, haklının yanında mücadele etmek.Yoksa bizde telefon eder CHP Yönetimine durumu anlatırız.Ki anlattık.Velhasıl kelam vekiller hiçbir şey yapmamanın teorisini yapmanın ötesine gitmiyorlar.
Bu gün ziyaretçilerimiz bir hayli fazla. Ve dayanışma amacıyla yanımızda olan bir arkadaşımız bu gün destek açlık grevi yapıyor. Açlığımızı paylaşıyor. Gün boyu ziyaretçilerimize yaşadıklarımızı, haklı taleplerimizi anlatıyoruz. Özellikle saldırıya uğradığımız anlarla ilgili fotoğraflar ve CHP’nin yalanlarını teşhir ettiğimiz ozalitler ilgi çekiyor.Gelenlerin bazıları.CHP ye oy Verenler ilk başta tepki gösterseler de, yaşananları anlatınca bize hak veriyorlar.
Ziyaretçilerimiz arasında İstanbul’da birçok belediyede çalışan işçilerde var. Sorunlarımızı ortak. Birçok yerde işçilerin öfkesinin biriktiğini görüyoruz.Direnişimiz onlar içinde örnek teşkil ediyor, umut oluyor.Bu yüzden mutlaka kazanacağız
Direnişimiz çalıştıkları yerde sorunlar yaşayan işçiler içinde dayanışma merkezine dönüyor.Bir gün önce K.çekmecede oturan ve işten atılan bir CHP’Lİ yardım için CHP il binasına gelmişti.Kendi partisi yardım alamayan bu işçi arkadaşımız Yanımıza uğradı. Onu avukatlarımıza yönlendiriyoruz. Bugünde çalışmak için İstanbul’a gelen Ağrı Doğubayazıtlı bir işçi sohbet ediyoruz. Ona neler yapabileceğini anlatılıyoruz. Burada bulunan her şeyi çevremizdeki işyerlerinin attığı malzemelerle sağladık.2 arkadaşımız yine çevreyi dolaşıyor. Üstüne yazı yazabileceğimiz uzun plakalar buluyorlar.
Bunların üzerlerindeki stikerleri el birliğiyle söküyoruz ve ayakkabı boyası ve fırçayla kendi tabelamızı yapıyoruz “CHP’ nin yalanlarını milletçe alkışlıyoruz” yazıyoruz.Burada herşey elbirliğiyle ve yaratıcılıkla yapılıyor.Yine bir çevrede bulduğumuz yapışkan kağıtlarla masamıza örtü yapıyoruz.Bir destekçimiz direnişimizi simgeleyen kartları ücretsiz bastırdı getirdi. Ona teşekkür ediyoruz. Bu zaferi hep birlikte kazanacağız.
Akşam üstü hep beraber günü ve direnişimizi değerlendiren bir toplantı yapıyoruz. Eksiklerimizi ve bu eksiklerin nasıl Giderileceği üzerine konuşuyoruz. Direnşimizin olumlu olumsuz bütün yanlarını konuşuyoruz. Toplantı sonunda Çayımızı içip günü bitiriyoruz.