11
İşine geri dönebilmek için 65 gündür Esenyurt Kıraç’ta fabrikanın önünde kurduğu çadırda direnen Nefa Tekstil işçisi Erkan Munar’a 7 kez polis saldırmış her defasında çadırı ve tüm malzemeleri zabıtalarca gasp edilmişti.
Devrimci İşçi Hareketi tüm bu saldırıları teşhir etmek ve direnişteki kararlılığı göstermek için 28 Nisan Salı günü Galatasaray Lisesi önünde basın açıklaması yaptı. Saat 13.00’da, “Patron, Polis, Savcı, Hâkim İşbirliğine Son! İşimi Geri İstiyorum-Direnen Nefa Tekstil İşçisi”yazılı pankartı açan kitle, “Baskılar Bizi Yıldıramaz, Nefa İşçisi Yalnız Değildir, Direnen Direne Kazanacağız”sloganları atılarak eyleme başlandı. İlk açıklamayı Erkan Munar yaptı. Açıklamada,
“Bundan 65 gün önce haksız olarak işten çıkartıldım. Bakmak zorunda olduğum 5 yaşında bir oğlum ve eşim var. 2. Çocuğumun doğumu yakın. Onlar için çalışmak zorundayım. Ailemin ekmek parasını çalan ve beni onursuzca işten çıkartan Nefa Tekstil patronu Ahmet Erkan Över’e karşı en temel hakkım olan DİRENME HAKKIMIkullandım. Ancak patron direnişim karşısında saldırganlaşarak mesai arkadaşlarımı bana karşı kışkırtmak istedi. Daha sonra polis ile işbirliği yaparak fabrikanın karşısına kurmuş olduğum direniş çadırına şu ana kadar 7 kez saldırtarak beni ve direnişime destek veren insanları gözaltına aldırttı. Nefa Tekstil patronu Ahmet Erkan Över Alkent’teki villasında sefa içinde yaşarken biz işçilerin ekmeğine el uzatılması ahlaksızlıktır. Ben ondan yalnızca işimi istiyorum. Çünkü çocuklarıma ekmek götürmek istiyorum. Bu benim en insani talebimdir. Bu talebim yerine getirilinceye kadar direnmeye devam edeceğim” dedi.
Munar’ın konuşmasının ardından DİH adına yapılan açıklamada, “Düzenin tüm güçleri birleşmiş işine geri dönebilmek için direnen Munar’ın Direniş Hakkınıgasp etmektedirler. Polis gözaltına alarak, zabıta tüm eşyalarına el koyarak, savcı açıktan; “çadırı bir daha kurmazsan seni serbest bırakırım, yoksa mahkemeye sevk ederim”tehditlerinde bulunmakta, hâkim ise ikidir denetimli serbestlik vererek direnişi bitirmeye çalışmaktadır. Soruyoruz savcıya ve hâkime!Siz kimin adaletini sağlıyorsunuz? Açıkça suç işlediğinizin farkında mısınız? Soruyoruz size! Günün 24 saati işi için Esenyurt Kıraç’ta fabrikanın önünde direnen ve ikameti Bayrampaşa’da olan bir işçi nasıl olacak ta haftanın 3 günü karakola imza atmaya gidecek? Tüm Halkımız Önünde Soruyoruz!Bu nasıl adalet? Savcı ve hâkim kimin savcısı, kimin hâkimi? Hemen söyleyelim. Patronların, sermayedarların savcısı ve hâkimi. Öyle ya tüm patronların, AKP’nin istediği de bu değil mi; ‘işçiler kaderine razı gelecek, işverenin tüm baskılarına, sömürüsüne, işten çıkartmasına boyun eğip, susacaklar.’ Yok, öyle değil. Yanılıyorsunuz! Her zaman DİRENME HAKKINIkullanma kararlılığında olan birileri çıkacak karşınıza. Bu bazen tek bir işçi olacak, bazen yüzlerce, binlerce. Polisler!Sizler, onuru, ekmeği için direnen bir işçiyi yerlerde sürükleyerek, işkencelerle gözaltına alarak dünyanın en onursuz işini yapıyorsunuz. Zabıtalar!Sizler, tüm eşyalarını gasp ederek kendi sınıfınıza ihanet ediyorsunuz. Sizde işçisiniz. Belki yarın sizlerde işten çıkartılacak ve direnmek zorunda kalacaksınız. Erkan’ın direnişine saldırma onursuzluğuna ortak olmayın. Savcılar ve hâkimler!Burjuvazinin hizmetkârlığını yapmaktan vaz geçin. Bu direniş ya kazanacak, ya kazanacak. Tüm dünyaya ilan ediyoruz! ERKAN MUNAR YALNIZ DEĞİLDİR!”denildi. Açıklamanın ardından atılan sloganlarla eylem sonlandırıldı.
