10
İktidarın, kendi iç güvenliğini almasını sağlayıp, halka ise baskı ve saldırıdan başka bir anlama gelmeyen “sıkıyönetim yasası” cumhurbaşkanınca onandı.
Her ne kadar cumhurbaşkanı yasayı imzaladığının farkında olmasa da yasa daha meclisteyken psikolojik etkisini gösterdi. Polis, hukuksuzluğunda sınır tanımazken, en basit basın açıklamaları bile örgütlü suçlar savcılığı önüne geldi. Yasa paketleriyle giden uygulamalar misliyle geri döndü. Gizli tanık, dosyanın gizliliği uygulamaları ile tutuklamalar ardı ardına geldi. Adliye önünde basın açıklaması terör sayıldı. Ve nihayet “Önleme Yakalaması” da icat olundu.
Grup Yorum’un 12 Nisan’da Bakırköy Pazar alanında yapacağı konser valilikçe yasaklandı. 4 yıl boyunca kimsenin burnu bile kanamadan yüzbinleri alanlara toplayan Grup Yorum konserinin bu yıl infial yaratacağı düşünüldü. Valilik yasağının hiçbir hukuksal açıklaması yoktu. Ama iç güvenlik paketi ile diktatörün temsilcisi olarak atanan vali, kıymeti kendinden menkul yetkilerini keyfince kullanıyordu. Atanmışların değil, seçilmişlerin iktidarını savunduğunu söyleyen AKP, iç güvenlik paketi ile bir kez daha tükürdüğünü yalamış, atanmışı muktedir yapmıştı.
Bu yasağı mahkemeye taşıyan Grup Yorum KAÇ-AK Saray önünde protesto şarkıları söylerken saldırıya uğradı. Ardından, yasak kararını İstanbul Valiliğinin önüne giderek kınayan Grup Yorum’un diğer üyeleri gözaltına alındılar. Ama zannettiğiniz gibi karakola değil, vatan emniyet müdürlüğünde terör şube dedikleri siyasi şubeye götürüldüler. Demek ki terör neymiş, şarkı söylemek, slogan atmakmış…
Grup Yorum üyeleri bugün Çağlayan Adliyesinde savcılığa çıkarılacaklar. Bakalım özel yetkili savcı daha neler öğretecek bize…
Ve belirtmeliyiz ki; asıl terör, demokratik hakkını kullanmak isteyenleri belinde silahı, copu, TOMA’sı, kelepçesiyle, gayrimeşru bir şekilde tutmaktır. Biz, bu devlet terörü ile mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çağdaş Hukukçular Derneği
İstanbul Şubesi