7

“Engelleri Aşan Ustalaşır Kavgada” kitabı, devrimci şair Hasan BİBER’in sekizinci kitabı. Yazar bu kitaptaki şiirlerinin bir kısmını, Yunanistan’da tutuklu bulunduğu Nafplion Hapishanesi’nde yazdı. Sekiz yoldaşıyla birlikte “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 28 Kasım 2017 yılında gözaltına alınarak tutuklandılar. Uygulanan tecrit nedeniyle her tutuklu ayrı bir hapishaneye gönderildi. Hasan BİBER Nafplion hapishanesinde 15 ay kaldıktan sonra mahkemeler dolayısıyla Atina’ya Koridallos hapishanesine getirildi.

Duruşmalar 3 ay sürdü. Yoldaşlarıyla birlikte duruşmalarda devrimciliğin meşruluğunu, emperyalizme ve faşizme karşı mücadele etmenin suç sayılamayacağını, terör tanımının sınıfsal olduğunu ve emperyalizmin ve faşizmin terör tanımını kabul etmeyeceklerini söyleyerek, halkların emperyalizme ve faşizme karşı bağımsızlık, özgürlük ve adelet savaşımlarını savundular.
Siriza hükümeti Hasan BİBER ve 8 devrimciyi “terörist” ilan ederek emperyalizme ve faşizme kendini kanıtlama çabasına girdi. Bu dönemde Faşist AKP devrimcilerin Türkiye’ye iadelerini istedi. Haklarında iade davaları açıldı. Hakkında iade davası açılanlardan birisi de Hasan BİBER’di. Bu süreçte iade davalarına karşı mücadele yürütüldü. Hapishane dışında Yunanistan Halk Cepheliler, bu süreci sırtladılar ve devrimci tutsakların iade talebine karşı yürüttükleri kampanyalarla, Türkiye’nin iade taleplerinin reddedilmesini sağladılar.
18 ay boyunca Yunan hapishanelerinde pek çok şey yaşandı. Faşist tutukluların ve uyuşturucu çetelerinin saldırılarına uğradılar, mahkemeye gidiş gelişlerde çıplak arama dayatmasıyla karşı karşıya kaldılar. Tedavileri çoğu kez engellendi. Kimi hapishaneler kitap yasağı koyarak, tutsakların kitaplarını vermedi. Bunlara karşı direnişler örgütlendi. Halkın avukatlarının Süresiz açlık grevine destek için adli tutuklularında sağladıkları katılımlarla 3 günlük destek açlık grevi örgütlediler.
Yani Özgür Tutsaklık geleneğini Yunanistan Hapishanelerinde de devam ettirdiler. Hasan BİBER şiirlerinin bir kısmını bu Özgür Tutsaklık ruhu ile yazdı. Her şeyden önce o bir devrimcidir. Bir devrimci olarak kavganın şiirlerini yazmaktadır.
Burjuvazi şairliği ve esasen bütün olarak sanatı, elit entelektüellere ait olarak gösterir. Burjuvaziye göre halk sanattan anlamaz, halk sanat yapamaz. Küçük burjuva aydınlarda halkı küçümserler. Sanatı kendilerine ait görürler. Devrimciler ise sanatı halkın ürünü olarak görürler. Sovyetler Birliği bunun en güzel örneklerini yaratmış, sanatı bütün Sovyet Halkının ürünü haline getirmiştir. Aslında sanattaki esas gelişimler de Sosyalizm döneminde olmuştur.
Hasan BİBER ülkesinin bağımsızlığı ve halkının özgürlüğü için mücadele eden bir devrimci olarak yazdığı şiirleriyle, Anadolu halkının sanat tarihi içinde, halktan yana sanat anlayışının bir parçasını oluşturur. Bu kitabı da bu gözle okunmalıdır.