Mezopotamya Komünist Süryaniler silah taşımakla suçlanıyor ve yargılanıyor.
Komünizmin sembolü de olan ve devrimci hareketin bayrağına çok benzemekle suçlanıyor.
Süryanilerin bayrağı Türkiye’de ve Almanya’da ve emperyalist devletlerin ABD ve AB listesine aldığı DHKP-C’nin bayrağına benziyormuş. Bu durumda, klasik komünistin sembollerini taşıyan Komünist Süryani bayrağı DHKP-C ve dünyadaki birçok sosyalist ve komünist harekette olduğu Alman mahkemeleri tarafından, suç unsuru kabul edildi.
Bu polis baskısı, yargılama ve para cezalarının yanı sıra sokağa çıkma yasağı ile sonuçlandı.
Bundan daha da büyük skandal olan, böyle bir kararın ve zulmün sadece tek bir mahkemeden
değil, bütün makamların ağız birliği yapılması
Savcılığın açıkça itiraf ettiği gibi, burada önemli olan bayraklar arasındaki farklılıklar değil, ortak yönleri: kırmızı zemin üzerinde sarı yıldız, çekiç ve orak gibi ana semboller belirleyici mahkeme kararı için!
Bu mantığa göre, sosyalist ve komünist örgütler ya da giyim kuşam ya da alışmış kişiler, komünist semboller taşımak, bayraklarının nihayetinde tarihsel olarak bağlı olmadığını düşünmeli ama sonunda bu tarihsel bağlamla bir bayrakla ilişkilendirildi.
Gerçek şu ki, kökleri Batı’da olan diğer birçok yasal sol, ilerici, demokratik dernek gibi Ülkelerindeki adaletsiz, saldırgan devlet politikalarıyla çelişen Türkiye ve halklarının hakları için mücadele eden Komünist Süryaniler ve destekçileri hedef alınmaktadır. Almanya’daki yetkililer demokratik faaliyetlerini ve halka yönelik
kampanyalarını engelleyerek, AKP iktidarının suç ortağı oluyor. Süryani topluluğunun sosyalistlerine yönelik kovuşturma ve neredeyse skandal yargılaması, adaletsizliğe ve zulme karşı duran tüm ilerici, sol ve sosyalist hareketlere ve azınlıkları savunanlara verilmiş bir karardır.
Dikkat çekici olan şu ki, defalarca DHKP, DHKC ve hatta Dev-Sol’a atıfta bulunulması.
Bu sadece Alman mahkemelerinin ilk etapta Süryani’leri değil, DHKP-C hedef aldığını gösteriyor. Ama elbette bu bir bakıma Süryani azınlığına karşı baskı politikalarıdır. Neden? Çünkü Türkiye devleti onları eziyor. Neden eziyor? Çünkü resmi din olan Sünni Müslüman değiller, Ortodoks Hristiyanlar.
Çünkü resmi dil olan Türkçe değil, kendi anadillerini konuşmak istiyorlar.
Ama her şeyden de önemlisi, suçlarını örtbas etmek istiyorlar.
Çünkü 1915’te Süryanilerin tüm mal varlığı Osmanlı İmparatorluğu tarafından ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti
tarafından gasp edildi.
Bu yağmalanan mal varlıklarıyla Atatürk “Türk burjuvazisini” yaratmak için kullanıldı. Ermenilere, Süryanilere vs. yapılan soykırım bugün de halen Türkiye devleti tarafından inkâr ediliyor.
Dolayısıyla Alman mahkemeleri, Türkiye’nin SUÇ ORTAĞIDIR.
Alman devleti bu baskılarla bir taşla iki kuş vurmaktadır. Hem Türkiye devletine düşman, olan DHKP-C hem de Süryani azınlığını kriminalize ediyor.
Peki neden?
Çünkü şu anda Türkiye’de 7000’den fazla Alman şirketi bulunuyor. Böylece Almanya, Türkiye’nin en büyük yatırımcısı. Almanya’nın Türkiye’de faşizmin suç ortağı olması bu nedenle şaşırtıcı değil!
Süryanilerin bu davada adaleti sağlamak için yürüttüğü mücadeleyi destekliyor ve desteklemeye çağırıyoruz.
Anti Emperyalist Cephe