6
AKP faşizminin başından sonuna kadar bir tiyatro olarak tezgahladığı ‘yargılama’ süreci, Halkın Avukatlarına on yıllara varan cezalar yağdırılarak sonlandırıldı.
Halkın Avukatları kendilerine yöneltilen tüm suçlamaları, iftiraları birer birer çürüttü. Hâkim müsveddesi, diyecek bir söz bulamadı, savcı denilen utanmaz, yüzünü göstermekten korktu. Nihayetinde ‘yargılayanlar’ yine, yargılananlar oldular. Ve faşizmin tarihsel yenilgisini bir kez daha tattılar.
Tiyatronun başı sonu bellidir. Bu yargılama bir tiyatro idi. Sonunda böyle cezaların verileceği belliydi.
Selçuk Kozağaçlı hakkında 11 yıl 3 ay, Behiç Aşçı ve Şükriye Erden’e 12 yıl, Özgür Yılmaz ve Ebru Timtik’e; 13 yıl 9 ay, Aytaç Ünsal ve Engin Gökoğlu’na 10 yıl 6 ay, Aycan Çiçek ve Naciye Demir’e 9 yıl, Ezgi Çakır’a 8 yıl hapis cezası verildi.
Halkın Avukatları yaptıkları açıklamada bu cezaların sebebini ve faşizmin amacını şöyle belirttiler:
Devrimci hareketin, toplumsal muhalefetin avukatı değil, bir parçasıyız, örgütlüyüz, örgütlülüğü savunuyoruz, sosyalistiz, devrimciyiz, avukatlığı mahkeme kürsüleri ile sınırlamıyoruz, uzlaşmıyoruz, faşizmi engelliyoruz, teşhir ediyoruz.
‘’Halkta korku ve kaygı yaratmak, halkı umutsuzlaştırmak istiyorlar. Devrimci avukatlık pratiğinin yayılmasını engellemek istiyorlar. Devrimci avukatların hukukçular nezdindeki güvenilirliğini ve saygınlığını sarsarak tecrit etmek istiyorlar. Amaçları bu cezaları kullanarak antipropaganda yapmaktır.’’
Bu öngörü ile hareket eden Avukatlarımız her zaman olduğu gibi misyonlarını mahkeme salonları ile sınırlandırmayarak, hukuki mücadeleyi politik ve ideolojik mücadeleyi birleştirdiler. Halkımızın adalete olan açlığını temel alarak ‘tehlikedeki avukatlar gününden başlayan ve bugün 60. Günlerine dayanan Açlık Grevi direnişini başlattılar.
Bugün 59. Gün.
Halkın Avukatlarının açlığını paylaşalım, halkımızın adalete olan açlığını doyurmak için mücadele edelim. Mücadelemiz bağımsız, demokratik ve sosyalist Anadolu içindir. Bu mücadelenin yolu hapishanelerle kesişmiştir ve kesişecektir. Bu yüzden hapishaneler mücadelenin merkezlerinden birisidir. Ki emperyalizm birçok devrimci hareketi hapishanelerde teslim almıştır. Bu yüzden avukatlarımız hapishanelerde direniyorlar, bedenlerini açlığa yatırıyorlar.
Selam olsun Özgür Tutsaklığın geleneklerini tereddütsüz kuşanan Halkın Avukatlarına!
Bu tereddütsüz lük devrimciliğin doğru kavranmasından ileri gelmektedir. Onlar müvekkillerine asla sadece müvekkil olarak bakmadılar. Müvekkilleri aynı zamanda onların yoldaşlarıydı. Bizler, yani onların müvekkilleri de onlara asla sadece avukat olarak bakmadık, çünkü onlar bizim yoldaşlarımızdı.
Şimdi her alanda mücadeleyi büyütme zamanıdır. Demokratik, siyasal, ideolojik, hukuki, ekonomik… Her alanda mücadeleyi büyüteceğiz ve bu mücadelenin tümü ile genel anlamda halkın devrimci şiddetini örgütleyip özgür günlere yürüyeceğiz.
HALKIN AVUKATLARI ONURUMUZDUR!
SELAM OLSUN HER KOŞULDA MÜCADELE EDEN HALKIN AVUKATLARINA!
YAŞASIN DEV-GENÇ YAŞASIN DEV-GENÇ’LİLER!
DEV-GENÇ
