Home açıklamalarAvukatlara Yağdırılan Yıllara Varan Cezalar Hukuksuzdur

Avukatlara Yağdırılan Yıllara Varan Cezalar Hukuksuzdur

by halkinkutuphanesi
0 comments

Faşizmin Yasalarını Da Cezalarını Da Tanımıyoruz
Adaletsizliğin Hüküm Sürdüğü Ülkemizde Halkın Avukatlarının Yasaları Geçerlidir
Ne Tutuklamalar Ne Yakalama Kararları Halkın Avukatlarının Adalet Mücadelesini Bitiremeyecek
Onurlu Ve Haklı Davalarında “Halkın Avukatları” Kazanacak
Halkın Avukatları; Fuat Erdoğanlar dan bu yana köklü, güçlü geleneklerini, halkın, haklının, ezilenin yanında olma onurunu bugün de taşımaya devam ediyorlar. Bu onurları onursuz mahkemeleri rahatsız ediyor ve avukatların onurlarına leke sürmek istiyorlar. Mesleklerine saygınlıklarını yitirsin istiyorlar. Yıllarca tutsak ederek, tecrit edip halktan koparabilecekleri cezalar vererek halkla bağlarını koparmak istiyorlar.
İstiyorlar ki sussunlar, adaletsizliğin sesini gür bir şekilde haykırmasınlar; istiyorlar ki katilleri koruyup kollayanların safında yer alsınlar. İstiyorlar ki devrimci müvekkillerini savunmasınlar, onlara yapılan işkenceleri görmezden gelip “3 maymunu oynasınlar ve onursuzlaşsınlar. Bu düzenin mahkemeleri böyle işliyor. Ondan yanaysan eğer cezalar değil ödüller yağıyor kendinden olanlara. Gizli tanıklarla, hiçbir geçerliliği, doğruluğu kanıtlanmayan ve doğru da olmayan ifadelerle baştan hükmü veriyorlar avukatlara söz hakkı tanımadan.
Mahkemenin yasalarını tanımayan, pişman olmayan, kendilerince yola gelmeyen! ıslah olmayan! avukatlara ise ödül gibi cezalar yağdırıyorlar.
Yine bu nedenle Soma katliamının hesabını sordukları için,
İşçilerin yanında oldukları için,
15’inde beyni sokağa akıtılan Berkin’imiz için…
Ve haksızlığa, adaletsizliğe uğrayan milyonlar için… adalet istedikleri için;
– Selçuk Kozağaçlı’ya 11 yıl 3 ay,
– Behiç Aşçı ve Şükriye Erden’e 12 yıl,
– Özgür Yılmaz ve Ebru Timtik’e 13 yıl 9 ay,
– Süleyman Gökten, Aytaç Ünsal ve Engin Gökoğlu’na 10 yıl 6 ay,
– Aycan Çiçek ve Naciye Demir’e 9 yıl,
– Ezgi Çakır’a 8 yıl,
– Barkın Timtik’e 18 yıl 9 ay,
– Ayşegül Çağatay, Didem Baydar Ünsal ve Yağmur Ereren Evin’e 3 yıl 9 ay,
– Zehra Özdemir ve Ahmet Mandacı’ya 3 yıl 1 ay 15 gün
Hapis cezası verdiler.
Bu hapis cezaları 14 Eylül 2018’de görülen duruşmalarında tüm haklılığı ve meşruluğuyla yaptığı savunmalar sonucu avukatlarımızın tahliye edilmelerinin, mücadelelerini sürdürebilecek olmalarının, iktidarlarının sarsılacağı, çürük adaletlerinin temellerinin biraz daha sarsılacağı ve sonunda yıkılacağına olan duydukları korkudur.
Bu öyle bir korku ki apar topar 6 saat içinde tutuklama kararı çıkartıp avukatlarımızı tutuklayabiliyor.
Bu öyle bir korku ki, 18-20 Mart 2019 tarihleri arasında Silivri’de görülen duruşmalarında, davanın bir an önce kapanması sabırsızlığıyla jet hızıyla, kendi yasalarını dahi tanımayarak yıllara varan cezalar verebiliyor.
Halkın Avukatlığını yok etme istekleri onların korkularını her geçen artırıyor. Korkmakta haklılar. Çünkü halkın avukatları onurla, haklılıkla davalarına sahip çıkmaya, her koşulda, her yerde… gerek hapishanelerde açlıklarıyla… gerek dışarda Adalet Sarayları’nın bahçelerinde, gerekse mahkeme kürsülerinde doğru bildiklerini savunmaya devam edecekler.
Nasıl ki Grup Yorum tutuklamayla bitmiyor, yeni Yorum üyeleri yetişiyor. Her tutuklama “Grup Yorum Halktır Susturulamaz” sloganında somutlanıyor ve çoğaltıyor halkın türkülerini yakanları, bu slogan Halkın Avukatları için de geçerlidir. “Halkın Avukatları Teslim Alınamaz.” Halkın Avukatlarının öğrencileri devraldı şimdi bayrağı. Onlar Avukatlarımızın dışarıdaki sesi olacak ve bu mücadeleyi sürdürecekler öğretmenlerinden öğrendikleriyle. Adaletsizlik bitmediği sürece, bu hukuksuzluk, yasadışılık sürdüğü müddetçe… Halkın Avukatları varlardı ve hep var olacaklar. Avukatlardan aldıkları mayayla kendi için adalet istemeyi ve hak aramayı öğrenecek halkımız. Bu yüzden halkın avukatları her yerde ve “TESLİM ALINAMAZ.” Çünkü; Milyonlar, halkımız… hepsi “HALKIN AVUKATI” adayıdır.
Ve yine gördük ki faşizm kısmen saldırılarıyla sindirmeyi başarsa da, bu yasalarla, hukuksuzluğuyla gerek avukatları, gerek müvekkillerini, gerekse halkı sindiremedi. Aksine sahiplenme arttı. Doğru ile yanlışı ayrıştırdı. Baroları harekete geçirmek zorunda bıraktı. Safları daha da netleştirdi. Öfkeyi çoğalttı ve daha çok sorumluluk yükledi bizlere ve avukatlara.
Biz de Yürüyüş emekçileri olarak Halkın Avukatlarının sesi olmaya, haklılıklarını yayınımızda anlatmaya, halkımıza faşizmin hukuksuzluğunu ve onu tanımadığımızı anlatmaya devam edeceğiz.
HALKIN AVUKATLARI ONURUMUZDUR
HALKIN AVUKATLARI TESLİM ALINAMAZ
23.03.2019
Yürüyüş dergisi

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode