0
İŞİ, EKMEĞİ, ONURU İÇİN BEDENLERİNİ AÇLIĞA YATIRANLAR
ANADOLU HALKLARININ UMUDUDUR!
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça… Bir akademisyen ve bir öğretmen. Bu iki eğitimci bugün Türkiye halklarına direnmeyi öğretiyor.
Yaklaşık 1 senedir ülkemiz OHAL ile yönetiliyor. Faşist AKP iktidarı, oligarşi içi çatışmaları fırsat bilerek darbe girişimini bahane gösterdi ve halka karşı bir savaş açtı. Bu savaş OHAL’de ilan edilen KHK’larla somutlanıyor. Halka karşı açılan bu savaştan onbinlerce hatta yüzbinlerce kamu emekçisi de nasibini aldı. Bugün, ülkemizde faşizmin dokunmadığı hiç kimse, faşizmin varlığını hissettirmediği tek bir alan dahi kalmamıştır. Halktan birinin bizzat kendisi gözaltına alınmamış, işkence görmemiş, ihraç edilmemiş, soruşturma geçirmemiş… Ya da faşizmin diğer saldırılarına maruz kalmamış olsa da; mutlaka yakın çevresinden biri bu saldırılara maruz kalmıştır. Kendisi değilse bile dayıoğlu, halakızı, komşu çocuğu, bakkalcı Mehmet amcası, sütçü İbrahim dayısı… Çevreden birileri bu saldırılarda zarar görmüştür. İşte bu yüzden, faşizmin saldırılarına en güzel cevabı veren Nuriye ve Semih hoca bu halkın onurudur!
Halka karşı açılan savaşa, halkın savaşını yükselterek cevap veriyoruz! Anadolu’daki adalet talebinin somutlanmış hali, kemikleşmiş hali bugün; hapishane duvarları arasına hapsedilmiş, bedenini açlığa yatırmış umut dolu hayatlardır.
Bu umut dolu hayatlara bir yenisi daha eklendi. 1 Temmuz 2017 günü bir umut güneşi daha doğdu Anadolu topraklarında. TAYAD’lı Mehmet amcamız “Nuriye ve Semih’in talepleri kabul edilsin” şiarıyla halkın onuruna sahip çıktı; süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Nuriye ve Semih’in talebi; işlerinden hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ihraç edilen tüm devrimci-demokrat kamu emekçilerinin talebidir! Nuriye ve Semih’in talebi; OHAL adı altında halka karşı yürütülen savaşta; soruşturmasıyla, ihracıyla, gözaltısıyla, işkencesiyle, tutsaklığıyla, katliamlarıyla bu savaşta faşizmin saldırılarıyla zarar gören halkımızın talebidir! Nuriye ve Semih’in talebi Anadolu halklarının talebidir! Halka karşı saldırıların her geçen gün arttığı böyle bir dönemde Nuriye ve Semih’in taleplerini sahiplenmek, halkı sahiplenmekle eş değerdir. TAYAD’lı Mehmet amcamızın yaptığı da budur.
Mehmet amcamız 1 Temmuz günü açlık grevine girerken yaptığı konuşmada direnişi sonuna kadar sürdüreceğine ve asla geri adım atmayacağına and içti. Kızıldere’den bugüne kadar gelen teslim olmama geleneği, direniş geleneği bugün de 18’inde Sılalarla ve TAYAD’lı Mehmet amcamızla sürüyor. Mehmet amca da Nuriye ve Semih gibi halkın sesi, soluğu olmaya, bu yolda adalete olan açlığını direnerek dile getirmeye karar verdi. Mehmet amcanın direnişini selamlıyor, mutlak zafere olan inancımızla halkımıza adalet sözümüzü yineliyoruz! Zaferi direnerek, tırnaklarımızla söküp koparacağız!
NURİYE VE SEMİH ONURUMUZDUR!
MEHMET AMCA YALNIZ DEĞİLDİR!
YAŞASIN AÇLIK GREVİ DİRENİŞİMİZ!
DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ!
DEV-GENÇ
