2
DİH Öncülüğünde Bir Direniş Daha Zaferle Sonuçlandı
Bakırköy’de bulunan özel Ethica Hastanesi’nde 3,5 yıldır çalışan Derya Koçak, “itaatsizlik ettiği” gerekçesiyle 21 Mayıs’ta kıdem-ihbar tazminatı ve mesai ücretleri verilmeden işten çıkarıldı. 19 Haziran’da hastane önünde oturma eylemine başlayan Koçak, direnişinin 17. gününde haklarının tamamını alarak direnişi sonlandırdı.
Elbette bu direniş örgütlü, başından beri planlanmış bir direniş olarak başladı. Siyasi ve ideolojik önderliğini (Devrimci İşçi Hareketi) DİH’in yaptığı pek çok direniş gibi Ethica’da da zafere ulaştık. Bir kez daha hayat bize gösterdi ki, doğru politikalarla, doğru hedeflere yöneldiğimizde kazanabiliriz.
Direnişin başladığı ilk gün hastane yönetimi, ‘’patronun vereceği de varsa alamazsınız… siz kiminle uğraşıyorsunuz farkında değilsiniz…’’ diyerek tehditler savurdu. Akşamında görüşmek istediklerini ancak 3 gün direnişe ara verilmesini talep ettiler. Kabul etmedik, uzlaşmadık. Hayır dedik direniş haklarımızı alınca biter dedik. İkinci gün kıdem ihbar tazminatını vereceklerini, fazla mesaileri ödemeyeceklerini söylediler. Bu bile direnişin ne kadar haklı olduğunu ortaya koyup keyfiyeti açığa çıkartmıştır. Yine kabul etmedik. Direnişin on üçüncü günü uzlaşma komisyonunda yarı yarıya bir teklif sundular kabul etmedik. Ve direnişin on yedinci günü zafer direnen Derya Koçak’ın oldu.
Bu direnişte özellikle değinmemiz gereken bir noktada Deriteks Sendikası hariç direnişi hiçbir sendikanın ziyaret etmediği gerçeğidir. Sağlık sektörünün ne halde olduğu, özel hastane işçilerinin nasıl bir çalışma yükü altında olduğu göz önüne alındığında özellikle bu direnişi sağlık işkolundaki sendikaların sahiplenmesi gerekmez miydi. ? Bu süreçte hak kazanmanın temel yolu direnmektir. Direnişler örgütlemektir. Bu anlayıştan uzaklaşan sendikalar direnişi görmezden geldiler.
DİRENDİK.. KAZANDIK…
Bu direniş sadece bir patrona karşı kazanılmış zafer değildir. Koca sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin binlerce üyeleri işten atılırken, üyelerinin direnme dinamiklerini yok etmelerine karşı da kazanılmış bir zaferdir. Derya Koçak’ın direnişini ve zaferini kutluyoruz. Bu zafer tüm emekçilerin zaferidir. Sarı sendikaların, patron sendikacılarının suratına atılan bir tokattır. İşçilere, emekçilere tüm halkımıza ise bir umut, coşku ve moraldir.
Bu direniş ve zafer tüm, ‘’ne yapabiliriz ki OHAL var’’ diyerek üyelerine sahip çıkmayan sendikalara karşı bir settir. Cevap siyasal ve tarihseldir. Cevap yalın ve sadedir. O cevabı sınıfsal ve tarihsel haklılığıyla haykırıyor Derya Koçak; ‘’Haklarımı İstiyorum…’’ Direnişin ilk gününden itibaren, ‘’Ethica Direnişçisi Derya Koçak Kazanacak Patron Murat Akdoğan Kaybedecek!’’ dedik. Bu kendimize, ideolojimize ve en çok da halka, işçi sınıfına, emekçilere güvenmenin ifadesidir.
Her gün sömürülen, işten çıkartılan, hakları gasp edilen, baskı gören işçiler emekçiler! Sendikalardan bize hayır yok. Onlar korkularının esiri olmuş, kendi koltuk dertlerine düşmüşler. Kendinize güvenin. Gelin birlikte yarınları kurmak için örgütlenelim. Birlikte mücadele edelim. Sizleri işyeri komitelerinde, işçi meclislerinde, Devrimci İşçi Hareketi saflarında örgütlenmeye çağırıyoruz.
