6
AKP Covid-19 Bahanesi ile İşçilerin Emekçilerin Haklarını Saldırmakta, Emekçilere Kölelik Koşullarına Bir Yaşamı Reva Görmektedir!
AKP Covid-19 Bahanesi ile İşçilerin Emekçilerin Haklarını Saldırmakta, Emekçilere Kölelik Koşullarına Bir Yaşamı Reva Görmektedir! Temel Haklarımız Korumak ve Diğer Haklarımızı Kazanmak İçin Birleşelim, Mücadele Edelim!
Çin’de başlayıp hızla tüm Dünya’ya yayılan Covid-19 olarak bilinen virüs 11 Mart tarihinden itibaren ülkemizde de görülmüştür. Faşist AKP iktidarı bu tarihten önce ülkemizde Covid-19 olan kimsenin olmadığını iddia ederek gerçekleri çarpıtıyor ve hiçbir önlemde almıyordu. Fakat artık iş inkâr edilemeyecek duruma gelince ülkemizde de olduğu kabul edilmek zorunda kalındı. Bu andan itibaren ise bir panik havası yaratan AKP, salgını Allahın lütfu olarak kabul etmiştir. Bu bahane ile işçilerin, emekçilerin halklarına saldırılar örgütlenmekte, süren direnişlere korona bahanesi ile yasak getirmekte, Grup Yorum ve Mustafa Koçak’ın yaptığı Ölüm orucu direnişini bu gündem arasına sıkıştırarak yok saymaya çalışmaktadır.
AKP iktidarı işçileri, emekçileri hiçbir sosyal ve siyasal hakkı olamadan çalıştırmak için 2010 yılında yasallaştırdığı esnek çalışma ve istihdam bürolarını bu günleri fırsat bilerek hayata geçiriyor. Patronlar durumu fırsata çevirerek işçileri ücretsiz izne çıkarmaktadır. Salgın koşulları diyerek işten atılmalar çoğalmıştır. Uzaktan eğitim, evde çalışmayla Patronlar Elektrik, ısınma, istihdam, yemek, yol parasından tasarruf edip bunu çalışanın sırtına yükleyerek. Karlarına kar katmaktadır. Covid-19 gerçekte bütün bir halk sağlığını tehdit eder hale gelirken ise AKP yine doğasına uygun olarak patronların çıkarları doğrultusunda önlem almaktan öte hiçbir şey yapmamıştır. Sokaklara çıkmayın, sosyal mesafe koyun, eldiven kulanın, elinizi yıkayın demenin ötesinde hiçbir önlemi olmamıştır. Ellerini şöyle yıkayın, böyle yıkayın diyerek halkın aklı ile alay etmenin ötesinde hiçbir şey yapmamaktadırlar. İşçiler emekçiler sözde iş yerlerine önlemler altında gitmekte ama girdikleri fabrikalarda iç içe çalışmaktadır. Birçok fabrika da korona virüsü tespit edilmesine rağmen üretim devam etmektedir. Sarkuysan, Fontuna, Cavo, Lg-Arçelik, Alstom ve DYO fabrikalarında koranavirüs vakası görülmesiyle işçiler iş bırakmış. Kocaeli Valisi Hüseyin Aksoy hemen bir karar alarak iş bırakmayı yasaklamıştır.
Koca Koca ekonomik paketler açıklanmış önlemler alt altta sıralanmıştır fakat hiçbiri halkın çıkarları, işçilerin, emekçilerin çıkarları için olmamıştır. Özellikle İstanbul gibi büyükşehirler de günü birlik çalışan Garsonlar, Aşçılar, komiler, simitçiler, Temizliğe giden kadınlar, Kamyon, Tır, taksi, şoförleri işsiz ve açlar kira faturayı nasıl ödeyeceğiz, çalışmazsak açlıktan ölürüz diyerek dert yanmak durumunda kalmıştır. İşçi ve emekçilere hastalıkla ölüm ile açlıkla ölüm arasında seçim yap denilmektedir. Halkın kredilerini, elektrik, su doğalgaz faturalarını faiz ile birlikte ertelerken tekellere ekonomik yardımlar, teşvikler vermektedirler. Halkın en doğal hakkı olan yaşama hakkını karşılamak için önlem almak zorunda olan Devlet bunu karşılamak yerine utanmadan çıkıp birde halktan yardım parası istemektedir. Topladıkları paranın ise nereye gideceği açıkladıkları paketlerden anlaşılmaktadır. Yani halkın cebindekini de alıp tekkelere vermekten öte bir şey yapmayacaklardır. Ülkemizin tüm zenginliklerini Emperyalizme peşkeş çekenler cebimizdeki son kuruşa göz dikmiş İnşaat, Tekstil, otomobil, sektörleri durmaksızın çalışıyor. Yarınları için sermaye biriktirmekte ve çalışanların sağlığını hiçe saymaktadırlar.
Covid-19 salgını göstermiştir ki; Ülkemizdeki devlet sosyal nitelik de değil faşist niteliktedir. AKP’de tekellerin çıkarları için faşizmi uygulatan faşist bir partidir. Devlet’in halka vereceği hiçbir şey yoktur. Sosyal bir Devlet’in bu koşullarda alması gereken birçok önlem olması ile birlikte belli başlı temel önlemler vardır:
– Halkın Barınma ihtiyacını karşılamak.
– Yemek içme gibi temel ihtiyaçları karşılamak.
– Elektrik, su, doğalgaz gibi ihtiyaçları ücretsiz kılmak.
– Tedaviyi ücretsiz erişilebilir sağlamak ve ilaçları ücretsiz halkın kullanımına sunmak.
– Temizlik malzemeleri de dahil olmak üzere eldiven, dezenfekten ve maske gibi ihtiyaçları ücretsiz sağlamak.
– Zorunlu olan sektörler dışında üretimi durdurmak ve işçilerin ücretli izinli olmasını sağlamak.
– İletişim ve ulaşım gibi ihtiyaçları ücretsiz ve erişilebilir yapmak.
Bunlar üstte de dediğimiz gibi belli başlı temel önlemlerdir. Başta şuan tehdit olması yanıyla Covid-19 virüs’ünü ve başka hastalıklarının iler de yayılmasını engellemek ve tedavisi bulmak için ise birçok daha önlem sıralanabilir. Fakat dediğimiz gibi Ülkemizde Devlet’in sosyal nitelikte değil Faşist niteliktedir ve bunları sağlamak bir yana halkın elinde avucunda olanları da tekellere aktarmaya çalışmaktadır.
İşçiler, Emekçiler, Tüm Halkımız:
En temel haklarımız için birlikte birleşip mücadele etmeliyiz. İşyerlerimiz de işçi meclisleri kurarak, haklarımızın gasp edilmesine, kölelik koşullarında sağlıksız çalıştırılmaya karşı mücadele edelim. Temel haklarımızı kazanmanın tek yolu örgütlü olmaktan ve bir arada güç olmaktan geçmektedir. Bu zamana kadar kazanılmış tüm haklarımızı kan ve can bedeli mücadele ile kazandık. Birleşip mücadele edersek bu haklarımız da kazanırız. Kazanılmış haklarımızı korumanın ve yeni haklar elde etmenin tek koşulu birleşip direnmektir. Birleşmeli ve direnmeliyiz. Bu gün süren başta ölüm orucu direnişi olmak üzere ekmek ve adalet için mücadele eden tüm herkesin direnişlerini büyütmeliyiz. Çünkü onların kazanması demek, işçilerin emekçilerin bütün bir halkın kazanması ve haklarını elde etmesi demektir.
İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız!
En tehlikeli virüs emperyalistler ve İşbirlikçileridir!
Birleşelim Mücadele Edelim Kazanalım!
Devrimci İşçi Hareketi