20
Pazartesi günü Suriye/de ve Lübnan’daki halkların, yoldaşlarımızın selamıyla gelen Anti-Emperyalist Cephe heyetini karşıladık. Beraber yediğimiz yemeğin ardından Suriye’de yaşadıklarını anlattı gelen arkadaşlar… Hepsini en çok etkileyen Suriye’deki yaralı askerlerin iyileştikleri gibi tekrar cepheye gitme istekleri olmuş…
Ertesi gün ise sabah erken yola çıktık. İlk durağımız Maraş’taki Terolar köyü oldu. Köyde Muharrem oruçlarının hazırlığı öğlen saatlerinde başlamıştı. Köylüler bizi daha girişten karşıladı. Önce bizler Anti-emperyalist Cepheyi ve Halk Cephesini anlattık, onlarla dayanışma için Suriye ve Lübnan’ın ardından Maraş’a geldiğimizi anlattık. Köylüler de bize AKP’nin özellikle neden buraya mülteci kampı kurduğunu anlattılar. Suriyelilerin yerleştirildiği kampın kanalizasyonunu köyün temiz suyuna karıştırdıkları için kampın 3. haftasında tüm balıkların öldüğünü anlattılar. Aylardır yapılan her eyleme saldırı olduğunu anlattılar ve sürekli kimlik kontrollerile kendi köylerinde mülteci konuma geldiklerini söylediler. Ziyarette Cem evi gezildi ve türküler söylendi.
Köyden çıkışta jandarmalar arabamızı durdurup kimlik kontrolü yaptılar. Ardından da kampın fotoğraflarını çekmemizi engellemeye çalıştılar.
Maraş’ın ardından Antep’e yola çıktık. Antep girişinde ise bizi bu kez polis karşıladı. Çelik yelekleriyle hazır bizi bekliyorlardı…
Polisleri geçtikten sonra Antep Halk Cephesi’ne gittik. Ardından Antep’teki düğünde şehit düşen ve yaralanan aileleri ziyaret ettik. AKP’nin politikaları sonucu eşini, çocuğunu, komşusunu kaybeden ailelerin gözünün içine bakmak hepimizi derinden etkiledi. 20’den fazla çocuğun düğün günü öldürülmesi, düğün evinin cenaze evine çevrilmesinin hesabını soracaklarını söyledi heyetteki yoldaşlarımız. Hepimizin tüm bu ziyaretlerde gördüğü, hissettiği, halkların tek bir düşmanı var, o da emperyalizm!
Ziyaretlerin ardından şehidimiz Fatma Koyupınar’ın ailesini ziyaret ettik. Onlarla yapılan sohbetlerin ardından kalacağımız evlere dağıldık…






