7
Dev-Genç’liler olarak, 50.kavga yılında, geçtiğimiz hafta düzenlediğimiz piknikte bir araya geldik. Sabah erkenden pikniğin yapılacağı ormana giden bir grup arkadaşımız, uygun bir oturma alanı seçtikten sonra, etrafı toparladı. Ardından diğer arkadaşlarımız da grup grup gelmeye başladı. İlk iş olarak semaverde çay demleyelim dedik ve birkaç arkadaşımız çalı-çırpı toplarken, tecrübeli bir arkadaşımız semavere el attı hemen. Çayı beklerken, kimi arkadaşlarımız sohbet etti, kimi de top oynadı.
Öğle saatlerinde, evlerde yapılan yemeklerden atıştırdıktan sonra, bir arkadaşımız aldı eline bağlamayı ve 5 tutsak üyesi açlık grevinde olan Grup Yorum’dan “Bize Ölüm Yok”, “Düşenlere”, “Vız Gelir” parçalarını ve çeşitli halk türkülerini çalarak hep beraber söyledik. Direnişten bahsedip, ölüm ve zafer türküleri söyleyip, onurun türkülerini söyleyip de Açlık Grevinde olan tutsak Grup Yorum üyelerine ve Açlık Grevinin 90.gününde ölüm orucuna başlayan Mustafa Koçak’a bir “dost selamı” yollamadan olmaz diyerek, sanatı için,halkı için, onuru için, adil yargılanmak için direnenlere kartlar yazdık. Her bir kelimemizin, faşizmin o “yüksek güvenlikli” duvarlarını delerek geçeceğini, direnişçilerin yüreğine ulaşacağını bilerek seçtik kelimelerimizi. Mustafa Koçak’a mektupları, kartları verilmiyordu. Öyleyse şimdi daha fazla yazmak gerekliydi. Grup Yorum üyeleri günbegün kilo kaybediyorlardı. Onları inanç ve umuda doyurmak gerekiyordu. “Direnciniz, direncimizdir!” demek gerekiyordu, biz de tam olarak bunları söyledik kartlarımızda.
Kartlar yazıldıktan sonra, yine top oynamaya geçtik. Bu defa futbol oynamayı tercih ettik. Yorucu, bir o kadar da keyifliydi. Tekrar döndük masamıza, sırada bilgi yarışmamız vardı. Yarışma sorularını hazırlayan arkadaşlar, şehitlerimizden emperyalist Paylaşım Savaşlarının yıllarına, yörelere göre yemeklerden çeşitli eserlerin yazarlarına kadar, farklı alanlardan sorular sormuşlardı. Bilgi yarışması oldukça keyifli geçti ve şöyle bir sonuç çıkardık, bir defa öğrenmiş olmak yetmiyordu. Bilgileri tazelemek, üzerinden geçmek ve kafada yer etmesini sağlamak gerekiyordu. Nihayetinde birbirine yakın skorlarla bitti yarışmamız.
Bilgi yarışması sürerken, mangal hazırlıklarına başlanmıştı. Ancak vakit geçmiş, çok uzun uzadıya kalma fırsatımız kalmamıştı. Mangalın ardından sohbet edip toparlanarak yola koyulduk. Uzun yürüyüş yolu boyunca da 2’li 3’lü sohbet ederek devam ettik. Sahi, böyle beraber, böyle omuz omuza, sohbetlerle yürünen nice yollar olmuştu 50 yıllık tarihimizde. 50 yıl boyunca ne çok Dev-Genç’li filizlenmiş, çiçek açmıştı halkın bağrında. Işte şimdi biz taşıyorduk Dev-Genç’li olmanın gururunu. Çünkü 50 yıl, bizim için salt bir sayı olmaktan öte, teslim olmamanın, inancın ve direncin bayraklaşmasıydı. Ve şimdi o bayrak bizim ellerimizde, hala ilk günki gibi dalgalandırarak yürüyoruz, yürüyoruz uzun yolları…
