4
‘Mustafa Koçak Ölüm Orucunun 150. Gününde’
Tüm Dev-Gençlilere Çağrımızdır!
Yolunda Pusuya Yattıklarını,
Arkadan Çelme Attıklarını Bilerek Yürümek.
Yürümek;
Yürekten Gülerekten Yürümek …
Tüm herkesin adalete doyması için, hayatımı attım büyük kavgamızın ortasına. Feda Olsun!”
Adalete açlığının 40. günü, böyle haykırmıştı Mustafa Koçak. Bu sözleri söyleyebilmek, sözünün arkasında durabilmek, ölümüne direnebilmek; tarihsel ve siyasal haklılığının bilincinde olmayı gerektirir. Halk olmanın, haklı olmanın meşruluğuyla cüretle öne atılabilmeyi gerektirir. Mustafa, tam 150 gün önce kuşandı bu cüreti ve kararlılığı.
Adalet için Ölüm Orucunun 150. günündeki Mustafa Koçak; Faşizmin adaletsizliğe mahkûm ettiği tüm halkımız için direnmeye, “ya adalet ya ölüm” demeye, halklarımıza umut olmaya devam ediyor!
Somut bir ispata dayanmadan, tam olarak aydınlanmamış bir iddia, Mustafa’nın aleyhine yorumlandı. Lehinde bulunan deliller ve lehinde ifade veren Cavit Yılmaz’ın ifadesi gözardı edildi. Hâkim; somut bir delil bulamadığı için sadece “vicdani kanaate” dayanarak cezalandırdı Mustafa’yı.
Bu ülkede hangi tecavüzcüye, hangi uyuşturucu baronuna, hangi sömürücü patrona Ağırlaştırılmış Müebbet hapis ve üstüne 42 yıl hapis cezası verilmişti? Ne yapmış, hangi suçu işlemişti de 12 gün ağır işkencelere, kız kardeşlerine tecavüz tehditlerine, elektriğe, küfüre, hakarete uğratılmıştı? Bunları düşündü Mustafa ve bu irade savaşını bedeniyle sürdürme kararı aldı. Bugün direnme silahı Mustafa’nın elinde! Zorla müdahale tehditlerine rağmen, geçen günlerde İstinaf Mahkemesi’nde de onaylanan bu hukuk dışı cezaya rağmen bir milim geri adım atmadan, şehitlik pahasına direniyor Mustafa! Açlığıyla karşı koydu, adaletsizce verilen müebbet ve 42 yıl hapis cezasına. Açlığıyla hesap sordu, iftiracı itirafçılara dayanan faşizmin cüppeli cellatlarından. Sormaya da devam ediyor!
İnsan onurunu ve değerlerinin korumanın tek yolu direniştir! Direnmek, teslim olmamak; direnenlerin onurunu, erdemini ve değerlerini büyütür! Mustafa zaferi müjdeliyor bu kararlılıkla, bu direniş halka umut veriyor! Bundandır faşizmin korkusu!
Bize düşen nedir. ‘Bir kez kızıl önlüğü geçirmişsek sırtımıza, bir kez direnme kararı almışsak, sonuna kadar götürmek ve kazanmak görevimizdir.’ Bu kadar güçlü ve büyüktür bizim inancımız!
UNUTMAYALIM;
Yoldaşımızın sağlığına zarar gelmeden direnişi zaferle sonuçlandırmak bizim ellerimizde! Direniş ve zafer geleneğimizi, ileriye hep birlikte taşımalıyız!
Mustafa’nın sesini nefes aldığımız her yere, adım attığımız her sokağa taşımalıyız. Gün gün eriyor Mustafa, sadece kendi için değil, ülkedeki tüm adaletsizlikler için ölüme yürüyor bugün! Bu bilinçle hareket edebilmeli, elimizdeki her aracı Mustafa’nın sesini halka taşımak için kullanmalıyız. Herkesin yapabileceği bir şey vardır diyerek; en yakınımızdan, ailemizden, arkadaşımızdan, kardeşimizden, komşumuzdan başlamalıyız. Mustafa’nın adalet çığlığını duyurmalıyız.
