Home açıklamalarDevrimci İşçi Hareketi Açıklaması

Devrimci İşçi Hareketi Açıklaması

by halkinkutuphanesi
0 comments
 
AKP her gün zulmüne yenilerini ekleyerek var olmaya çalışıyor.
Gün geçmiyor ki bir insanımıza saldırmasın. Gün geçmiyor ki bir kurumumuzun önünde pusu atmasın. Ve insanlarımızı gözaltına alıp tutuklatmasın.
Katil AKP istiyor ki o hertürlü zulmü yapsın ama kimse ses çıkartmasın suspus otursun. Katil ERDOĞAN ve AKP birazcık tarih bilseydi şunu iyi bilirdi. Hiçbir halk zulme sessiz kalmamıştır, Halk bu kadar zulüm varken uzun süre sussada hiç başkaldırmasın. Tarih sayfaları halkların zalimleri nasıl yere serdiği ile doludur. Belki direnenlerin boynunu cellatlar koparmıştır. Ama yüzünü saklayan görünmez olmak isteyen zulme karşı direnen ler değil cellatlar olmuştur.
Onun için gece yada ansızın gelip saldırıyorlar kurumlarımıza ve insanlarımıza. Korktukları için ya yüzlerini saklıyorlar ya da işkence ile tehdit ediyorlar. İşkence ve tehdit yeni bir silahı değildir zalimlerin, bin yıldır uyguluyorlar halka zulmedenler işkenceyi. İşkence gördüğü için direnmekten vaz geçseydi insanlık Spartakus olmazdı.  İşkence her dönem egemenlerin kendilerini güçlü hissetmek için uyguladığı bir yöntem olmasına rağmen  aslında zayıf olduklarının bir kanıtıdır. İşkence edenler tam bir aptal oldukları için korkularını böyle yenmeye çalışırlar.
İsterlerki onlar gibi düşünelim ve onların yönettiği iktidarların uyguladığı sömürüye boyun eğelim.Düşünün  AKP hergün yönetememe krizi büyüyen bir iktidardır.Katil ERDOĞAN da bunu uygulayan bir faşist diktatör. Kendileri lüks saraylarda yaşarken halkın aldığı üç beş kuruşa da göz dikmiş durumdadırlar. Bunu da böyle olması gerekiyormuş gibi kabullenmemizi isterler. (Şimdi son olarak yaptıkları düzenleme ile vergiler artırılmış sarayın cebine doldurduğu paraları ve borçları halka ödetecekler.)Halk ile alay edercesine “Beş parmağın beşi bir mi? şükretmesini bileceksiniz. Bu dünya da acı çeken öbür dünyada mükafatını görür” derler. Halka bu dünyayı cehenneme çevirenler öbür dünyada cennet vaadederler. Oysa biz tarihten bu yana biliriz ki ancak direnirsek zalime karşı zafer elde ederiz. Zalimler düşüncelerimizden ve iktidar iddamızdan vaz geçmemizi isterler. Bu nedenle işkence ederler bizlere. Tarihte de aynıydılar şimdi de.
“Tartışmalarda  Bruno’nun  fikirlerini  çürütebilecek bir  filozof  daha  dünyaya  gelmemişti.  O  halde  Bruno kendi  kendisini  çürütmeliydi.  Ölümden  önce,  kendi öğretisini  kendisi  öldürmeliydi.  Bilimi  öven,  savunan Bruno’dan,  herkesin  gözleri  önünde,  sevgilisi  bilimin yüzüne tükürmesini, onu  lanetleyip  ondan vazgeçmesini  istiyorlardı.  Ama  Bruno’ya  bunu yaptırabilecek  işkence  yoktu  dünyada. Bruno  bu  son  sınayışa  çoktan  hazırdı  zaten. Defalarca  kendi  kendisine  şu sözlerle  seslenmişti.
“Dayan,  mert ol,  cahillerin yargısı seni tehdit etse bile fikrinden dönme. Işığı karanlıktan  ayırabilecek  yüksek  bir  akıl mahkemesi  vardır.  Sadık,  vefalı  tanıklar  ve  avukatlar senin  davanı  savunacaklar.  Düşmanlarınsa,  kendi vicdanlarından kendi  cellatlarını  ve  senin  intikamını alacak  birini  bulacaklar.”
İnsan Nasıl İnsan oldu syf.970
Bugünün zalimine karşı tarih yazan bir direniş ve direnişçilerinin zalime karşı mücadelesine tanıklık ediyoruz şimdi. 14 Eylül 2017 tarihinden bu yana sürüyor yargılama oyunu. Adaletsiz bir mahkemenin verdiği bir karar ile 28 Eylül 2017 de bir Tiyatro oynadı. Bu defa yargılanan zalimdi. Cellatlarını yargıladı direnişçi.
28 Eylül 2017 tarihinde Nuriye daha önce hastaneye kaçırıldığı için mahkemeye dahi getirilmedi. Semih getirildi mahkemeye. İstiyordu ki AKP herkes sussun bir tek laf etmesin Nuriye ve Semih’i kimse sahiplenmesin.
Nuriye ve Semih eylemlerinin 322 ve açlık grevlerinin 204 günüde 2. mahkemelerini gördüler. Mahkeme de Semih savunma yaptı. Savunmasında AKP’yi yargıladı. AKP’nin korkusu da oydu zaten. Bizzat Cumhurbaşkanı ilgileniyor bu mahkeme ile. Mahkemeden bir gün önce AKADEMİK YILIN açılışında konuşan KATİL Erdoğan, Nuriye ve Semih’i kast ederek “Ülkemizde birileri terör örgütüyle ilişkisi olan ve kamudan ihraç edilen öğretmenler için dünyayı ayağa kaldırıyorlar.” diyor ve mahkemeye talimat veriyor. Ve halkın Nuriye ve Semih e verdiği desteği engellemeye çalışıyor. Boşuna bir çaba olduğunu görünce de devrimcilere saldırıyor.
Günlerdir Katil AKP devrimcilere bu nedenle saldırıp gözaltına aldırtıyor. Gece demiyor gündüz demiyor, sokak ortasında saldırıyor ve pusu atıyor. Bulmuş bir yalancı tanık ona da iftira attırıyor bunada. Sürek avına çıkmış gibi. Sürekli insanlarımızı tutuklatıyor. “şıracının şahidi bozacı “misali KATİL’in şahidi İŞBİRLİKÇİ.
Katil AKP gözaltına aldıklarını ayrıca işbirlikçileştirmek istiyor ve işbirliği yapmayanları da tecavüz ile tehdit ediyor. KATİL olmanın yanında ahlaksızlığını da tescilliyor.
Buradan sesleniyoruz!
Nuriye Gülmen’e işkence etmekten vazgeçin. Zorla müdahale işkencedir. İşkence yapmak en hafif hali ile ahlaksızlıktır. Nuriye ve Semih yalnız değildir. Bizler her koşulda onları sahipleneceğiz. İki eğitimci için dünyayı ayağa kaldıracağız. Bizi ne kadar engellemeye çalışsanız da boşuna.Tehdid ile ve işkence ile egemenler sonuç almış olsaydı bugün örnek aldığınız HİTLER bir köpek gibi ölmezdi. Halk her şeye boyun eğseydi Mussolini halk tarafından cezalandırılmazdı. Bu zulme bir an önce son verin. Komplo ile gözaltına alınanlar ve tutuklananları serbest bırakın.

Baskılar gözaltılar tutuklamalar bizi yıldıramaz.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode